bayrak taşıyanlar

Aşık Ali Aksu tvde

Aksu tv deyim

Üye girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

VİDEO LİNKLERİ

Aşık Ali Seçme Şiirleri

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

sayyaç

MEHMET BAHÇE YAZDI

alii.JPG                   Ç.CERİT’TE BİR OZAN
                   Bir fener alda eline,
                   Vur karanlığın beline,
                   Bak şu köyün ozanına,
                   Hoş mu dur hoş değil midir?
   İlçemizin medarı iftiharı, ozan, şair, sanatçı abimiz, mahlası ile Âşık Ali, ismiyle Ali Ataş hakkında bir şeyler söylemek çoktandır aklımdaydı. Çocukluğumdan beri onu tanır, uzaktan icraatlarını takip eder, hayran kalırdım. Belki kendisi bunu bilmiyordu. Benim gibi birçok gizli takipçisi de vardır
veya olmuştur.
  1970 Yıllarında kapalı bir yer olan köyümüzde her yenilik, her farklı şey herkes gibi benimde dikkatimi çeker ve ilgiyle takip ederdim. Bu yenilik öncülerinden biride şüphesiz Ali Ataş’tı. Ben onu bazen fotoğrafçı, bazen elektronikçi, bazen şair, bazen ozan olarak görürdüm. Yaptıkları hoşuma giderdi. Biz ilkokuldayken bizim vesikalık resmimizi çekmişti. Fotoğrafçılık o zamanlar çok ilgi uyandırırdı. İnsanların hoşuna giden bir olaydı.
---------------------------
   Cerit’in ilk fotoğrafçısı diyebilirim. Ali Abi’yi fotoğraf makinesi elinde kutlama programlarında veya bir açılışta. Kamerası omzunda düğünler de görürsünüz. Kâh sazıyla bir mecliste, ya bir şölende ve düğünlerde, 23 Nisan Çocuk Bayramı okullarda çalar söylerdi. Kendisi atışmacı bir şairimizdir. Onun tükenmez maharetleri varda esas mesleği elektronikçi. Radyo ve televizyon tamirciliğini kitaplar okuyarak kendi kendini yetiştirmiştir. Kendi ustası kendisidir.
---------------------------
   Radyoların kabinlerini kendisi yapardı ve çokta şık olurdu. Ben biraz elektroniğe meraklı biriyimdir. Bir keresinde Ali Abi’den bir radyo almıştım. Meraktan kurcalayarak bozmuştum. Daha özel radyolar yokken kendi kendine bir radyo vericisi yapmış ve radyo yayınlarını kısa dalgadan Çağlayancerit Halk’ına dinletirdi. Şimdi düşünüyorum da o zamanda bu kafa, bu zekâ müthiş bir şey anlayana.
   Tabi zaman geçti özel radyolar başladı. Ben bir ara “Ali abi senin şu bir radyo vericin vardı ne oldu?” diye sormuştum. O da ‘’Duruyor.’’ demişti ve o vericiyi istedim. ‘’Al senin olsun.’’ dedi. Bende aldım ve onu Adana’ya götürdüm. Bir süre uğraştım. Sonrada nasıl olduysa kaybettim. Bütün bunları niye anlatıyorum. Tabi ki hem bir anı, hem Ali Abi gibi bir değerin kıymetinin bilinmesini istiyorum.
   Âşık Ali çok yönlü, çalışkan ve zeki bir insandır. Gönül dostu bir ozandır. Gönülleri coşturan bir şairdir. Sevgi ve muhabbet adamıdır. Karanlığa ışık tutan bir siraçtır, reformisttir. Milletini ve memleketini seven bir milliyetçidir. Doğru adamdır. Çağlayancerit aşığı biridir. Birçok yenilikte öncüdür. İnsanlar ondan ışık almışlardır. Ali Abi okuma yeteneği olan birisi olmasına rağmen ilkokuldan sonra yoksulluk ve okumanın anlamını bilmeyenlerin ilgisizliği nedeniyle okuyamamıştır.
   Kitap okumayı seven biri olduğunu söylüyor. Hatta babasının kitaplarını yırttığını anlatır. Yüksek okul okumasa da kendisini geliştirmiş bir insandır. Elini hangi işe atsa gericilik, cahillik, yobazlık karşısına çıkmıştır. Destekçisi olmamıştır. Hep kösteklenmiştir. Ama o sağlam iradeyle kimse baş edememiştir. O yapacağını bütün olumsuzluklara rağmen yapmıştır.
   Geriliğin ve gericiliğin hüküm sürdüğü bir devirde, o durmamış ve ilerlemiştir. Yoksulluk ve eli baltalı bir babaya rağmen, çocukluğunda zaman zaman kendi ürettiği çamurdan radyo, tahtadan araba, bisiklet, su değirmeni, rüzgârdan elektrik üretme, saz yapma gibi icatlar onun geleceğine dair ipuçları veriyordu. Bu minyatür çalışmalarını büyüyünce bir bir gerçekleştirmiştir. Cerit Halk’ı için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Bu işlerden bir menfaat sağlamamıştır.
   Onun menfaati gönüllerde yaşamak olmuştur. Soy ismi Ataş kendisine kaba gelir. Nüfus cüzdanından (A) harfini siler, yerine (E) harfi yazar. Ali Ateş olarak askere gider. Günümüz bilgi, teknoloji ve iletişim çağıdır. Bilgisayar ve internet günümüzün vazgeçilmezleri arasındadır. Onun yaşındaki birçok insan, bilgisayardan anlamaz. İnternet desen ismini telaffuz edemez, hele hele internet sitesi desen, hiçbir şey anlamazken ilerlemiş yaşına rağmen bilgisayarı öğrenmiş, internet sitesi kurmuş ve yönetiyor. (http://atasali.blogspot.com/)
(http://cerithaber.blogspot.com.tr/) sitelerinde Çağlayancerit’i herkese tanıtmış.
   Haberler yayımlıyor. Çağlayancerit hakkında çok kapsamlı bilgiler verir. Faydalı yazılar yayımlıyor. Halk’ın dertlerini o güzel şiirleriyle anlatır. Bu site sayesinde Çağlayancerit dışında olanlar,  Cerit hakkında bilgi sahibi oluyor. Bu Cerit için önemli bir işlevdir. Kendisine teşekkür ediyoruz. Şimdi, ilçemiz için bu değerin kıymetini bilmemiz gerekiyor.
   O bir ozandır. O bir şairdir. O bir Sanat icracısıdır. Sanat ise var olandan kaçıştır. Olayların ve hayatın öteki yüzünü, olmayanını sunar size. Var olan zaten vardır. Arayışın bir nebze bulma hissedilişidir sanat. Kimse aradığını bulamamıştır. Sanat insanı bir nebze tatmin eder burada. İşte sanatçı bunu yapar. Şiiriyle büyüler, sazı ve sözü ile sizi başka dünyalara götürür. Kendisinin ifadesiyle çektiğim cefalara rağmen ‘’Bugün her şeyimi babama borçluyum. Babam sazımı kırmasa belki evimden, köyümden çıkmazdım. Hayatın zorluklarını, çilelerini yaşamasını bilmezdim.”
   Bütün mesele durmamaktır. Hayat dinamizmi gerektirir. Hayat bir hicrettir. Bir yerde çakılıp kalanlar hiçbir yere varamamıştır. Bugün dünyanın süper gücü ABD’ yi yaratanlar Avrupa’dan gidenlerdir. Ozanımızda bir gurbet yaşamasaydı belki bu durumda olmazdı. Ama ozanımızın istidadı vardı. O köyünden çıkmasa da farklı bir kulvarda yine yapacağını yapardı. Evet, gönülde aşk ve serde cefa olmasaydı ozan olabilirimiydi? İnsanı pişiren, olgunlaştıran insanın çektiği sıkıntı, çile, ızdırap, hasretlik, yokluk gibi kötü sandığımız olgulardır.
   Ozan çilekeştir. Ozan yüksek dağlar gibi başı dumanlı, gönlü ummanlar gibi engin, zihni berrak, mert ve delikanlıdır. Bir pula satmaz kendini. Eğilmez haksızlık karşısında, özü ve sözü birdir. Kendisiyle barışıktır. Kendi benliğine ihanet etmez.
   Halkıyla hemhaldır. Fazla konuşmaz. ‘’Fazla söze gerek yok!’’ dedirten birkaç mısra ile anlatır meramını. Mısralarında, şikâyet, aşk, sevgi, ağıt, beddua, taşlama, uyarı ve öğüt, eleştiri, haksızlığa isyan, hak edene bir çift sözü vardır. Ezberini bozar ezbere konuşanların. Ozan olmanın bütün özelliklerini taşır. Şimdi onun ozanlığından birkaç örnek şiiriyle yazımıza devam edelim.
---------------------------------------
    Çağlayancerit’i en lirik şiirleri ile yorumlar. Şikâyetini bir kıta ile şöyle anlatır.
---------------------------------------
Yürüyen yolcuya dur diyemedim,
Sen ayak uydurup yürüyemedin,
Birçokların ikna eyleyemedim,
İnsanları boşa yeler Cerit’in.
---------------------------------------
    Ozanımız alttaki şiirinde Cerit ile ilgili şikâyetlerini anlatsa da ilçesinin gelişmesi için şu şiiriyle anlatır.
--------------------------------------- 
Cerit seni met etmektir dileğim,
Bol olsun ekinin harmanın Cerit.
Ömür boyu güçlü olsun bileğin,
Var olsun kolunda dermanın Cerit.
---------------------------------------    
    Bütün çabalarına rağmen geri kalmışlık kaderinden kurtulamayan Cerit için kırgın, umutsuz ve küskündür.
---------------------------------------
Tembellerle vakit geçirip durdun,
Hem perişan olduk sen bizi yordun,
Yenilikte hep öncüyüm diyordun,
Yalan sözlerine kırgınım Cerit.
-------------------------------------
    Ozan yine Cerit’in makûs kaderinden şikâyetçidir. Şöyle anlatır.
-------------------------------------
Tarihlerden beri böyle,
Cerit’linin kaderi bu.
Hiçbir farkı yok ki köyle,
Cerit’linin kaderi bu.
-------------------------------------
   Sevdiği yanında yok diye Azrail’e can vermeyecek kadar sevdalıdır. Bir sevda bundan daha güzel anlatılamaz.
-------------------------------------
Azrail canımı almaya gelmiş,
Yoksun diye ölemedim nazlı yar.
Karlı kışlı dağlar kesti yolumu,
Engel oldu gelemedim nazlı yar.
-------------------------------------
   Belli ki birileri mal servet sahibi olunca kendisini bir şey beller. Onlara da bir çift sözü var ozanın.
----------------------------------
Gezdin Çukurova’larda,
Su taşırdın kovalarla,
Şimdi ağzın havalarda,
Zengin oldum bire yavrum.
-----------------------------------
   Bir beddua edişi var ki bu bedduayı alan asla iflah olmaz.
-----------------------------------
Dilerim evine matemler dolsun,
Bağında açmasın gülleri solsun,
Ayağı kırılsın gözü kör olsun,
Bağımı bahçemi yolan insanın.
---------------------------------
   Muhsin Yazıcıoğlu’na yazmış olduğu Ağıtından bir kıta
--------------------------------
Keş dağında imiş enkaz,
Üç gün kaldı orda en az,
Üşüyordun hava ayaz,
Yaktın bizi Muhsin başkan.
------------------------------
   Yine ozanımız bir şiir’inde Çağlayancerit’i şöyle anlatmış.
----------------------------------------
Güz gelince cevizleri dökülür,
Velhan olan tarlaları ekilir,
Yıllar kurak gider suyu çekilir,
Aklıma pınarı gelir Cerit’in.
-------------------------------------
   Ozanımızın Doğa sevgisi bir kıtada özetlenir.
------------------------------
Engizek’te rüzgâr eser,
Gürler Çağlayancerit’te.
Odun için ağaç keser,
Körler Çağlayancerit’te.
----------------------------
   Ozanımız bulunduğu toplumda sevilmediğini veya bazı insanlara sitemmi etmiş Anlamış değiliz bakın şiir’lerinde ne diyor.
------------------------------
Daha şimdi bilmezsiniz,
Sanma ki siz ölmezsiniz,
Seversiniz sevmezsiniz,
Ben gidersem anlarsınız.
---------------------------
   Büyük şeytan, kan emici, emperyalist Amerika için bu kadar söylenir ancak.
--------------------------------------
Devlet devlet ile rahat yaşardı,
Şu münafık Amerika olmasa.
Yardım için birbirine koşardı,
Şu münafık Amerika olmasa.
--------------------------------------
   Çaresizliğini şu mısrada ne güzel anlatır.
--------------------------------------------
Mevsim kıştır, çoluk çocuk üşüyor,
Bu yıl odun kömür almadık Hasan.
Yoksulluk her zaman bize düşüyor,
Biz buna bir çare bulmadık Hasan.
--------------------------------------------
   Tembellik ve bozulan dengeyi şöyle anlatır.
-----------------------------
Kovana erken doldular,
Arılarda tembelleşti.
Bize bal yapamaz oldular,
Arılarda tembelleşti.
----------------------------
   Kaybettiği eski dostları özlüyor belli ki,
----------------------------
Dostlar yitirdim neşeyi,
Arıyorum da bulamıyom.
Kaybettim Çakal Köse’yi,
Arıyomda bulamıyom.
----------------------------
   Demek ki Ali’yi Alkole alıştıran biri var ki bakın ona nasıl beddua ediyor.
----------------------------
Bana dediler budala,
Oynadılar ala, çala,
Oğlu kızı yetim kala,
Bana şarap içirenin.
---------------------------
   İnsanları farklılaştıran, ırklara sınıflara ayıran, efendi köle diyen bölücülere bir çift sözü var.
---------------------------------------
Yaratan ayırmaz hiçbir insanı,
Bölücüye kanma benden demesi.
Beraber kurtardık biz bu vatanı,
Yurduna sahip ol benden demesi.
---------------------------------------
   Bir dolu sitem, gücenme ve küsme,  hayırsızlara, yiyicilere, beleşçilere dir.
---------------------------------------
Herkes hesabına adam kayırır,
Torpile gücendim beye küstüm ben.
Çoğu siyasetten karnın doyurur,
Göçüp gidiyorum, köye küstüm ben.
---------------------------------------
Kinayeli bir dokundurur ki iki ayaklı eşeklere değmeyin.
------------------------------
Bedava çayır yayılır,
Bizim köyün eşekleri.
Kavak köküne bayılır,
Bizim köyün eşekleri.
------------------------------
    Haksız olan kardeşi de olsa hiç gözünün yaşına bakmaz.
------------------------------
Dinle sana söylüyorum,
Çekim kapanır mı EDE.
Sen şeytansın biliyorum,
Çekim kapanır mı ede,
-----------------------------
   Yukarıda örneğini verdiğim şiirlerden yüzlerce var. Hepside çok anlamlı ve edebi değeri olan şiirlerdir. Çok şey bu mısralara dökülmüş. Eline, yüreğine sağlık burada ozanımızın hakkını bir nebzecik teslim etme adına eli kalem tutan biri olarak bu yazıyı yazdım.
    Ali Abi hakkında çok şey anlattım diyemem ama dağınık ifadelerle de olsa onun adına bir şeyler yazılması ve söylenmesi gerekirdi. O, takdire şayan bir şahsiyettir. Bu kültür abidesi insan Çağlayancerit ve ülkemiz adına her zaman medarı iftiharımız olarak yaşayacaktır. Kendisine uzun ömürler diliyorum.
----------------------------
                    Araştırmacı Yazar: Mehmet Bahçe
 

 

 

 

  
 
 
< Önceki   Sonraki >