6.ceviz festivali dinleyin

Tanıtıyoruz

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

sayaç.Belgesel

Aksu televizyonundayım

AKSU TELEVİZYONUNDAYIM
ANASAYFA arrow BENİM YAZDIKLARIM arrow HABERSİZ YAŞADIK
HABERSİZ YAŞADIK
     HABERSİZ YAŞADIK
     60 yıl önce dünyada neler olup bitiyordu haberimiz yoktu. Evlerimizin penceresi tuvaleti banyosu yoktu. Çok perişan yaşadık
Dünyadan haberimiz yok habersiz yaşadık. Köyde elektrik evlerde su yoktu halk geceleri çam çıra gazyağı ile evlerin aydınlatırdı. Zorlu kış günlerinde pınara gidilmez içme suyumuzu kar eriterek temin ederdik. O günde teknoloji filan yoktu. Günümüzde teknolojiler o kadar ilerledi ki. Aldı başını gidiyor. Televizyonlar, Radyolar, Görüntülü akıllı cep telefonları. İnternet haberleşmeleri. Şimdi televizyonlarda izlenecek ne bir dizi ne doğru dürüst haber kimi evlendirme kimi çeşitli eşyalar çanak çömlek satıyorlar.
    Amma şimdi yaşayıp her şeyi görüyoruz. O tarihlerde bizim ne radyomuz ne telefonumuz vardı. 1957 yılında Amerika tarafından köyümüze büyük bir radyo ve beraberinde birde jeneratör verilmişti. O tarihlerde, köyde Laz oğlu lakaplı Ahmet isminde biri vardı. Saat tamiri yapardı. Muhtarlık radyonun sorumluluğunu bu adama verdi. Köyün muhtelif yerlerine kablolar çekilerek birkaç yere hoparlörler koydular.
      O günlerde radyo yayını da yoktu. Ankara uzun dalga radyosundan günün muhtelif saatlerinde bir saat yayın yapılırdı.
Sesi güzel olan kişiler gider radyoda mikrofondan türkü söyler halk bu kişileri dinlerdi. Çok sürmedi radyo bozuldu tamiri de yapılamadı radyo çöpe gitti. Daha sonra birkaç kişi büyük batarya ile çalışan radyo alanlar oldu. İlk radyoyu köyün ileri gelenlerinden Nazmi Tükel isimli vatandaş aldı. Köylü odasına toplanıp haber dinlerdi.
   O günlerde kısa dalgadan yayın yapan “bizim radyo” isminde bir radyo yayını vardı. Bu radyo günlük frekans değiştirirdi. Sabit yerden yayın yapmazdı. Nereden yayın yaptığı da bilinmiyordu. Günlük yarım saat haber verirdi. Bu radyo Türkiye’ye çok ağır hakaretler ederdi. 1960 yılında zamanın hükümeti rahmetli Adnan Menderes’in hakkında dedikodular yapıp hükümete tehditler savururdu. Az bir ömrünüz kaldı, Yakında ipiniz çekilecek gibi laflar ederdi. Sonunda “bizim radyo’nun” dedikleri olmuştu. Çok sürmedi rahmetli Adnan Menderes’i ve üç bakanını idam ettiler.
    Köyümüzün telefonu dahi yoktu. 1982 de köyümüze yeni gelmiş Cemal Çiçek isimli öğretmenin çabaları ile 1984 yılında köye telefon verildi. 1995 yılından sonra cep telefonları çıktı. Telefonlar yokken bir yere bir haber gidecekse bir tanıdık kişi gönderilirdi. Güya Halk cep telefonu ile rahatlığa kavuştu.
    Şimdi evimizin bir odasından öbür odasına gitmeye eriniyoruz. Her şey alo ile hallediliyor. Kapı komşumuza ve marketlere bile gitmeye erinir olduk. İnternet aracılığı ile dünyanın her yerinden istediğimiz evimize kadar geliyor. Eskiden insanlar yokluk içindeydi.
    Şimdi insanların hali vakti yerinde, Ailede on kişi varsa. Küçüğünden büyüğüne kadar herkesin son model cep telefonu var. Bu teknoloji hepimizi hantallaştırdı. Nedense rahatlığı sevmeye başladık. Bu telefonların bedenimize ruhumuza verdiği zararlar, belli değil. Bundan kimsenin haberi yok. Hani bizde bir atasözü vardır “Karamanın koyunu sonra çıkar oyunu” Fakat gelecek olan tehlikenin kimse farkında değil.
    Telefonlar ile ilgili ilçede toraman tepesine baz istasyonları kuruldu. Bu antenlerin etrafı evlerle dolu, ortalığa yayılan radyasyondan haberimiz Halk’ın sağlığı konusunda Araştırma ve inceleme yapılmış mı? Kimsenin bilgisi yok. İlçede bu güne kadar kanser hastalığının adı bile yokken halk arasında çeşitli kanser hastalığının çoğaldığı, Söylenmektedir.
   1984 yılında köye elektrik geldi. Bu yıla kadar ahşap ve odasız Banyosuz, tuvaletsiz, yaşadığımız evlerimizde gazyağı lambası, lastik kırıntıları ve çam yakarak geceleri evimizi ışıklandırırdık…
 
Kommentare (0) >>
Kommentar schreiben

Sie müssen angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben. Bitte registrieren, wenn Sie noch kein Konto haben.


busy
 
< Önceki   Sonraki >