bayrak taşıyanlar

Aşık Ali Aksu tvde

Aksu tv deyim

Üye girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

VİDEO LİNKLERİ

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

sayaç.

ANASAYFA arrow YAŞANMIŞ GERÇEKLER 2 arrow YAŞANMIŞ GERÇEKLER 08
YAŞANMIŞ GERÇEKLER 08
         Bölüm (8)  
           MERAKLIYMIŞ:
           Daşo dedenin bitmez tükenmez yaşadıkları var. Daşo durmadan topal merkep alırmış.Aldığı topal merkepleri eve getirir, hanımı kızar.  “Ne yapacaksın bu topal merkepleri. Kime satacaksın?” der. Daşo “Hiç sorma hanım. İnşallah benim gibi bir meraklısı gelirde hepsini birden satarız. Epey paramız olur.” der.
           ---------------------------
           MUSKA YAZDIRIR:
           Mercen obasında ikamet eden Kır Ali Hacı Yusuf’un kayın validesinin ineği hastalanır. “Hacı yavrum bizim inek hastalandı. Köye gittiğinde Molla hacıya bir muska yazdır” der. Hacı kayınvalideyi kırmaz köye gelir. Molla Hacı’yı arar bulamaz. Hacı bir köşeye oturur cebinden bir parça kâğıt çıkartır kâğıtlara rasgele bişeyler yazar. Muska şeklinde dürer. Eve geldiğinde kayın validesi “Hacı hani muska” der. Hacı muskaları çıkartır tarif eder. “Şunu suya ısla, üç gün suyunu içir” der. “Şunu boynuzuna tak. Şunu da ulu bir ağacın dibine göm” der. Kayın valide hacının dediklerin yapar ineği iyi olur. Kayın valide “borcum ne?” der Hacı Yusuf “muska parayla yazılmazmış Hacı emmi para almadı” der.
            ------------------------------------
            MEVLİT OKUTTUĞU GİBİ:
            Köyde komik ve yaşlı adam Kara Ömer, namazını her gün Keziban Hatun Camisinde kılarmış. Cemaat ikindi namazın kılar. Kara Ömer ayağa kalkar. Cemaat “Mevlit okutacağım, bize buyurun.” der. Kendisi acele camiden çıkar. Eve gelir. İçeri girer, kapıyı içerden kilitler. Biraz sonra cami cemaati gelir. Bakarlar kapı kilitli. Hiçbir şeyden haberi olmayan hanım, kapıyı açar. “Hanım kapıyı açma beni döverler” der. “Önce beni sakla, kapıyı öyle aç.” der. Hanım Kara Ömer’i saklar. Kapıyı açar, bekleyen misafirlere  “Buyurun ne diyorsunuz?” der. Cemaatten biri “Ömer amca mevlit okutacağın söyledi geldik deyince.” Bu sesi duyan Kara Ömer saklandığı yerden hanımına, “Gelen misafirlere söyle, mevlit okuyacak hoca bulamamış. Başka zaman gelsinler.” der. Hanım kocasının dediklerini cemaat a söyler. Herkes çekilir, evine gider. Hanım “Ömer niye Millet’e yalan söyledin. Ayıp olmadı mı?” der. “Boş ver onları kandırdım. Akıllı olalardı.
        -------------------------------------
        ON KURUŞUMU BİLİRİM:
        Bir gün motosikletim ile giderken mahallede bir tavuk tepeledim, tavuk öldü. Sahibi bir amca yanıma geldi.
“Tavuğunuzu tepeledim parasını vereyim” derken  içerden ağlayarak bir kız çocuğu geldi. “Tavuğumu öldürdün. Ben on kuruşumu bilirim.” diye ağlıyordu.
         Çocuğa bir lira verdim almadı. Amcaya beş lira verdim. Kendisi de çocuğa yirmi beş kuruş verdi. Çocuk parayı alınca ağlamaktan vaz geçti. Meğerse on kuruş diye yirmi beş kuruş istermiş.
       -----------------------
       PEŞİN ALIRIZ:
       İki usta Memiş İsmail ve Cuhla Ömer bir vatandaşın evin yapıyorlarmış. Öğleye kadar çalışırlar. Bakıyorlar duvar uçacak. İkisi bir duvara dayanırlar. Ev sahibi gelir. “Niye Çalışmıyorsunuz” der. Ustalar “Biz borca çalışmıyoruz. Yevmiyemizi peşin vereceksin. Yoksa duvarı geri yıkarız.” derler. “Ev sahibi ev bitmeden para verilir mi? evimi bitirin, paranızı alın.” der.Duvar zaten yıkılacak. “Para peşin değilse bizde duvarı yıkıyoruz.” deyip ikisi bir duvarın önünden kaçarlar.
Yaptıkları duvar da kendiliğinden yıkılır.
         ------------------------
         PENCEREYİ AÇ:
         Adamın biri bilgisayar alır. Ama kullanmasını pek bilmez. O zamanlar MSN çok meşhurdur. İlk defa bir arkadaşıyla çetleşiyor. adama; “pencereyi açar mısın?” deyince kalkıp odanın penceresini açar. Aradan az bir zaman  geçer tekrar sorar pencereyi “açtım” der. “Arkadaşım sana kamerayı aç dedim” deyince “kameradan pencere mi olur doğrudan kamerayı aç deseydiniz” der. Ve kamerayı açar. Arkadaşıyla görüntülü olarak görüşür.
          ---------------------------
           REZİL Mİ OLAYIM:
           Ceritli esnaf Çoban Hacı’ya bir komşusu gelir “Birine borcum var bana on lira ver yarın geri veririm.” deyince Hacı, “Borçlu yarına kadar bekleyemiyor mu? Dur paraya sorayım. Ver derse vereyim.” der Hacı cebinden parayı çıkartır.“Komşu seni istiyor verip de mi rezil olayım, vermeyim öylemi rezil olayım.” der. Sonra komşuya döner; “Paraya sordum verme öyle rezil ol daha iyi dedi.” der. Çoban Hacı Kırıcı (2004) yılında vefat etmiştir. Allah rahmet eylesin. 
           --------------------------------
            SARIKLI GÖRSEYDİN:
            Aksu mahallesinde ikamet eden merhum Mehmet Aygörmez’in lakabına Daşo derlerdi. Bu insan Nasrettin Hoca gibi biriydi. Bir gün Bozlar köyüne çalışmaya giderken yolun kenarında bir gazete parçası bulur. Okuma yazması olmayan Daşo kâğıdı eline alır. Yolun kenarına oturur. Kâğıda bakarken başı sarıklı bir yolcu gelir. “Amca elinizdeki ne?” der. “Oğul şurada bir kâğıt parçası buldum, bakıyorum benimle konuşmuyor der. Yolcu, “Gazete insanlarla konuşmaz” der. Gazeteyi Daşo’dan alır sesli sesli Okumaya başlar. Daşo merak ederek dinler. “Allah Allah benimle neden konuşmaz diye düşünür.” Yolcu oradan ayrılır. Daşo tekrar gazete parçasını eline alır bakar bakar ses yok “Konuş sene (..diğim) şimdi bir başı sarıklı görsen dil verir söylerdin.” der. Daşo emmi (1965) yılında vefat etmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet diliyoruz. Kaynak Kişi Hıdır Aygörmez
----------------------------
Devamı bölüm 9’da
 
 
< Önceki   Sonraki >