6.ceviz festivali dinleyin

Tanıtıyoruz

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

sayaç.Belgesel

Aksu televizyonundayım

AKSU TELEVİZYONUNDAYIM
ANASAYFA arrow BENİM YAZDIKLARIM arrow BİZ BÖYLE YAŞADIK
BİZ BÖYLE YAŞADIK
      BİZ BÖYLE YAŞADIK
       Cerit halkı zamanında çok fakirdi. Bütün halk malcılıkla çiftçilikle uğraşır genelde Çukurova'dan geçim sağlardık. Evlerimiz taş duvar mertek ve çapkı’lı üzeri toprakla örtülü çamur sıvalı. Odası penceresi tuvaleti banyosu suyu yoktu. Köylü suyu büyük pınardan içerdi. Sobamız yoktu ocakta odun yakar ısınırdık. Sekiz on baş horanda evlik dediğimiz on beş yirmi metrekare bir yerde yatardık. Elektrik yoktu gaz yağı yakar geceleri evimizi ışıtırdık gazyağı bulunmadığı zaman lastik kırıntısı çam yakardık.
       Eskiden köye üç dört metre kar yağardı. Sabahtan akşama kadar damlardan kar kürürdük. O zamanlar köyde komşuluk dostluk yardımlaşmalar vardı. Ev yaparken hasat zamanı herkes birbirine yardım ederdi. İnsanlarda saygı sevgi büyük küçük vardı. O günlerde Cerit'in yolu yoktu arabası yoktu arada bir kısığın sularını geçerek dereye yukarı cip gelirdi. Köylünün arabası kapısındaki at'ı katır'ı merkep'i idi,
       Zamanı geldiğinde köylü ailecek Çukurova’ya çapaya pamuğa giderdik. Köyün yolu yoktu nasıl giderdik anlatayım? Kapısında merkep’i at'ı katır'ı olmayan olandan emanet alır yatağını yiyeceğini yükler bozlara inerdi. Çok zamanda haydarlıya gider tirenle kara vagonla Adana'ya giderdik. Bozlardan yükü kamyonlara yükler üzerine 30/40 kişi çoluk çocuk kadın erkek biner Fevzi paşadan rampaya tırmanır gâvur dağının rampalarını yılan eğrisi virajlarını geçene kadar çoluk çocuk ellerimiz havada hepimiz kaza olmasın diye
       Allah'a yalvarır dağı aşana kadar dua ederdik. Bu virajlı ve rampalı yolları eski adamlar çok iyi bilirler. Adana'ya varır bir ay çapa vururduk mevsiminde bir buçuk ay pamuk toplar yine kamyonlarla bozlara gelir oradan da geldiğimiz gibi yine yükleri katır'lara, merkep'lere yükler bazı hafif yükleri sırtımıza alarak Cerit'e gelirdik. O günler Kazancımızda alın teri vardı o yüzden bereketliydi. Şimdiki kazançlar bereketsiz çünkü aza kanaati şükür’ü unuttuk. Günümüzün insanları çok, çok rahattır.
       Herkesin kapısında Taksi, Kamyon, Minibüs, Traktör her türlü araç emrinde hazır, şimdiyse vatandaş Cerit'te sokakta cadde de araba park edecek yer bulamıyor. Cerit halkı şimdi Çukurova’yı unuttu birçokları devlete gözün dikmiş ondan gelecek üç beş kuruş yardımı bekliyor. Aybaşı geldiğinde PTT’nin önünde ATM’lerin önünde kuyruklar oluşuyor. Birçokları maaş aldıkları halde geçinemiyor. Adam Pazarcığa gidecek on beş lira yol parası için fona koşuyor. Yaşlımız dulumuz engellimiz maaş alıyor annesine babasına hastasına bakan maaş alıyor. Devlet bir noktada insanları hantallaştırdı. Alın teriyle kazanıp yemek ne tatlıydı? Aslında bu hantallık zincirinin kırılması lazımdır Saygılarımla… Âşık Ali Ataş
Kommentare (0) >>
Kommentar schreiben

Sie müssen angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben. Bitte registrieren, wenn Sie noch kein Konto haben.


busy
 
< Önceki   Sonraki >