6.ceviz festivali dinleyin

Tanıtıyoruz

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

sayaç.Belgesel

ANASAYFA arrow Vefat haberi
Vefat haberi
BABALAR GÜNÜ KONULU

 
adem_yazar.jpg
BABALAR GÜNÜ KONULU FASL-I MUHABBET ŞİİR SEÇKİSİ
 ( EV SAHİBİ ŞAİR:        ÂDEM YAZAR)

Kimsenin varına minnet etmedi
Zatürreyle koah derdi bitmedi
Cimri nâmı ile göçüp gitmedi
Ne varsa ortaya serdi hep babam...Abdullah Çelebioğlu/Düzce
 
Günahımız çoktur, tövbeler paklar
Yıllar geçmiş, saça, düşüyor aklar
İblisi ve nefsi, doğruluk haklar
Önümüze yolu, serdi hep babam…Adem Çağlı- Kırıkhan / Hatay
 
Özüyle sözüyle yaşardı dini
Tutmazdı içinde nefreti kini
O irfan bilirdi ledün ilmini
Namus bilin derdi yurdu hep babam…Asım Yavaş/İstanbul
 
Çok severdi beni, farklıydı yerim
Onun gibi kimse, bilmez değerim
Göçtü bu dünyadan, nasıl ederim
Dağ gibi arkamda, durdu hep babam... Aşık Vehbi Gülen/Hatay
 
Vatanı bayrağı can bilmelisin
Düşkünün yaşını hep silmelisin
Sözleri çok inceden dilmelisin
Yürek yaralanır bil derdi babam…Ayşe Atlı Selen Ayselen/ Samsun
 
Bağrımı açarak varamıyorum
Yüzüm yok halini soramıyorum
Onun gibi adam olamıyorum
Gözüm de küçüksün derdi hep babam... Bayram Kavun/İzmir
 
Zalimin zulmüne, karşı dururdu,
Bizleri haksıza, karşı korurdu,
Her derde anında, çare olurdu,
Haksızlık önünde, sur'du hep babam...Bekir Aksoy/Didim/Aydın
 
Senin varlığında, hep güvendeydik
Arkamızdaydın hep, biz kalbindeydik
Dopdolu sevgiyle, gözlerindeydik
Kartal kanatların, sardı hep babam…Birsen Yurdakul Tomurcuklu/ Edirne
 
Bizim ile daim çocuk olurdu
Her bayramda neler neler alırdı
Bazen gece bile işe kalırdı
Ömrünü bizlere verdi hep babam... Cemalettin Gündoğan/Ankara
 
Dilinden düşmezdi Allah’ın ismi
Bağdaki gül gibi güzeldi cismi
Duvardı asılı kaldı bir resmî
Kalbimde yaşayan yâr’dı hep babam …Dindari/Osman Dindar/İst.
 
Derdi Tatlı dille halkı yolcu et
Kıvrak olma yanlış varsa söyle net
Er kişinin sözü olur suya bent
Sözünde vicdanı vardı hep babam… Emir Şıktaş /Iğdır
 
Babalar her zaman yufka yürekli,
Analar her daim ballı, börekli,
Babalı evler de sağlam direkli,
Çok çalışıp kendin yordu hep babam...Erdal Ünal/Ankara
 
Er Tuğrul bilmez mi ana babayı.
Gönülden sıcacık yakar sobayı.
Unutmayın sakın köyü obayı.
İstemeden bin yüz verdi hep babam...Er Tuğrul Mustafa Özyurt/Niksar
 
Seksenli yaşında dişsiz biriydi
Hiç kimse demezdi, işsiz biriydi
O yüce gönlüyle eşsiz biriydi
Düşüncelerimde Pir'di hep babam...F. Dila Reyhan (Fatmacan)/Bursa
 
Doğru ol dürüst ol yalan söyleme
Hakka giden yolda nurdu hep babam
Selamsız duasız dilin eyleme
İnsan sevgisini ördü hep babam...Fatih Gülay/Antalya
 
Coşkun şarkılarda hüzzam eserde
Ruha neşe veren sazlarda perde
Aşka yollar açan o bestelerde
Paha biçilmeyen terdi hep babam…Fatih Karsuyu / Chelyabinsk
 
Sözüne dikkat et,yalandan sakın.
Hesabı zor olur,yenilen hakın.
Şayet hatırını sorarsan yokun.
Sırat'ın kolaydır derdi hep babam…Fikri Avşar/Kahramanmaraş
 
Eyyamı buhurda yaz sıcağında
Zalimin alevi kavurduğunda
Sabır yolcusunu yoğurduğunda
Ruhu ferahlatan kardı hep babam…Hasan Fayda / Konya
 
Kur'an ezberlemiş, hem de kulaktan.
Her sözü zikirdi, güllük gülistan
Sakındı günahtan, korktu Allah'tan.
Yüzü ay parçası,Nurdu hep babam.…Hasan Turgut/Akdağmadeni-Yozgat
 
Bir elinde Kazma birinde kürek
Azığı yanında katıksız börek
Göz yoluna bakar dayanmaz yürek
Yolumuza canı yordu hep babam...Hüseyin Zarar (Firari) Ankara
 
Secdeyle halleşir, akardı yaşı,
Hakka eğilirdi, beş vakit başı,
Hoş görü denilen, ipek kumaşı,
Mazlumun kalbine, serdi hep Babam…İbrahim Bekler(Yörük beyi)/Ankara
 
Köşe başı bulup park etmeyerek
Para pul görünce çark etmeyerek
En zor şartta bile, terk etmeyerek
Derdi sahiplenin yurdu hep babam…İlker Durmuş/İzmir
 
Öğrenciyi sever, yardım ederdi
Kimi darda görse, ona giderdi
Fakiri severdi, borcun öderdi
Darda kalanlara, yardı hep babam...İsmail Şimşek (Gururi)/Artvin
 
Cehalet diz boyu İslam'dan uzak,
Enedir insana en büyük tuzak,
Kalplerden eserken acı bir sazak,
Kardeşlik köprüsün kurdu hep babam... İsmail Tolu/ Kahramanmaraş.
 
Bazen sıkışırdım, darda kalırdım
Müşkülata girer zorda kalırdım
Her halimle ondan destek alırdım
Daima arkamda vardı hep babam…İsmet Develioğlu ( Turanlı )/Osmaniye
 
Sevgiyle doluydu hiç kin tutmazdı
Doğrudan yanaydı yalan atmazdı
Menfaati için dostu satmazdı
Riyasız olanı sardı hep Babam... İsmihan Erdoğmuş/Ankara
 
Birini birinden ayırmaz idi
Zalimin zulmünü kayırmaz idi
Biz olmadan karnın doyurmaz idi
Kuru soğan ekmek yerdi hep babam ..İzzet Gayretli Çorum
 
Yuvamız sıcacık topraktan damdı
Babam sevgi dolu yiğit adamdı
İbadeti sağlam inancı tamdı
Bizleri sevgiyle kardı hep babam…Kemal Köse /Kahramanmaraş
 
Zor günde bizlere, arkadaş oldun,
Bizimle ağlayıp, bizimle güldün.
Yordu seni hayat, sessizce doldun,
Derdimize kafa, yordu hep babam...Kılıç''ı (Zülfikar Kılıç)/Kayseri
 
Öyle cefakârdı, özveri dolu
Kolaçan ederdi, hep sağı–solu
Yılmadan öğretti, O doğru yolu
Bizlerin gözünde, pirdi hep babam... Kurban Sarcan Tuzluca-Iğdır
 
Mütevazı, sade, güzel insandı,
Örnekti bizlere özel insandı,
Hak ateşi ile kavruldu yandı,
Çileli bir ömür sürdü hep babam…Lokman Gül/Ankara
 
Anamın kocası derdim hep sana.
Aklımın hocası derdim hep sana.
Evimiz bacası derdim hep sana.
Hayatı önceden gördü hep babam…Lütuf veli/Kadirli.
 
Gittiğin yerlere han yaptır derdi
İnsanlık uğruna çok öğüt verdi
Mevla’nın hatrına insan severdi
Karşılıklı sevgi gördü hep babam… Mehmet iler/ Ankara
 
Edepsiz kişiyi asla tutmazdı
Onun ettiğini kimse etmezdi
Boş kelam edilen yere gitmezdi
Güzel meclislere girdi hep babam…Mevlüt Eşgünoğlu/ Atakum/ Samsun
 
Hep doğru ol yanlış, yolu bilme sen.
Elbet bir çıkar yol, var derdi babam.
Gittiğim o yoldan, emin değilsen.
Bir mürşidi bul, sor derdi babam...Mevlüt Işıldak-ela azizli/İstanbul
 
Kulluk enerjimiz bitmesin diye
İşlerimiz terse gitmesin diye
Yalın ayağıma batmasın diye
Yolumda dikeni kırdı hep babam…Murat Kahraman Murâdî/İstanbul
 
Anam babam evde birlikte idik
Önce babam öldü açtı bir gedik
Sonra anam için rahmetli dedik
İşte o zamanlar vardı hep babam…Mustafa Zincirkıran(Behlül)/Ankara
 
Gururu dağlara, kendine bir san,
Ta! Yürekten bizi sardi hep babam.
İçine pınarı akan tek insan,
Aş için kendini yordu hep babam… Mümin Üstün/Vezirköprü/ Samsun
 
Yürüdüğün yoldan çizgiyi aşma
Helal lokma varken harama koşma
Dostumun düşmanın diline düşme
Misline bulaşma hep derdi babam…Narin Altan /Yozgat
 
Özde ki yansıma yüzüne vurur,
Nasipsiz olan gül açmadan kurur,
Niyetin doğruysa yerini bulur,
İçi de dışı da birdi hep babam...Necdet Akcakaya/ Ankara
 
Müslüman da sözü, sağlam bilerek
Bunu yapmak için, ar edep gerek
Allah Peygamberi tanı diyerek
Güzel terbiyeler, verdi hep Babam. …Nuh Sarıateş /İskenderun
 
Bahar tarla sürer tohum ekerdi
Meraya cayıra fidan dikerdi
Yorgun kaldığında yere çöķerdi
Anneme ve bize yârdı hep babam…Nurdan Uzun/Bursa
 
Gece gündüz dinlenmeden çalıştı
Ekmek için gurbetleri dolaştı
Lokmasını yavrularla bölüştü
Yıllardır kendini yordu hep babam…Nurettin Algül/Osmaniye
 
İlim sahibiydi her dem okurdu
Kale gibi dimdik surdu hep babam
Tecrübe ipinden öğüt dokurdu
Bilgi hazinedir derdi hep babam… Nurgül Kaynar Yüce / K. Maraş
 
Dedem babasından, babam anadan
Öksüz, yetim kalmış, murat almadan.
Vade dolup herkes, göçer Dünyadan.
Felek belimizi,kırdı hep babam.! ...Ömer Parlak ( Adl-i ) / Ardahan.
 
ALLAH,'ın yolundan sakin ha şaşma
Büyükler içinde haddini aşma
Ne kadar dolsan da köpürüp taşma
Neyin var diyerek sordu hep babam…Orhan Buran Buranî/ adana
 
Besmeleyle başlar daima işe
Emeği bir zaman gitmişti boşa
Yapılan yanlışlar gitmezdi hoşa
Doğruluktan şaşma derdi hep babam…Rabia Saylam Taşdemır/Kırıkkale
 
Çalıştı ekmeği aradı taşta
Erkenden ağardı saçları başta
Terki dünya etti daha genç yaşta
Gizli gizli çekmiş derdi hep babam…Ramazan Demirtaş/ Kahramanmaraş
 
Belada da olsam düştü ardıma..
Onun gibi kimse gelmez yardıma..
Koşupta yetişti daim derdime...
Gönül yaralarım sardı hep babam…Sami yağmur/ Kırşehir
 
Şairler ozanlar yazarlar bitmez
Gönüle işlenmiş babalar gitmez
Çıktıkları evde bülbüller ötmez
Yokluğun can yakar zordu hep babam…Selahattin Acun/Adana
 
Çalıştı durmadan sırtında yükü
Alnına vurur da emeğin akı
Evinde aradı huzuru pakı
Güvenle dayanan ‘er’di hep babam... Serpil Taşyürek Tahtalı /ANKARA
 
Her işine besmeleyle başlardı
Yanlış yapan kim olursa haşlardı
Zaman zaman kendini de taşlardı
Gönüllere köprü kurdu hep Babam...Seyit Berber/Adana.
 
Büyüğün yanında, susmalı dil der
Su küçük, söz büyük, görgüden bil der
Girdiğin toplumda, saygıyla kal der
Kulağıma bir küpe, verdi hep babam…Yurdanur İşleyen /Amasya
 
Şiir yazar türkü söyler coşardı
Bağ bahçe tarlaya iş'e koşardı
Öküzü tarlada çit'e koşardı
Bedeni tarımda yordu hep babam…Yusuf Lelik / Kırıkhan
 
O kahramanımdı, gölgesi yetti
Sağlığında bize büyük nimetti
Hep iyilik yaptı hep yardım etti
Sığınacak sıcak yerdi hep babam...Zinet Ermiş/Almanya
 
Başında dert olsa sırrını vermez
Kusurumuz olsa her şeyi görmez
Garibi hor görüp bir fiske vurmaz
Şefkatle herkesi sardı hep babam.…Ziyâ Nûrdan/Ankara
……………..oOo……………….
 
ŞAİR GÖNÜLLER KONULU FASL-I
fatma_d._reyhan.jpg

ŞAİR GÖNÜLLER KONULU FASL-I MUHABBET ŞİİR SEÇKİSİ

 ( EV SAHİBİ ŞAİR: FATMA DİLA REYHAN)

 

 

Hayaller âlemine emel kazması ile

Halkın türlü derdini bilip yazması ile

Gülümseyen yüz ile güzel yazması ile

Anlaşılamamaktan bizar şair gönüller...Abdullah Çelebioğlu/Düzce

 

Mukaddes bir davanın, olmuşuz emir eri

Fikirde hep birliğe, veririz inan seri

Durmayız istikamet, olan yoldan da geri

Hakk rızası için de, yazar şair gönüller...Adem Çağlı- Kırıkhan / Hatay

 

Dertlerini yazarlar, kalem ile kâğıda

Gönül gözüyle bakıp, süzer şair gönüller

Yazdıkları gün gelir, döner acı ağıda

Dilden dile dolaşıp, gezer şair gönüller...Ali Akpınar / Isparta

 

Toplumumuz azdırdı sevgi saygı kalmadı

Şairlerim ders verdi yazmaktan hiç yılmadı

Yine de İnsanlarım derslerini almadı

Çok konuşanın ağzın büzer şair gönüller…Ali Köşker /Osmaniye

 

Makamda gözü yoktur doğuştan gönlü zengin

Asım'ım bahtiyarlık kalenderlik hep dengin

Huzur mütevazılık enginden daha engin

Kanaât şivesiyle yüzer şair gönüller…Asım Yavaş/İstanbul

 

Duydu mu bir kötülük, hemen alır kalemi

Vatan millet uğruna, her gün çeker elemi

Yalnız kendini değil, düşünür tüm âlemi

Dayanmaz kötülüğe, kızar şair gönüller... Âşık Vehbi Gülen/Hatay...

 

Şair vardır bir sözle ters çevirir dünyayı

Şair vardır hayıra yorar Her bir rüyayı

Şair vardır devirir aşkı için kayayı

Karanlık gönüllere sızar şair gönüller…Ayşe Atlı Selen-Ayselen/Samsun

 

Yüreği sevgi dolu tatlıdır onun dili

Bir milim sapmaz Hakk’tan bilirim ruhu diri

İlham alır çiçekten kalpten söyler şiiri

Hayattan ders çıkarıp yazar şair gönüller…Bayram Kavun/İzmir

 

Hassastır şair kalbi, hiç   kalp kırmaz kırılır,

Sakinlik şiarıdır, öfkelenmez darılır,

Cehaletle savaşır, bu uğurda yorulur,

Cahillerin elinden, bizar şair gönüller...Bekir Aksoy/Aydın Didim

 

Aşk ondan sevgi ondan, hasret içte kıvrılır

Yüreği dolar taşar, ordan ora savrulur

Bazen bir acı ile bazen aşkla kavrulur

Sözleri birer birer, dizer şair gönüller…Birsen YurDakul Tomurcuklu /Edirne

 

Gönülleri fetheder, çok güçlüdür kalemi

Yorulmadan, bıkmadan, gezer dünya alemi

Doğrularla olurlar, yaşasa da elemi

Bir yerde yanlış varsa, kızar şair gönüller...Cahit Ada/Çorum

 

Ceylani Dayı’nıza, bir sorun ne derdi var

Gönlünde sevgilinin, terk edilmiş yurdu var

Gönülle savaşacak, bitkin düşmüş ordu var

Hayal ummanlarında, yüzer şair gönüller…Ceylani Dayı Mehmet Doğan/Kırıkhan/Hatay

 

Yurduna milletine gönlü yanık aşıktır

Edebiyat dünyası sevdasına eşiktir

Kelimeler cümleler salladığı beşiktir

Türkü’yü destanları yazar şair gönüller…Dindari/Osman Dindar/İst.

 

Toprak Ana’dan alır hiçliğin belgesini

Hilkatinden giydirir aklına algısını

Mahlûkata yansıtır özünün gölgesini

Bulut diye vahada gezer şair gönüller... Döndü Şinel/ İstanbul

 

Her suçun sebebini, bilir kendi kendinden.

Koca yürekle bakar, çok hoşlaşır denginden.

Hakkı ile kazanmış, ne istesin zenginden.

Derdi dinler, dertli der yazar şair gönüller… Emine Korkmaz Şenel Almanya

 

Gönül verip, severiz, sevgisiz yürek olmaz,

Bazı sevgiler vardır, onu her yürek almaz,

Türklük beden ile ruh, ruhsuz beden olunmaz,

Geçit vermez Emircan bozar şair gönüller … Emir Şıktaş Iğdır

 

Kalpleri sevgi dolu, gönülleri pek yüce,

Çalışırlar her zaman, durmaz gündüz ve gece

Dilleri çok tatlıdır, yazarlar hece hece

O yüzden çok övülür bizim şair gönüller…Erdal Ünal - Ankara

 

Gelin Dünya Âleme bu hisleri yayalım.

Hakk'ın terazisine adaleti koyalım.

Faslı Muhabbet böyle doğru deme doyalım.

Er Tuğrul kalem susar dizer şair gönüller...Er Tuğrul Mustafa Özyurt/Niksar

 

Doludur aşk defteri, yaprakları gül kokar

Gönül gözü açıktır, camdan kapıdan bakar

Aşk denilen tarlaya sevda tohumu eker

Yalan denen sözleri, bozar şair gönüller...Ertürk Demirci / Sakarya

 

Yaz, yaz bitmez methiye, ne yazılsa az gelir

Yüz yıllar ötesinden günümüze iz gelir

Esin'i geldiğinde, iş-güç bize vız gelir

Eğitim ordusunda öz er şair gönüller...Fatma Biber/İstanbul

 

Cana yetse hasreti âhı arşa çıksa da

Gönlünün gözyaşları yüreğine aksa da

Sevdiğine gücenip gemileri yaksa da

Muhabbet denizinde yüzer şair gönüller…Gaffar Güllü – İzmir

 

Toplumun önündedir önce görür gösterir

Hainleri meydanda sözleriyle kıstırır

Kalemiyle düşmanı, ipe verir astırır

Birer kurşun misali dizer şair gönüller…Giresunî-Hatice Satgun/Giresun

 

Duygusal ve hassastır naiftir yapıları

Sevginin denizinde yüzer şair gönüller.

Yürekleri zengindir açıktır kapıları

Acıları önceden sezer şair gönüller...Hanife Çamkerten Maçça /Rize

 

Acılarla kıvranır kâm alamaz dünyadan

Kavruk olan yüreği kanmaz oldu deryadan

Mustar ruh tepe taklak medet umar hülyadan

Çilesiz gönüllere mezar şair gönüller…Hasan Fayda / Konya

 

Hayat rengine bakar, bir kızıldır, bir haki.

Kim kalmış dervişlerden, ozanlardan kim baki.

Abı hayat suyundan, sunar, sundukça saki.

Gecenin koynunda da, sızar şair gönüller…Hasan Turgut/Akdağmadeni/ Yozgat

 

 İçi kan ağlasa da belli etmez zarını

Zemheride kor eder yüreğinin harını

Aşktan yana ne varsa verir külli varını

Sevdiğinin yoluna dizer şair gönüller…Hikmet Durgut/Kayseri

 

Edebe biat eder, edeptir kutlu yolu

Yağsa da geri durmaz, her gün başına dolu

Sadakati güçlüdür, Salih’tir Allah kulu

Ham sözlerden şiiri, düzer şair gönüller…İbrahim Bekler-Yörük beyi/Ankara

 

Toprağa can verecek hava güneş su amma

"Yaradan'ın izniyle" asıl şifre bu amma

Karşısına çıkınca öyle çetin muamma

Uğraşıp hece hece çözer şair gönüller... İlhâmi /Ankara

 

Yürek yangını onda, volkanlara eş olur

Hasret, özlem, dert keder, tükenmez kardeş olur

Hayali hep yâdında, ya hayal ya düş olur

Sevdiğine türküler, yazar şair gönüller…İlker Durmuş/İzmir

 

Gururi söyle sen de, asla gizli kalmasın

Gerçekler söylensin de, hiç kimse alınmasın

Âşıklar doğru söyler, yalandır sanılmasın

Kötüleri sevmez ki, ezer şair gönüller...İsmail Şimşek (Gururi)/Artvin

 

Bazen bülbül misali konar aşkın dalına,

Bazen mecnuna döner, koşar Leylâ yoluna,

Bazen se şarkı olur düşer dertli diline,

Her çiçekten bal için gezer şair gönüller... İsmail Tolu/Kahramanmaraş.

 

Toplumun dertleriyle haşır neşir olurlar

Halktaki her bir derdi kendi derdi bilirler

Vatan, bayrak uğruna seve seve ölürler

Adım adım yurdumu gezer şair gönüller…İsmet Develioğlu ( TURANLI )Osmaniye

 

Diliyle demese de konuşur kalemiyle

Olmamıştır hiç işi haksızlık âlemiyle

Nerde bir bahtsız görse üzülür elemiyle

Hisleri kuvvetlidir sezer şair gönüller…İsmihan Erdoğmuş/Ankara

 

İnsan olan insanlar sapmaz asla doğrudan

Mihnetleri bulunmaz, asla Hakk’tan gayrıdan

Hiç şüpheniz olmasın ibret alalım bundan

Gönüller süzgecinden süzer şiar gönüller…Kâmil Sayın/Belçika

 

Sevgi doludur gönlü her şeyi güzel görür

Milletine örnektir öndeki safta yürür

Doğru olan ne varsa bilir yanında durur

Öngörü sahibidir, sezer Şair gönüller..Kemal Köse /Kahramanmaraş

 

İnsan olan insanın, doğru dürüst olmalı;

Toplumun dertlerine, mutlak çare bulmalı.

Şair dediğin insan, anında rol almalı,

Toplumun dertlerini, çözer şair gönüller...Kılıç'ı (Zülfikar Kılıç)Kayseri

 

Hayatın her anını, dolu dolu yaşayıp

Yedi yirmi dört saat, yazar şair gönüller.

Davasının uğruna, dünyasını boşayıp

Bazen sever bazen de, kızar şair gönüller…Kulgarip-Ekrem Gül/Bor/ Niğde

 

Kendini yetiştirip, er meydanında pişer

Halkının arasında, kendine görev düşer

Zulüme isyan eder, engeli sözle aşar

Zorbanın dil ağzın, büzer şair gönüller... Kurban Sarcan Tuzluca-Iğdır

 

Gözü karadır korkmaz Haktan gayrı kimseden,

Hakikati konuşur hoşlanmaz desiseden,

Sükse'yle işi olmaz çeker mukayeseden.

Dengi olmayan şeyi! Süzer şair gönüller…Lokman Gül/Ankara

 

Şiir nedir diye sor duygular iç çekerken.

Bilgelik susar zira gönül gamın dökerken

Rüzgâr derin fısıldar şair boynun bükerken.

Ruhu manzum bedensiz gezer şair gönüller…Lütuf veli/Kadirli.

 

Herkes şiir yazar da, şair olamaz derdim.

Hep hece ölçüsüyle, kafiyeleri derdim.

Hak olanı haykırıp, yaymaktı asıl derdim.

Kelimelerle resim, çizer şair gönüller...Mehmet Akif Köse / Antalya.

 

Şiir onun her şeyi, yazdıkça aşka gelir.

Dokunacaksa sözü, gergefini o bilir.

Sözünü yetiştirir, varmazsa yolda kalır.

Şiir onun silahı, çizer şair gönüller.. Mehmet İler/ Ankara

 

Gönül sever dağlanır, yüreğe merhem girmez

Aşkın gözü kör deyip tabibe gidip sormaz

Tükenir günden güne sevdasına ermez

Bir hazan dünyasında yüzer şair gönüller…Mlk/Melek Avcı Coşkun/Osmaniye

 

Aşk nağmesinin sözü düşünce dillerine

Bülbül misali çiler bağlarda güllerine

Sihirli bir kalemi alırlar ellerine

Sevdanın destanını yazar şair gönüller…Mevlüt Eşgünoğlu/ Atakum/ Samsun

 

Yazmanın sevdasına tutulmuştur bir kere

Dinlemez dağı taşı coşsa da nazlı dere

Asla bahane bulmaz ne kaza ne kadere

İçten temiz duyguyu sezer şair gönüller…Muharrem Avkın / Kayseri

 

Âşık, ozan şairin kaderi dümdüz olmaz

İnişli yokuşludur pek azı saç baş yolmaz

Çok koyunca almazken, az koyarsa da dolmaz

Dayanamaz nâdiren kızar şair gönüller…Mustafa Zincirkıran(Behlül)/Kadirli

 

Dünyaya sığan sözler, sığmaz ki gönüllere

Kilidi vursan bile üzer şair gönüller.

Bir meçhulün meçhulü gider yaban ellere

Selamsız sabahsızca uzar şair gönüller…Mümin Üstün/Vezirköprü/Samsun

 

Her yazarın içinde ilham peri saklıdır

Sevdası çok kuvvetli duygu derin yüklüdür

Her biri birbirinden bambaşka bir farklıdır

Hisleriyle kalplere sızar şair gönüller…Narin Altan/Akdağmadeni/Yozgat

 

Tek silahı kalemdir vurur tam on ikiden,

Hicvederken çekinmez ne çakal ne tilkiden,

İşi şansa bırakmaz hoşlanmaz hiç belki den,

Sözünü tesbih gibi dizer şair gönüller.....Necdet Akcakaya/Ankara

 

Öngörüsü sezgisi dağların zirvesinde

Gönül yangını dersen aşığın cilvesinde

Yarınlarda umudu sevginin telvesinde

Cebindedir yüreği tozar şair gönüller...Nilüfer Vardar Sönmez/KKTC

 

Her acıya, tatlıya, duaları vererek

Hepimiz beraberiz, tabi bizler diyerek

Allah kitap anarak, Yaradan’ı bilerek

Rahman ve rahim diye, yazar şair gönüller…Nuh Sarıateş/İskenderun

 

Şairler defter kalem bulundurur yanında

İlham gelir aklına gecenin bir anında

Uyku tutmaz gözünü yazar şiir sonunda

"Elif! Elif"diyerek tozar şair gönüller…Nurdan Uzun/ Bursa

 

Bu dünyaya bir geldin bir daha gelemezsin

Burdan eli boş gitme ötede gülemezsin

Ecel ansızın gelir onu sen bilemezsin

Âlimlerle birlikte yazar şair gönüller…Nurettin Algül/Osmaniye

 

Acemiyim diyerek görmeyin ben-i hakir

Gönlümüz zengin olsun yaşantımız hep fakir

Buranî yetiştiren sayın ustam pir bekir

Elini verdi bana çözer şair gönüller…Orhan Buran buranî adana

 

Dert yüreği delmezse/kalem yazmaz azizim.

Millet vatanı sever/der ki, hepsi de bizim.

Edebiyat yolun da/belki ben de Bir'izim.

Duyguyu kalp gözünden/süzer şair gönüller.!...Ömer Parlak ( Adl-i ) / Ardahan

 

Edep ile anlatır ayrılığı hasreti

Sabır ve sükûnetle umut eder vuslatı

Kine yer olmaz kalpte sevgidir tüm hasleti

İlhamı aşktan alır yazar şair gönüller...Ramazan Demirtaş/Kahramanmaraş

 

Vatan millet yolunda yazar aşkla kalemi

Daim yapıcı olur bu konuda kelamı

Cümle âlem dostlara verir aşkla selamı

Anlamayanlar bilsin çizer şair gönüller…Selahattin Acun/Adana

 

Dağlardan eser yeli kimi coşkundur seli

Gece dosttur yıldızlar gündüz güneşten deli

Ah edip saramazsa o incecikten beli

Köz eyleyip sol yanı tozar şair gönüller...Serpil Taşyürek Tahtalı/ANKARA

 

Dertli Metin dert çekme hazana uğratırlar.

Eğer arkan yok ise ananı ağlatırlar.

Acı verirler sana yüreğin dağlatırlar

Mecnuna dönmüşsün ya kızar şair gönüller.. Seyfi Metin/ Osmaniye.

 

Davasından vaz geçmez dünya üstüne gelse

Hep Hakkın yanındadır tek başına da kalsa

Vatan Haini olan Babası bile olsa

Defterinden ismini çizer şair gönüller…Seyit Berber/Adana.

 

Aşk ile çağlar iken, su misal bulur yolu

Kalem tutuk yürürken, satırlar çözer dili

Hayat okulu yapar arif, istemez veli

Sezerek hakikate, sızar şair gönüller...Yaşar Temirli (Işıkhan)/Bozüyük _Bilecik

 

Dostluğa ve sevgiye, dokunur cümle eda

Bir aşk vardır göğünde, süzer şair gönüller

Eylemez kem sözleri, hasrettir ülkü nida

Kalem tutar dünyaya, dizer şair gönüller…Yurdanur İşleyen /Amasya

 

Edebi bir kültürü Nesillerden nesile

Taşıyarak yaşatan bu günlere vesile

Duygu yüklü arzuyu aktarır heves ile

Hayatın manasını yazar şair gönüller…Yusuf Lelik/ Kırıkhan

 

Ümidini kaybetmez, daima pozitiftir,

Kafası karışsa da, fikri alternatiftir,

Sağı solu bellidir, biraz fazla naiftir,

Sevdiğini kalbine kazar şair gönüller...Zinet Ermiş/Almanya

 

Meramı kâğıt kalem anlatır hal diliyle

Hissi dile gelir de ağlar çile seliyle

Sözcükler hayat bulur yazdığı her haliyle

Mecnun gibi çöllerde gezer şair gönüller...Ziyânûrdan/Ankara

 

Sevgi saygı ve hürmet her zaman şiarıdır

İyilik ve güzellik gezdiği diyarıdır

Karşılıksız sevmenin kalbi tam otağıdır

Görmez duymazlar ama yazar şair gönüller...Ziya Polat/ Karaisalı

………………..oOo………………………

 
ÇAĞLAYANCERİT’TE
                                          DEYİMLER
                                 ÇAĞLAYANCERİT’TE
     Engizek’te rüzgâr eser,                  Git demeye biraz öte,
     Gürler Çağlayancerit’te.                 Baraj deniyor gölete,
     Odun için ağaç keser,                    Düzbağ adına Helet’e,
     Körler Çağlayancerit’te.                 Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Bir biriyle yarışırlar,                        Birkaç eve bizde oymak,
     Küsü tutmaz barışırlar,                   İşitmeye ise duymak,
     Adana’da çalışırlar,                        Beceriksizlere baymak,
     Yerler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                              *  *  *
     Söylentinin adı demiş,                    Şüphenin adına güman,
     Bir yaşlı Keçi’ye çebiş,                    Kes’in ufağına saman,
     Korkak diyen halt eylemiş,              Könçeğin adına tuman,
     Erler Çağlayancerit’te.                    Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Hala’mıza Bibi Derik,                      Beri bak demeye icik,
     Küçük tepelere gedik,                     Körpe oğlaklara çeçik,
     Buğday pişiğine hedik,                    Kürt’ün karısına keçik,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Çalı çırpı’ya kırıntı,                          Düğünde oynanır tura,
     Ev eşyası pır pırıntı,                        Yağlı odunlara çıra,
     Makas’ın adına Sındı,                     Sazın adına damdıra,
     Deler Çağlayancerit’te.                    Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                 *  *  *
     Derin çukurlara esik,                      Rüzgâr’lı yağmur’a tipi,
     Kedinin adına püsük,                      Kipri’nin adına kirpi,
     Dargın olanlara küsük,                   Kurumuş dallara çirpi,
     Derler Çağlayancerit’te.                 Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Öksüz dağına çığralı,                     Ilık esen rüzgara sam,
     Şişman olanlara yağlı,                    Üzüntü’nün adına gam,
     Ham çarık giyene dağlı,                  Ahşap yapılı eve dam,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Yaraya sürülene em,                      Su birikintisine göl,
     Çayırlık alanlara çem,                     Paylaşmanın adına böl,
     Buğday sapın ezene gem,              Oğlan çocuklarına döl,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Meses demirine labıt,                     Menteşe adına kullap,
     Kebe büyüğüne kapıt,                     Çetin odunlara sınnap,
     Çok zayıf olana tabıt,                      Urgan ipliğine kınnap,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                *  *  *
     Çirkinlere kaşı çatık,                       Kurnaz adamlara tülek,
     Sıkıntıyı baştan atık,                       İsteğin adına dilek,
     Erken uyuyana yatık,                      Kar yığıntısına silek,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Medine’nin adına haç,                    Yere dökülene sergen,
     Kurnaz insanlara anaç,                   Harman aletine dirgen,
     Karşı ki tepe’ye yamaç                    Evlenmeyenlere ergen,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                *  *  *
     Bilmiyorum demek billim,                Al götür demeye elet,
     Konuşana tatlı dillim,                       Yiğit insanlara çelet,
     Ev merdivenine süllüm,                   Densiz çocuklara velet,
     Derler Çağlayancerit’te.                   Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                *  *  *
     Çabuk var demeye tez git,              Taze kenger’lere suluk,
     Yavşağın irisine bit,                         Damın kenarına duluk,
     Bulgur ufağına sümüt,                     Büyük yannıklara tuluk,
     Derler Çağlayancerit’te.                   Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                *  *  *
     Sakallı amcaya dede,                     Menfaat’in adı çıkar,
     Anne Anne’lere Ebe,                      Çatpat konuşana sakar,
     Büyük ağabeye Ede,                      Kirli dolaşana kokar,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                              *  *  *
     Gurbet gezene sıla’cı,                    Bir Lira’nın adı kayma,
     Mide ağrısına sancı,                       Çuvalın yüküne yayma,
     Büyük abla’lara bacı,                      Mevsimlik evlere hayma
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                              *  *  *
     Ova yazılara dölek,                         Kalleş’liğin adı puşluk,
     Paylaşmanın adı bölek,                  Eğlencenin adı dışlık,
     Kollu Atlet’lere köynek,                   Öğleden önceye kuşluk,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Ceviz’in kabuğuna ger,                   Cambazlık edene köçek,
     Maarifet’in adı hüner,                      Çemreninde suyu geçek,
     Fitilli Lamba’ya Fener,                    Tumanın adına könçek,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Vefat edenlere ölük,                       Sen demeye denilir siz,
     Elenmiş toprağa höllük,                  Köşker aletine de biz,
     Katır’a Eşşeğ’e gölük,                    Tembellere beceriksiz,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Kabuklu yerler Limon’u,                  Heriflerde olur bıyık,
     Yüksek çıkar sesin tonu,                 Geveze insana sıyrık,
     Kilot’un adına iç donu,                    Çuvaldız adına kıyık,  
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                   *  *  *                                              *  *   *
     Dedi kodulara bühtan,                    Ezan’ın adına ezen,
     Duyunca üzülür insan,                    Derli topluluğa düzen,
     Uzun eteklere fistan,                       Hatılın adına hezen,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *  
     Dostluklara senli benli,                    Üzüm sepeti’ne gufa,
     Öfkeliye deve kenli,                        Un elentisine ufra,
     Tiryaki çay’ına demli,                      Yemek masasına sufra,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                   *  *  *                                              *  *  *
     Çayır olan yere yonca,                  Gidelim demeye gedek,
     Yeni açmış güle gonca,                 Sopanın adına deynek,
     Beli büküklere goca,                      Korkak insanlara ödek,
     Derler Çağlayancerit’te.                 Derler Çağlayancerit’te.
                   *  *  *                                              *  *  *
     Eskiden de böyle idi,                      Fazla sövene küfürbaz,
     Yıykanmaya bici bici,                     Sevilene çok hatırnaz,
     Yaşlı hanımlara cici,                       İşten kaytarana kurnaz,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                   *  *  *                                              *  *  *
     Sığır sürüsüne Nahır,                     Yetmemiş üzüme koruk,
     Nahır yatağına ahır,                        Küçük Kamalağa doruk,
      Gücenmenin adı kahır,                  Yaşlı kocalara moruk,
      Derler Çağlayancerit’te.                 Derler Çağlayancerit’te.
                   *  *  *                                                   *  *  *
     Küçükbaş soğana gıska,                 Kavganın adına savaş,
     Hoca olan yazar muska,                 Yaklaşmanın adı kamaş,
     Kendin beğenmişe goska,              Ağır yürüyene yavaş,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                *  *  *
     Öfkenin çaresi sabır,                       Boyu kısalara gücük,
     Mezarın adına gabır,                       Serçenin adına cücük,
     Kalbur’un adın Halbır,                     Üveze sineğe böcük,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                *  *  *
     Sulanan tarlaya suluk,                    Kapı anahtarı’na dil,
     Çürümüş nesneye uluk,                 Üzüm sepeti’ne zembil,
     Canı çekmeye umsuluk,                 Aç susuz gezene zelil,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                              *  *  *
     Yayla evlerine oba,                         Kara saç’a düşmüşse ak,
     Azim göstermeye çaba,                  Başıyın çaresine bak,
     Sobanın adına zoba,                      Karpuz’un hamına kabak,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                              *  *  *        
     Bıyığın kesene yülük,                      Üşüdünse otur ısın,
     Düğme yuvasına ilik,                       İkinci bölüme kısım,
     Bir yaşlı Keçi’ye tülük,                     Akraba olana hısım,
     Derler Çağlayancerit’te.                   Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Su ayrım yerine savak,                   Derelerde biter yılgın,
     Büyük tepsilere tabak,                    Sıcaklarda vurur ılgım,
     Buynuzsuz keçiye kabak,               Küsmenin adına kırgın,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Kâğıt’ın adına kehat,                       Dalga geçmelere gırgır,
     Saat’in adına sehat,                        Sessiz konuşana mırmır,
     Dermanın adına dehat,                   Fazla konuşana dırdır,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                              *  *  *
     İş yapamayana baymak,                 Yuka bez’e cibindirik,
     Asa’nın adı dayanak,                      Boyu kısaya bicirik,
     Aklı kısaya avanak,                         Beri bak demeye icik,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                    *  *  *                                             *  *  *
     Derdin ne meramın nedir?              Dua eylemeye niyaz,
     Demiyorsa zorla dedir,                    İlkbahar’ın adına yaz,
     Koltuğun adına sedir,                      Gırtlağın adına boğaz,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                *  *  *
     Pencere’nin adı temek,                   Günahlıya çok vebali
     Sözünden cayana dönek,               Köhneleşmiş yere hali,
     Mısır darısina sömek,                     Benim Adıma Aşık Ali,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
      ---------------------------------------------------------------------------
                                          LAKAPLAR                    
     Gülizar Çoban’a Şivan,                   Köküş Ahmet bakar şaşı,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Akar gözlerinden yaşı,
     Azzıkçı Reşit’e Botan,                     Cuma’ya yanık yüzbaşı,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Dinle anlatayım birbir,                     Tivis Ali döner semah,
     Sicim’in adına kendir,                      Bilerek işlemez günah,
     Hacı Yusuflara Pendir,                    Hasan emmiye Padişah,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
      Akdere’li şaşkın bakkal,                 Öfkeliye sivri dilli,
      Bilerek yüklenmez vebal,               Saç uzatana kekilli,
      Kahveci Köse’ye çakal,                  Pürçüklü Yusuf’a killi,
      Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                   *  *  *                                               *  *  *
     Mısto Ali giyer terlik,                       Solak Mustafa’ya mırto,
     Kel Ali yapar dikelik,                       Mucuk İbrahim’e hırbo,
     Abdurrahman’a çökelik,                  Hüseyin Çağır’a gırbo,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Şu Cafar Ali’ye Çalli,                       Gizli konuşana hım hım,
     Geçinirler orta halli,                         Sıcağın adına ılgım,
     Hamit’in Adem’e Galli,                     Mehmet’in adına çıvgın,
     Derler Çağlayancerit’te.                   Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                *  *  *
     Manoğlan Veli’ye Cino,                    Kel Aliler kel Veliler,
     Börekçi Yusuf’a Pipo,                      Bana böyle söylediler,
     Kırböcük Ahmet’e Tito,                    Dolgunlara boz Ali’ler,
     Derler Çağlayancerit’te.                   Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                 *  *  *
     Mehmet Güney’e eşekçi,                 Sarı Mustafa’ya hışlı,
     Nurhak’lı Veli Tüfekçi,                      Herkes ile içli dışlı,
     Kocoğlan Kır’a kepekçi,                   Halil ağaya üç gıçlı,
     Derler Çağlayancerit’te.                   Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Geveze İnsana sıyrık,                     Kalın tahtalara dıççıl,
     Şükrü Mustafa’ya Cıvık,                  Yavaş yürüyene Kıdıl,
     Şofor İbo’ya Pis Bıyık,                     Şu kavlak Kara’ya cıdıl,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Gülsüm Süleyman’a gülü,               Engizek’tedir Zor Ali,
     Lafının üstü örtülü,                          Boynuna almaz vebali,
     Dolmuş şoforuna Tülü,                    Ali Damar’a Tosun Ali,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                 *  *  *
     Dizimize çöktü sızı,                         Onbaşı döverdi yarma,
     Koşamadık kesti hızı,                     Çatkafa yapardı Sarma,
     Anama gıronun gızı,                       Hanifi Yusuf’a candarma,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                *  *  *
     Kimileri çeker zahmet,                    Kavlağın soyadı aras,
     Ölenlere deriz rahmet,                    Karığın adına taras,
     Abimize Ataş Ahmet,                      Yahya efendiye Dallas,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Börklü Salman Memik ağa,             Sessiz sessiz akar ırmak,
     Ayak uyduramaz çağa,                   Senin işin vurup kırmak,
     Doruk Kasım Maho ağa,                 Gücüklü Mehmete cılbak,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Def olup gitmiyor tasa,                    Batmış güneydeki bağlar,
     Yaşlanmış balalı Musa,                  Kekeç Ali yürek dağlar,
     Elinden düşmüyor asa,                   Saygın insan Hamıza’lar,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                *  *  *
     Epey gezdin gurbet eli,                   Küçükcerit’liye Kölo,
     Pas tuttu sazının teli,                      Mehmet Yılönü’ye Yelo,
     Baba’mıza Ataş Veli,                      Gavlak Süleyman’a Bilo,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Aynışa Veli’ye Tüccar,                    Çalışan batar kan tere,
     Lafa dayanamaz kaçar,                  Zam yapıyorlar şekere,
     Göy Hoca Ahmet’e Vardar,             Ali Tatlı’ya Tekere,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                *  *  *
     Sağır lafı anlamaz tam,                  Geniş sülale solaklar,
     İşi gücü keder ve gam,                   Düşmeseler de galaklar,
     Gücük’lü Veli’ye Saddam,             Dazda oturur çolak’lar,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                  *  *  *
     Erinci’de yaşar Mamo,                    Babuccu Hacı’ya Zıhlı,
     Bozlarda oturur Kemo,                   Veli emmiye Bıyıklı,
     Yaap Mustafa’ya Cemo,                 Dede Yusuf’a Cıcıklı,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                                *  *  *
     Haziran’da yeter dutlar,                  Urmelidedir Börklüler,
     Çalışır çabalar hıltlar,                     Çayırlara katır ekler,
     Suya düşmesin umutlar,                 Mirası böldü Özbekler,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Çakal Ali Çakal Veli,                       Üç aylık bebeğe çocuk,
     Çayı çok içer Haceli,                       Sırtına giyemez gocuk,
     Mucuk Yusuf’a Kevceli,                  Yusuf’un adına boncuk,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                *  *  *
     Alinco Mustafa koca,                      Yağmurda gökler şakılar,
     Balık Ali batmış borca,                   Susuz yaşamaz balıklar,
     Muska yazar Fakı hoca,                 Bir mahalleydi Fakılar,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Tıraşlar da Ozanlı’lar,                     Bekçi Ali Tekirdağlı,
     Guzgeçede Kır Hacılar,                  Gırbo İbrahim Cılalı,
     Kır Ali’lere Cıncıklar,                       Garto Hasan’a Gılalı,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                 *  *  *                                                 *  *  *
     Yaşlıdır Borazan Ahmet,                Yazın Öter İbibikler,
     Adamcağız çekti zahmet,               Tavuklar külü didikler,
     Ormancı Bıyıklı Mehmet,                Ören’de yaşar İbikler,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                  *  *  *                                               *  *  *
     Musa’ya derler heçbari,                  Seslen Çöllo Neredesin?
     Ahmet emmiye Entari,                    Uzaklardan gelir sesin,
     Küçük Mustafa’ya Vali,                   Âşık Ali’ye Aziz Nesin,
     Derler Çağlayancerit’te.                  Derler Çağlayancerit’te.
                                          ---===SON===---
 
 
SEVDA KONULU FASL-I MUHABBET
ramazan.jpg
 SEVDA KONULU FASL-I MUHABBET ŞİİR SEÇKİSİ
 ( EV SAHİBİ ŞAİR RAMAZAN DEMİRTAŞ)
 
Herkesi değil elbet çok sevdim bazısını
Kimse silemez artık bağrımda kazısını
Söylediği her sözün kaydettim yazısını
Silgi getirin bana gayrısın siliyorum…Abdullah Çelebioğlu/Düzce
 
Sevdamızın sonunu, bilemem ki nasıldır
Yaşamak bu ömürde, âdemlere fasıldır
Kul olarak gelmişiz, istikamet asıldır
Hakk'a varılan yolu, daima diliyorum…Adem Çağlı-Kırıkhan/ Hatay
 
Kafam karma karışık, ne tadım var ne tuzum,
Düşündükçe ben seni, maziye dalıyorum.
Ben aşkımın peşinde, aşk yolunda bir tozum,
Sevildikçe hayattan, sevip zevk alıyorum…Ali Akın(Albazoğlu) /Tarsus/ Mersin
 
Yoktur deli gönlümün, durduracak fireni
Senden başkası olmaz, çalmadan hiç gireni
Sevda ve aşk yüklüdür, sanki efkâr tireni
Menzile varmak için, durmaz yol alıyorum...Ali Akpınar/Isparta
 
İnsan sınırlı varlık bilip bilmediği var
Nedir bülbülde kasvet sesindeki ahuzar
Havas derki yalnız ben, kâmilde bir dünya var
Senin esmanla ya Rab, boşalıp doluyorum…Asım YAVAŞ/ İSTANBUL
 
Hiç söz geçiremedim, ben bu deli gönlüme
Korkarım götürecek, bu aşk beni ölüme
Almaz oldum sevgilim, artık seni dilime
Duydum ki ağlıyorsun, sanma ben gülüyorum... Aşık Vehbi Gülen /Hatay
 
Bir bilsen ki bu sevdan bana neler çektirdi
Ben söküp attık sıra kalbime aşk ektirdi
Eğilmezdim kimseye önünde diz çöktürdü
Kendimi tanımıyor hayrette kalıyorum. ...Dr. Ayşe İzci Coşkuner/ Antalya
 
Günlerim karanlıktır sensiz doğmuyor güneş
Seni göremeyince içim doluyor ateş
Yüreğime oturan sanki kaya sanki taş
Gittiğinden bu yana gün güne soluyorum…Ayşe Atlı Selen Ayselen/ Samsun
 
Gülleri alamadım karlar yağdı bendime
Kış çok çetin geçince taş çıkarttı fendime
Ricamın üzerine kurt getirdim kendime
Nerden diye sorarsan Eyyüp'ten alıyorum.…Bekir Cıla/İskenderun,/Hatay
 
Onu görünce kalbim duramıyor yerinde
Bunun adına sevda diyorlar biliyorum.
Sesimi duyan olur belki günün birinde
Ben kendimi kaybedip yeniden buluyorum…Belgin Elburs Sarcan/Balıkesir
 
Tan yeri ağarırken, gün geceyi kovalar
Sıra sıra dalgalar, kayalıkları yalar
Eser Meltem’i yeli, beni dünden yaralar
Kızaran ufka bakıp, hayale dalıyorum…Birsen Yurdakul Tomurcuklu/ Edirne
 
Hesabı düşünen yok, nefisler olmuş esir
Ezanlar okunuyor, kalplere etmez tesir
Dinmiyor fırtınalar, yürekler müteessir
Çaresiz olanlara, sabırlar diliyorum...Cahit Ada/Çorum
 
Senin için yaratılmış muhabbet içinde sır
Kâinatı kuşatır yüzünde parlayan nur
Sinem’i yakar durur yıllardır sönmeyen kor
Bâd-ı saba yelini her sabah soluyorum…Dindari/Osman Dindar/İst.
 
Kalmaz dünya sana da unutma ki bilesin
Zalime herkesler çok beddualar dilesin
Hey mazlum! İnan, sende artık gülesin
Bundan böyle kötüler, aha bak siliyorum…Emine Korkmaz Şenel/Almanya
 
Sen veda eden günnen heç bilmirem hardayam,
Vuslat belemi olar gün be gün ölüyorum.
Ne mende derman galdı, ne sen insafa geldin,
Xeyalın durar burda sevgi bu biliyorum…Emir Şıktaş /Iğdır
 
Bu güzel insanlara ne desem bilmiyorum
Hep ağlayıp duruyom, sebebi bulmuyorum
Gönüllerde yer tutup, sürekli kalmıyorum
Bekliyorum gel artık, gelmeni diliyorum…Erdal Ünal/Ankara
 
Dalga dalga saçları çakmak çakan gözlerden,
Ben ona kıyamazken, çuvaldızı sözlerden,
Neler sönüp gidiyor sevda yakan közlerden,
Yar aklıma gelince donuyor kalıyorum...Er Tuğrul Mustafa Özyurt/Niksar
 
Nedir hikmeti bunun o dağları deldiren
Merhameti terk edip sevgiliyi öldüren
Elvan elvan salınan al gülleri solduran
Aklını baştan atmış divane oluyorum…Fatih Karsuyu / Chelyabinsk
 
Helâllik ver yeter ki senin canın sağ olsun
Ömür hanenin içi mutluluklarla dolsun
"Sen hep gül" diyorsun bana Fatmacan nasıl gülsün
Sen yine de takılma nasılsa ölüyorum. ...F.Dila Reyhan (Fatmacan)/Bursa
 
Sana tutkun bir gönül, sana köle bir esir,
Bu aşkın bilmecesi, içimdeki büyük sır.
Mevlâ’dan dileğimdir, seninle tam bin asır,
Hayalin hep karşımda, daldıkça dalıyorum... Giresunî/ Hatice Satgun/Giresun
 
Şu anlamsız dünya da ne umdum neler buldum,
Kafamda hep tozpembe hayaller kurdum durdum,
Yalan dolan hayatın düzeninden yoruldum,
Artık ben de hayatta mutluluk diliyorum...Handan Çiçek /Sivas
 
Aç da bak yüreğime koskocaman bir boşluk
Esrik sanma bakıp da yokluğundan bu hoşluk
Hoşluktandır can parem, pejmürdelik bu yoşluk
Yavaş yavaş tükenip muazzep ölüyorum…Hasan Fayda / Konya
 
Kâbus oldu her gece, hasretinin duygusu.
Ben yaşadım ben bildim, sensizliğin korkusu.
Hasret kalır ya hani, anasına kuzusu.
Ardın sıra biçare, ben öyle meliyorum. ..Hasan Turgut/Akdağmadeni
 
Gönül dergâha girip, bulsaydı o pirini,
Silse beşer yürekten, şu dünyanın kirini,
Belki saklardı ateş, Hak aşkına ferini,
Allah affetsin bizi, hep rahmet diliyorum…İbrahim Bekler(Yörük Beyi)/Ankara
 
Şehirden çok uzakta bir yaylaya çıkınca
Çalı çırpı toplayıp bir de ateş yakınca
Çimlere uzanıp da asumana bakınca
Doğanın kucağında huzuru buluyorum...İlhâmi /Ankara
 
Seni benden alan ne? Nedendir uzaklaştın?
Madem gidecektin de, neden geldin yaklaştın?
Oysaki benim için, sen Şirin’lere eştin
Ayrılık havasından, oturdum çalıyorum…İlker Durmuş/İzmir
 
Ne acı kalır bende ne gam keder ne sızı
Vurulmuşum ben ona Rabbim bu nasıl yazı
Sen olmazsan yanımda dünyanın olmaz hazzı
Allah’ım Senden yalnız ben onu diliyorum…İsmet Develioğlu(Turanlı)/Osmaniye
 
Kollarını açıp ta bir kez olsun sarmadın
Terk edip gittin beni arayıp ta sormadın
Yalanmış meğer sözün ikrarında durmadın
Hasretin acısıyla bağrımı deliyorum... Kamil Sayın /Belçika
 
Seveni gönlündeki köşküne koymalısın
Uzak kalırsam senden, zor nefes alıyorum
Dön bir bak ne haldeyim, feryadım duymalısın
Sen olmazsan yanımda, ben bir hiç oluyorum…Kemal Köse /Kahramanmaraş
 
Rehber bildim Kur-an'ı gayrisinden berîyim
Muhammed’in izinde vicdanı hür biriyim
Ol aşk ile ölmüşüm şehitlerle diriyim
Uyamam bu zamana ayetle biliyorum…Lokman Gül/Ankara
 
Kim ne derse inanmam sevda zulmü ağlatır
Candan inanan varsa gönülleri dağlatır
Ayırman sevenleri dinlemez ki hal hatır
Her nesneden bir nefes bilsinler alıyorum. … Mehmet İler/ Ankara
 
Özlem duymak herkesin her konuda hakkıdır
Bazen yüzünde ayan, bazen sırda saklıdır
Ayan beyan olan sır saklayan da haklıdır
Her görüş sahibine esenlik diliyorum.... Mehmet Alan (Birfâni)/Bafra/Samsun
 
Olur, olmaz sebeple birçok dosta darıldık
Bazen boş yere kırdık bazen biz de kırıldık
Dünya bizim olacak(!) sarıldıkça sarıldık
İnsanın bu hâline ibretle gülüyorum…Mevlüt Eşgünoğlu/ Atakum/ Samsun
 
İnce bir düzeni var, evrendeki her şeyin
Sen değilsin sahibi, elindeki her şeyin
Veren O’dur alan O, mâlikidir her şeyin
O’ndan gelirse hava, nefesi soluyorum…Murat Kahraman Murâdî/İstanbul
 
Gözyaşımın damlası deryalara karıştı
Ruhum acele edip bedenimle yarıştı
Elimden ne gelir ki yaş kemana erişti
Damladıkça yaşımı elimle siliyorum…Narin Altan/Yozgat
 
Yarım kaldım sensizim kendime bile azım
Ne güldüm ne oynadım keder doluymuş yazım
Gel artık bitsin sızım çalmıyor gönül sazım
Aklım fikrim çıkmazda öylece kalıyorum...Nilüfer Vardar Sönmez/KKTC
 
Birlik beraberlikten, dostlar her şeyi değer
İnsan olan insanı, canı gönülden sever
Ayrım gayrım olmaz, Müslüman isek eğer
Bay bayan ben herkese, mutluluk diliyorum…Nuh Sarıateş/İskenderun 
 
Daim hayran olurum çiçek dolu dallara
Rabbim güç, kuvvet versin gönlü güzel kullara
Baktırmasın istemem özlem ile yollara
Diyenim hiç olmadı! "Bekle yar, geliyorum."…Nurdan Uzun /Bursa
 
Hicran özlem doğurur, her şerde bir hayır var
Nurgül’üm eksik olmaz yüce dağ başında kar
Tevekkül ipliğini sabır kukasına sar
Nazlı yâr haber salmış, demiş ki geliyorum.…Nurgül Kaynar Yüce/ K. Maraş
 
Çıktım yüksek tepeye yârim diye seslendim
En temiz duygu ile aşkıyla ben beslendim
Şükür dedim sarıldım bir omuza yaslandım
Allah’ın huzurunda namazım kılıyorum…Orhan Buran-Burani/Adana
 
Unutmak istesem de olmuyor, olmuyor yar
Başkalarıyla yerin dolmuyor, dolmuyor yar
Düşünmekten kudretim kalmıyor, kalmıyor yar
Bir deri kemik kaldım derdinden ölüyorum…Ömer Gündoğan/Kahramanmaraş
 
Yaralı gönlüme bir, vefalı arıyorum
Bulmak için de dağla, tepeyi tarıyorum,
Hayallerim içinse Rabb’e yalvarıyorum,
İçimden geçenleri Mevlâ’dan diliyorum…... Ömer Kılıç/Kırıkkale
 
Gecenin karanlığı gündüze yüz vururken,
Leyalin seherinde hayale dalıyorum.
Şafakta sabah vakti güneşi bekliyorken,
Kızaran ufuklarla hülyaya dalıyorum…Rabia Barış/Eskişehir
 
Öz yurdumda ey canım öz vatanım özlerim
Şehadeti yaşayıp diyemem ve gizlerim
Âşığım ben bayrağa vatan diye sızlarım
Nere baksam ne yöne kendimi buluyorum…Sami Yağmur/Kırşehir
 
Sevda denilen olgu Yaradan’ın eseri
İki gönül bir olur aşkın olur esiri
Zannetmesin hiç kimse bir zalimin esiri
Yaradan’a şükürle ben nefes alıyorum.…Selahattin Acun/Adana
 
Türk Milleti adildir savaşta ve barışta
Vatan İçin ölürüz her zaman ve her yaşta
Niçin nal topluyoruz ekonomik yarışta
Sor kendine ben neden geride kalıyorum…Seyit Berber/Adana.
 
Kuru dala kıvılcım, alev yangın başlattın
Unuttuğum hisleri, yeniden sen yaşattın
Koru bitmiş külümü har ateşle kuşattın
Cayır cayır yanarken, mahzunca meliyorum...Yaşar Temirli (Işıkhan)/Bozüyük/Bilecik
 
Gönül leke götürmez, gül bahçesi gül kokar
Ayrılıklar olsa da, kalp kalbe karşı bakar
Sevgi gönülde kaynar, hasret çekeni yakar
Aşkım derde dönüştü, dönmeni diliyorum…Yusuf LELİK / ADANA
 
Nasıl geçti habersiz, onca yıl onca bahar,
Bilseydim ki bitecek, o baharlar o yazlar,
Sımsıkı sarılırdım, kaçamazdı o anlar,
Hazan mevsimi ile arkadaş oluyorum...Zinet Ermiş/Almanya
 
Yaşanan unutulmaz mazimiz anı dolu
Gelmesen de yürürüm sevda denen o yolu
Ben şakıyan bülbülün sen bahçemin has gülü
Hayalden uyandıran sesine geliyorum. …Ziyânûrdan/Ankara
 
Kavuşuruz diyerek özlemi büyütürüm
İçimdeki vuslatı takvime belirtirim
Gönlüme söz geçmiyor, nasıl da avuturum
Farkında mısın acep günlerdir n’oluyorum?...Ziya Polat/ Karaisalı
………………….oOo……………………
 
İSTANBUL FETHİ KONULU
mmn_stn.jpg
İSTANBUL FETHİ KONULU FASL-I MUHABBET ŞİİR SEÇKİSİ
 ( EV SAHİBİ ŞAİR MÜMİN ÜSTÜN)
 
Tarihin her dönemi mücevhersin incisin
Çirkinlikten uzaksın berisin ey İstanbul
Güzellikte daima baştasın birincisin
Osmanoğlu’nda beysin çerisin ey İstanbul...Abdullah Çelebioğlu/ Düzce
 
Tarihin uyandığı, tepelerde kurulmuş
Görenler güzelliğe, ta kalbinden vurulmuş
Sessizliğe bakmayın, sanmayın ki durulmuş
Sana aşık olanın, yârisin ey İstanbul…Adem Çağlı- Kırıkhan / Hatay
 
Kızılelma ülküsü Türkün varacağı yer,
İstanbul kızıl elma, diyordu bütün Türkler,
Fatihle gerçekleşti, Türklere kutlu zafer,
Sen bizim ülkümüzün, terisin ey İstanbul…Ali Akın(Albazoğlu)/Tarsus/Mersin
 
Fatih Sultan Mehmet'ten, bize büyük hediye
Yüce Türk milletinin, sur'usun Ey İstanbul
Akıncılar uğrunda, döndü birer deliye
Rabbim kıyamete dek, korusun Ey İstanbul...Ali Akpınar/Isparta
 
İstanbul Boğazımız gemilerin yoludur
Balıkların mekânı şarkıların dilidir
İşini bilenlere şehirlerin gülüdür
Allah sizi depremden korusun Ey! İstanbul.…Ali Köşker/Osmaniye
 
İnsanlık tarihinin kalbi bağrında atar
Şehitler evliyalar senin sinende yatar
Zengini ve yoksulu sende yaşar bahtiyar
İslamin tek umudu nurusun ey! İstanbul…Asım Yavaş /İstanbul
 
Yedi tepe üstünde yerin muhteşem senin,
Ömür boyu gönlümde yaşıyorsun nâzenin,
Dünyada kimselere olmaz ki kalpte kinin,
Seni seven gönlümün yârisin ey! İstanbul…Âşık Ali Ataş/ Kahramanmaraş
 
Hatırlayalım dostlar, Peygamber hadisini
Susturmasın Allah'ım, senden ezan sesini
Fatih'ten aldı herkes, unutulmaz dersini
Sen bizim kalbimizin, sırısın Ey İstanbul... Aşık Vehbi Gülen/Hatay...
 
İhanet edenlere Fatihin laneti var
Bir fiske toprak veren olsun dünya ona dar
Kıymet bilmeyenlerin yağsın başına taş kar
Canımızdan ileri berisin ey İstanbul…Ayşe Atlı Selen Ayselen Samsun
 
Kirpikler onunla kabarır hep tüylerim
Tespih çektikten sonra gönlümdekin söylerim
Bir şey bilmiyorum da şu duayı eylerim
Seni ebedi Mevla korusun ey İstanbul…Bekir Cıla/ İskenderun/ Hatay
 
Allah Resulü seni Türk’e müjdeleyecek
Edirne’den dökülen toplarla dövülecek
Ulubatlı Hasan’lar, burca bayrak dikecek
Yiğitlerin makberi nar’ısın Ey İstanbul…Birsen Yurdakul Tomurcuklu/Edirne
 
Tarihi yapıların ihtişamıyla durur
Türklere nasip oldun, Fatih'indir o gurur
Necip Milletim seni sonsuza değin korur
Çağlar açıp kapatan, birisin Ey!İstanbul...Cahit Ada/Çorum
 
Şairlerin yandığı güzeller güzelisin
Gazelhanların eşsiz dilinde gazelisin
Kıyamet kopana dek burada ezelisin
Gerçek medeniyetin sur’usun Ey!İstanbul…Dindari/Osman Dindar/İst.
 
Kimler kimler barındı toprağında taşında.
Bereketin bol şükür belli oldu aşında.
Evliyalar, ermişler, olmasaydı başında.
Dünya kalbi geçmişin sırısın ey İstanbul…Emine Korkmaz Şenel /Almanya.
 
Bizans’tan aldı Fatih, Mimar Sinan işledi,
Topkapı sarayını yedi düvel düşledi,
Kapalı çarşı, Fatih külliyesi başladı,
Yedi tepe koynunda yarısın ey! İstanbul…Emir Şıktaş/ İğdır
 
Fatih Sultan Mehmet’im padişahlar pirisin,
Akşemseddin üstadım gönüllerin erisin,
Ulubatlı Hasan'ım gönlümüzde dirisin,
Gönüllere taht kurdun terimsin Ey İstanbul…Enver Demir /Bursa
 
Gönüllere taht kurmuş güzellik abidesi
Yaşadı O şehirde torun, baba, dedesi
Bir görenin geliyor bir daha da gidesi
İki kıta, kaç deniz yerisin ey İstanbul...Erdal Ünal(Erdal)/Ankara
 
Sana şehadet canlar, can olmuş canımıza.
Bizi bilenler anlar, son damla kanımıza.
Misafirperveriz de göz koyman anımıza.
Bu millete et tırnak derisin Ey! İstanbul...Er Tuğrul Mustafa Özyurt/ Niksar
 
Gõk kubbene yakışır ay-yıldızlı bayrağım
Köklü bir çınar gibi duruşuna hayranım
Bırakmam terk edemem sensin taşım toprağım
Mazlumları koruyan yârısın ey İstanbul...Fatih Gülay/ Antalya
 
Peygamber efendimiz güzel müjdeyi verdi,
İstanbul'u kuşatan komutanı çok övdü,
O Fatih Sultan Mehmet bu mutluluğu gördü,
Bütün Türk milletinin yârisin Ey İstanbul....Handan Çiçek/Sivas
 
Kahpe Bizans elinden kurtarılmandan beri
Zafer meşalesinin harısın ey İstanbul
Nice kahramanların emek ve alın teri
Ölümsüz Fatihlerin yârısın ey İstanbul…Hanife Çamkerten Maçça /Rize
 
Sen gönüllere safi bal yapan has arısın
Yüce dağların yaz kış erimeyen karısın
Sana bizce bakmayan karlar gibi erisin
Mezarda kurtlar yesin çürüsün Ey İstanbul…Hasan Fayda/ Konya
 
Hem Avrupa, hem Asya, medeniyet köprüsü
Boğazdaki köprüler, sanki gerdanlık süsü.
Her mevsim ayrı şevktir, her renk bitki örtüsü.
Mihenk taşı andıran ,surusun ey İstanbul../Hasan Turgut/Akdagmadeni
 
Fatih in fethi ile mülk oldun Osmanlı' ya,
Üç kıtanın gözünün ferisin ey İstanbul!
Yollar senden ulaşır canım Anadolu' ya,
Rabbim seni her daim korusun ey İstanbul!...Hüsrani / Kayseri
 
Yüce peygamberimiz, muştulamıştı bizi,
Nice kahramanların, dururken kutlu izi,
Tarihler nasıl saklar, sendeki sırlı gizi,
Gönlümün yıpranmayan, yerisin Ey! İstanbul…İbrahim Bekler(Yörük Beyi)/Ankara
 
Büyük kutlu müjdeye müşerref olmak için
Nice çaba harcadı fethedip almak için
Göğsünde ebediyyen uykuya dalmak için
O Fatihin gözünün ferisin Ey İstanbul!..İlhâmi /ANKARA
 
Dünyanın merkezisin, çekim gücün çok fazla,
Her gören âşık olur, yaklaşır sana naz'la,
Çağdaşlık hedefine, hem de büyük bir hızla,
Yol verdi genç Fatihler, yürüsün ey İstanbul…İlker Durmuş/İzmir
 
Şehirlerin içinde, büyüktür senin yerin
Göç aldıkça alıyor, dipsiz kuyu çok derin
Nasıl rahat yaşarlar, değişir mi kaderin
Halâ çok göç almada, serisin ey! İstanbul ...İsmail Şimşek (Gururi)/Artvin
 
Her tepende mabetler yükselir ezan sesi
Boğazın incisisin mest edersin her kesi
Her hali, her şekliyle tam bir İslam beldesi
Peygamberin muştulu yerisin ey İstanbul…İsmet Develioğlu ( Turanlı)/Osmaniye
 
Fatihler, Süleymanlar var o bağrında yatan
Yedi tepe büyülü, bu mu? Seni sırlatan
Ne güzel bir komutan Feth eden o komutan
Gemilerin karadan yürüsün Ey! İstanbul…Kemal Köse /Kahramanmaraş
 
Şairler senin için, bak gör neler yazdılar,
Yunanın gözü varmış, hepsi birden kızdılar.
Sana yan bakanların, mezarını kazdılar,
İt ürse de kervanın, yürüsün ey! İstanbul...Kılıç'ı ( Zülfikar Kılıç)/ Kayseri
 
Ülkemin gözbebeği, yoktur benzeri eşi,
Sevdalı yüreğimin, harısın ey İstanbul!
Herkese kucak açar, yıpranmaz hiç kumaşı,
Bin bir çeşit insanın, garısın ey İstanbul!... Kul Garip(Ekrem Gül), Niğde/Bor
 
Sende hitam bulmuştu asrın karanlık yüzü.
Sen tanımadan daha tanıdı Nebi bizi.
Düzledi ulu Hakan ol geceyi gündüzü.
Sen bizim için yine irisin ey İstanbul…Lütuf veli/ Kadirli.
 
Kuruluşundan beri nedende niçindesin
Fethine mahzarınla en üstün biçimdesin
Tarihin kültürünle özümün içindesin
Damarımdaki kandan berisin Ey ! İstanbul. .Mehmet Alan ( Birfâni) /Bafra/Samsun
 
Ayasofya sendeydi ezan sesin kestiler
Kutsal olan mabede abdestsizce bastılar
Nice gafil düşmanlar senin için estiler
Sen yıpranmazsın asla dirisin Ey! İstanbul.. Mehmet iler/Ankara
 
Göğsünde minareler ezanları susmuyor
İman yeli dokunur başka rüzgâr esmiyor
Bir nazlı bayraksın ki kimse sana küsmüyor
Anadolu sevdanla yürüsün ey İstanbul...Meliha Boz /İstanbul
 
On sekiz bin âlemin resulü övmüş seni
Üstüne mekân kurdu Allah'ın en son dini
Dünyanın merkezisin olduk bu fikre kani
Milletimi gözünün nurusun ey İstanbul…Mevlüt Eşgünoğlu/ Atakum/ Samsun
 
Yedi tepe diyorlar, bilin güzel bu yurda.
Nice evliyalar şehit, yatıyorlar bu surda.
Fermanlar yazıldı bak. Okunuyor cihanda.
Dünya durdukça şanın, yürüsün Ey İstanbul... Mevlüt Işıldak/ El-aziz.
 
Ezanlar minareden namaza davet eder
Ezan sesi haz verir müminde kalmaz keder
Ecdat nice can verdi emek olur mu heder
Behlül diyor temiz ve arısın ey İstanbul. …Mustafa Zincirkıran(Behlül)/Kadirli
 
Velhasıl tüm Dünyanın, üzerindeydi gözü,
Bir kâbustu adeta, Bizans’ın kirli yüzü,
Fatih Sultan Mehmet Han, söyledi en son sözü,
Bin dört yüz elli üç‘ün, kârısın Ey! İstanbul....Necdet Akcakaya/Ankara
 
Her köşe bucağında tarihin kokusu var
Sen medeniyetlerin ser'isin ey İstanbul
Bastığım toprağında Osmanlı dokusu var
Fatih Sultan Mehmet'in sırısın ey İstanbul…TC Nezaket Demir/Trabzon
 
Bütün yurdumuz için, başlayalım duaya
Uyan Türkiye’m uyan, dalıp kalma uykuya
Bu Sarıateş Nuh’um, gelip gördü seni ya
Bütün bu gönüllerin, varısın Ey Istanbul…Nuh Sarıateş /İskenderun
 
Hadis’te ismin geçer kutlu bir şehirsin sen
Boğazına bakınca koca bir nehirsin sen
Yazılmış, yazılacak destanlık şiirsin sen
Gözlerde parıldayan Nur'usun ey! İstanbul.,,Nurdan Uzun/Bursa
 
Tüm dünyadan turistler geliyor akin akin
Güzel olan bu şehr-in değerlerine bakın
Tarih-i eserlere dokunmayın siz sakin
Eşsiz güzelliklerin pir’isin ey İstanbul…Orhan Buran- Buranî/ adana
 
Tüm Âlem-i cihanda/senin ismin anılır.
Şu güzelim boğazlar/sanki cennet sanılır.
Ebedin, ezelini / bildim diyen yanılır.
Sana gönül verenin/yârisin ey İstanbul.!...Ömer Parlak ( Adl-i ) / Ardahan
 
Yedi tepe üstüne kurulmuş bir şehirsin
Dünyanın en nadide yerisin ey İstanbul.
İnsanlık vadisinde çağlayan bir nehirsin
Yakışmaz hiç bulanmak durusun ey İstanbul…Ramazan Demirtaş/ Kahramanmaraş
 
Kimler yatar bağrında hele şöyle bir düşün
Fetih için beklerdi aşkla yanardı döşün
Bindörtyüzelliüçtür bize dek senin koşun
Eyyüp el Ensari’nin yârisin Ey! İstanbul…Selahattin Acun/Adana
 
Bizler sana ihanet etmedik desem yalan
Gelen Şehreminleri yapmadı düzgün plan
Taşını Toprağını kimler eyledi talan
Cevabı verilmeyen sorusun ey İstanbul…Seyit Berber/Adana.
 
Boğaz mavi gerdanlık, ışık inciyle donat
Anadolu, Trakya, kuş misal iki kanat
Rabb'imin usta işi, oya mükemmel sanat
Vatanda özel yerin, yarısın ey! İstanbul...Yaşar Temirli (Işıkhan)/Bozüyük _Bilecik
 
Dünyada güzel şehir, kucaklar, cümle millet
Medeniyet kapısı, anlatır, ecdat devlet
Fethine mazhar sultan, mutlak bilmeli evlat
Gök kubbenin içinde, durusun Ey! İstanbul…Yurdanur İşleyen /Amasya
 
Bir çağ açıp kapattı bu güzel şanlı şehir
Bir geçit vermiş deniz sanki koca bir nehir
KURAN yazmış müjdeyi bu ulusa bir mehir
Mevlâ seni ebedi korusun Ey! İstanbul…Yusuf  Lelik/ Adana
 
Sana ne çok şiirler, menkıbeler yazılmış,
Âlemlerin kalbinde, perisin Ey! İstanbul.
Her köşen tarih kokar, yedi tepen yayılmış,
Fetihler yapanların sırrı'sın Ey İstanbul...Zinet Ermiş/Almanya
 
Duyanlar söyler durur tarifsiz o adını
Gezen asla unutmaz o mübarek tadını
Sorana anlatalım tarihteki yâdını
Gönüllerin muhterem yârisin ey İstanbul!..…Ziyânûrdan/Ankara
…………………oOo………………….
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 213