bayrak taşıyanlar

BLOGSPOT WEB

Aşık Ali Aksu tvde

Aksu tv deyim

Üye girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

ÖZLÜ SÖZLER

HAYATIN TEMELİ İKİ YOLDAN İBARETTİR BİRİ GELİŞ DİĞERİ GİDİŞ.

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

DENEMEDİR

ANASAYFA arrow ŞAİRLER ATIŞIYOR
ŞAİRLER ATIŞIYOR 1
 ÜSTADIM/ YALAN SÖYLEMİŞ
             Âşık Ali Ataş
P.T.T. getirmiş bir mektup aldım,
Seni bana met etmişler üstadım,
Karakoç deyince düşünüp daldım,
Seni bana met ettiler üstadım.

         Abdurrahim Karakoç
Beni sana muhkem âşık diyenler,
Zayıf değil, zorlu yalan söylemiş,
Üç beş söz edeni âşık sayanlar,
Kaçak değil, yerli yalan söylemiş.

            Âşık Ali Ataş
Memlekette vuran vurmuş talanı,
Demişler ki asla yazmaz yalanı,
Tüm insanlar sever şair olanı,
Seni bana met etmişler üstadım.
 
       Abdurrahim Karakoç
Soru kör düğümse, cevap ilmektir,
İnsanda insanlık, kendin bilmektir,
Hakikat ilminin kapısı tekdir!
Fazla diyen kirli yalan söylemiş.

           Âşık Ali Ataş
Meclisinde sohbetini sevmişler,
Hatası var diyen halt eylemişler,
Şairlik yazarlık mevcut demişler,
Seni bana met etmişler üstadım.
 
         Abdurrahim Karakoç
Sarp kayadan inemedim düzlere,
İnanmayın hakkımdaki sözlere!
Herkim beni methettiyse sizlere,
Gerçek değil, türlü yalan söylemiş.
 
            Âşık Ali Ataş
Demişler ki birazcık ta sinirli,
Çok derin düşünür ince fikirli,
Mülayim diyorlar değil kibirli,
Seni bana met etmişler üstadım.
 
         Abdurrahim Karakoç
Mevla’yı zikretmek kulun borcudur,
Şüphe, isyan kâfirlerin harcıdır,
Kimisi zararcı, kimi karcıdır,
Âşık Âlim karlı yalan söylemiş.

            Âşık Ali Ataş
Dünyanın telaşın gel de bana sor,
Gönül bağım harap sürülmedi bor,
Öyle övmüşler ki anlatması zor,
Seni bana met etmişler üstadım.
 
        Abdurrahim Karakoç
Türk- İslam davası denir ülküme,
Nakış olur şiirime, türküme,
Gam yeme, giremez korku mülküme,
Kaçar diyen sırlı yalan söylemiş.

             Âşık Ali Ataş
Halka doğruları yazarmışsınız,
Elbet haksızlığa kızarmışsınız,
Şeytanın ezberin bozarmışsınız,
Seni bana met etmişler üstadım.
 
        Abdurrahim Karakoç
Baki bir ALLAH’tır, gayrisi fani,
Bilinmeyi murat etti ol gani!
Yarattı dünyayı, sonra insanı,
İnanmayan narlı yalan söylemiş.
                                  
             Âşık Ali Ataş
Sensiz ötmez oldu sazımda ki tel,
Bekliyorum seni bir gün çekte gel,
Yiğidin yeridir zalim gurbet el,
Seni bana met ettiler üstadım.
 
          Abdurrahim Karakoç
Gel, dersin, kısmetse gelirim hele,
Özünle, sözünle ateş et sola,
İnanma çingenin baktığı fala,
Onlu, papaz, birli yalan söylemiş.
 
            Âşık Ali Ataş
Âşık Ali’m çalışmaktan usandım,
Dünyanın telaşın bitecek sandım,
Diyen doğru demiş bende inandım,
Seni bana met etmişler üstadım.
 
           Abdurrahim Karakoç
Yeter Âşık Âli’m yazından belli,
Yiğitlik hecenden, vezinden belli,
Yengeden korktuğun sözünden belli,
Dayak yemiş, terli yalan söylemiş.
                              11.Eylül.1983
----------------------------------------
     CEVAP VER EMMİ
 
      Değerli okurlar bu şiir’in hikâyesini sizlere
 Biyografimde anlatmıştım.
                 Âşık Ali
 Kimsin nerden geldin sen nerelisin?
 Sorduğum soruya cevap ver emmi.
 Sıkıntın ne? Neden böyle terlersin?
 Sorduğum soruya cevap ver emmi.
 
         Abdulvahap Kocaman
 Yaşınız genç imiş sizin ciğerim,
 Adana’nın Kadirli ilçesindenim,
 Huyum böyle yazın kışın terlerim,
 Beni eleştirip durma yeğenim.
 
                  Âşık Ali
 Sakın bana kızma ey yaşlı emmi,
 Duruşun bakışın olgundur belli,
 Yoksa Ağladın mı gözlerin nemli,
 Sorduğum soruya cevap ver emmi.
 
          Abdulvahap Kocaman
 Anlamış değilim nedir bu derdin,
 Neyim var neyim yok ortaya serdin,
 Emmi dersin beni yaşlımı gördün,
 Başımın belası olma yeğenim.
 
                  Âşık Ali
 Kıl çorap kıl şalvar çarık ayakta,
 Neden? Böyle giyersiniz? Sıcakta,
 Birde teybiniz var durur kucakta,
 Sorduğum soruya cevap ver emmi.
 
         Abdulvahap Kocaman
 Dikkat eyle bak azdıkça azdınız,
 Kıyafetim için neler yazdınız,
 Teyibimle aklınızı bozdunuz,
 Her şeyi kafana takma yeğenim.
 
                Âşık Ali
 Bakıyorum kelli felli birisin,
 Fiziki Yapınla gayet irisin,
 Aslınız nereli? Ve kimlerdensin?
 Sorduğum soruya cevap ver emmi.
 
          Abdulvahap Kocaman
 Lan çocuk seninle halimiz yaman,
 Osmaniye kadirli kocamanlardan,
 Yorulma çocuğum demem el aman,
 Bana acı, acı bakma yepenim.
 
                  Âşık Ali
 Kimselere olmaz garezim kinim,
 İnan unutulmaz dostluğum benim,
 Maraş’ta gezinmek neyine senin,
 Sorduğum soruya cevap ver emmi.
 
          Abdulvahap Kocaman
 Güzelim Türkiye benim vatanım,
 Bak şairim hem yazarım ozanım,
 Ben de Halk’ın dertlerini yazanım,
 Bana lakap filan takma yeğenim.
 
                Âşık Ali
 Adımı sorarsan Âşık Ali’yim,
 Hem şairim sözlerimin eriyim,
 Azgın esen Ahır dağı yeliyim,
 Sorduğum soruya cevap ver emmi.
 
           Abdulvahap Kocaman
 Yiğit bir şairsin yaman mı yaman,
 Sonunda her şeyi gösterdi zaman,
 Bana derler Abdulvahap Kocaman,
 Şimdi beni tanıdın mı? Yeğenim.
                               11.Temmuz.1967
--------------------------------------------
   SARMIŞLAR HOCAM
 
            Âşık Ali Ataş 
 İnan etrafımız hain doluymuş,
 Bizi içten dıştan sarmışlar hocam.
 Bunların gittiği kalleş yoluymuş,
 Bizi içten dıştan sarmışlar hocam.
               
       Ozan Fahrettin Akdağ 
 Yenimi aklımız geldi bu başa,
 Boşa bomba attık dağlara taşa,
 Dost dediklerimiz sürdü yokuşa,
 İçimize kadar girmişler hocam.
               
              Âşık Ali Ataş 
 Top yekün hazırız karşı çıkmaya,
 Yazacağım niyetim yok bıkmaya,
 Büyük Türk devletin içten yıkmaya,
 Gizli, gizli plan kurmuşlar hocam.
               
             Fahrettin Akdağ 
 Bin bir bahaneyle Ajan dediler,
 Bu ülkenin ekmeğini yediler,
 Arkamızdan vurdu bizi adiler,
 Yıkamazlar bizi bilinsin hocam.
               
              Âşık Ali Ataş 
 Ben Âşık Ali'yim kimseyi kırmam,
 Şair dostlarımı çok fazla yormam,
 Dikkat edin o zat kaçacak ordan,
 O işinde yolun bulmuşlar hocam.
               
             Fahrettin Akdağ 
 Fahrettin der yaktı nice canları,
 Vampirce içtiler kutsal kanları,
 Tek, tek asarlarsa ipe bunları,
 Kaçmaya fırsatı olmaz be hocam.
                               20.Ağustos.2016
*********************************************
  Şiirin Hikâyesi;
   1978/1979 yıllarında köyde çay ocağı çalıştırıyordum. Bir Akşamüstü çay ocağını kapattım evime geliyordum. Karşıma Genç Bir kız çıktı. Benim ile Hoş beş etti. Siz Şairmişsiniz öylemi? Dedi.
   Evet dedim. Bana şiir yazar- Mısınız? Dedi, siz kimsiniz? Adınız ne? Nerelisiniz Dedim boş ver dedi. Öğretmen misiniz? Dedim onu da Boş ver dedi. Şiir’in konusu ne olsun dedim.
   Küfür hariç İçinden geleni yaz dedi. Eve geldim o gece şiir’i yazdım. Bir gün sonra geldi şiir’i verdim. Okumadan aldı cebine koydu. Teşekkür edip gitti. Bir gün sonra çay ocağına geldi. Yazdığım Şiirleri cevaplamış getirdi. Eve gelip okumaya tahammülüm yoktu.
   Yolda yürüyerek okudum. Şiir’lerinde isminin Meryem, Memleket’inin Feke olduğunu ve gerçek bir şair Olduğuna inandım. İşte o günkü şiirler.
----------------------------------------
 
    KÖYLÜ DEĞİL
            Âşık Ali,
Dudaklar ruj yüzler boya,
Bu kız bizim köylü değil.
Benzemiyor bizim soya,
Bu kız bizim köylü değil.
            Meryem,
Biraz ince uzun boyum,
Sizin köylü değilim ben.
Huyum güzel asil soyum,
Sizin köylü değilim ben.
            Âşık Ali,
Beden ince uzunca kol,
Kazak işliyordu bol, bol,
Dünya olmuş ona düz yol,
Bu kız bizim köylü değil.
 
          Meryem,
Boyum uzun belim ince,
Şaşırdınız mı? Görünce,
Böyle yaşadım ömrümce,
Sizin köylü değilim ben.
          Âşık Ali,
Baktım tırnaklar ojeli,
Konuşması biraz deli,
Sanmıştım Cerit güzeli,
Bu kız bizim köylü değil.
           Meryem,
Gelir geçerim yanından,
Usandırmayın canımdan,
Sana ne tırnaklarımdan,
Sizin köylü değilim ben.
            Âşık Ali,
Konuşması a-ham şaham,
Yüzü güleç yoğudu gam,
Seher vakti estirir sam,
Bu kız bizim köylü değil.
           Meryem,
Bende eğleşemez keder,
Görünce oldun derbeder,
Anam duysa bana ne der,
Sizin köylü değilim ben.
            Âşık Ali,
Dedim sağ mıdır pederin,
Nefes aldı derin, derin,
Size yeminler ederim,
Bu kız bizim köylü değil.
             Meryem,
Sözlerin neşemi böldü,
Yeminin bağrımı deldi,
Siz sağ olun peder öldü,
Sizin köylü değilim ben.
            Âşık Ali,
Epeyce düşünüp durdum,
Merak ettim yerin yurdun,
Nereli olduğun sordum,
Bu kız bizim köylü değil.
             Meryem,
Sanmayın ki bir deliyim,
Ben güzeller güzeliyim,
Sormuşsunuz Fekeliyim,
Sizin köylü değilim ben.
             Âşık Ali,
Ali der kirpikleri ok,
Beni yaraladı çok, çok,
Fazla söze hiç gerek yok,
Bu kız bizim köylü değil.
            Meryem,
Âşık benim adım Meryem,
Kurda kuşa yem olmam ben,
Sizin köylümü sandın sen,
Sizin köylü değilim ben.
                   24.Ekim.1978
------------------------------------
              ARKADAŞ
             İbrahim Coşar:
Bende bitmeyen aşk sende kalem kaş,
Yüreğimde sevgi fikrimde yoldaş,
Sessizce dünyamdan geçip gidersin,
Selamın sabahın yok mu? Arkadaş.
              Âşık Ali Ataş:
Selamını aldım aleykümselâm,
Bir selamın bana çok mu? Arkadaş,
Dillerine sağlık ne hoş bir kelam,
Selamına karnım tok mu? Arkadaş.
             İbrahim Coşar:
Hayatın her anı kargaşa telaş,
Bilirim yüreğin kadife kumaş,
Hal hatır sormadan gelipde geçme,
Selamın sabahın yok mu? Arkadaş.
              Âşık Ali Ataş:
Gece gündüz dostlarımı özlerim,
Gerçeği demişsin doğru sözlerin,
Biraz yol yürüsem sızlar dizlerim,
Şiir’li tedavin yok mu? Arkadaş.
              İbrahim Coşar:
Coşari’ye artık olmuşsun gardaş,
Hak etmezse atma hiç kimseye taş,
Senden beklenilen bir söz bir gülüş,
Selamın sabahın yok mu? Arkadaş.
              Âşık Ali Ataş:
Ali’m dosta değmez bir fiske taşım,
Tüm insanlar benim bacım gardaşım,
Kendini bilmezden yok arkadaşım,
Bu sözüm sineye ok mu? Arkadaş.
                         11.Temmuz.2009
------------------------------------------
    KELDİR EMMOĞLU
 
     Saliha Değirmenci Yavaş
 Babanın yerine geldi bir peder,
 Öyle yıpranmış ki ruhlar derbeder,
 Saçı dişi dökmüş gam ile keder,
 Genç yaşta başları keldir Emmoğlu.
                Âşık Ali ataş
 Kayıp oldu gitti eski mevsimler,
 Gelipde geçtiler bak kimler, kimler.
 Yeşermez kurudu dağlar tepeler,
 Ekin saçın bitmez çöldür Emmoğlu.
 
      Saliha Değirmenci Yavaş
 Kaynanadan gelin koca sakındı,
 Köyden şehirlere Millet akındı,
 Köyde kümeslere dere yakındı,
 Ördeğin yüzdüğü göldür Emmoğlu.
 
                Âşık Ali ataş
 Boşuna akıtma gözünün yaşın,
 Dikkat ed ıslanır kirpiğin kaşın,
 Acımayın ezin yavruyken başın,
 Büyür yılan olur öldür Emmoğlu.
 
      Saliha Değirmenci Yavaş
 Takma kepten başka bir şey başına, 
 Ağu katar dostum sıcak aşına,
 Doğruyu söylersin gelmez işine,
 Ona gerçekleri gördür Emmoğlu.
 
                 Âşık Ali ataş
 Âşık Ali'm yeter ulaştın hıza,
 Fazla yakın olma şekere tuza,
 Bizde şöyle derler oğlana kıza,
 Oğlan uşak bizde döldür Emmoğlu.
                          01 Temmuz.2016
-------------------------------------------
 
  MEHMET EYİCE
          Âşık Ali
 Doğuşundan gözü görmez,
 Şairdir Mehmet Eyice.
 Tembelliğe fırsat vermez,
 Çalışır Mehmet Eyice.
 
     Mehmet Eyice
 Bir şiir yollamış aldım,
 Meslektaşım Âşık Ali.
 Okudukça duygulandım,
 Meslektaşım Âşık Ali.
 
           Âşık Ali
 Dünyayı görmedi gözü,
 Sohbeti hoş tatlı sözü,
 Açık onun gönül gözü,
 Görüyor Mehmet Eyice.
 
      Mehmet Eyice
 Hep neşeli güler yüzlü,
 Tatlı dilli doğru sözlü,
 Sende ne cevherler gizli,
 Meslektaşım Âşık Ali.
 
            Âşık Ali
 Engel değil görmemesi,
 Hayran bırakır herkesi,
 Geniştir bilgi merkezi,
 Yazıyor Mehmet Eyice.
 
       Mehmet Eyice
 Bilgisayar kullanmakta,
 Zor işleri başarmakta,
 Ozanca sazın çalmakta,
 Meslektaşım Âşık Ali.
 
            Âşık Ali
 Üzmez onu böyle şeyler,
 İşin gerçeği bu beyler,
 Saz çalar türküde söyler,
 Şairdir Mehmet Eyice.
 
      Mehmet Eyice
 Her tarafta vardır ünü,
 Unutamam diyor dünü,
 Arada bir sorar beni,
 Meslektaşım Âşık Ali.
 
            Âşık Ali
 Gözlüğü var gözlerinde,
 Bin bir mana sözlerinde,
 Tüm şiirler ezberinde,
 Okuyor Mehmet Eyice.
 
      Mehmet Eyice
 Yararlı olmak amacı,
 Dilerim ki olur hacı,
 Böyle şair başlar tacı,
 Meslektaşım Âşık Ali.
 
            Âşık Ali
 Ali’m Eyice’yi sever,
 Her sözü bin altın değer,
 Görmek isterseniz eğer,
 Cerit’de Mehmet Eyice.
 
      Mehmet Eyice
 Eyice’m sazını çalsın,
 Üstadından ilham alsın,
 Benden ona selam olsun,
 Meslektaşım Âşık Ali.
                 21.Temmuz.1980
------------------------------------
 
  BULACAĞIM EYİCE
             Âşık Ali
Göğe çıksan uçar seni ararım,
Nere gitsen bulacağım Eyice.
Mücadele böyle kesin kararım,
Başına iş açacağım Eyice.
         Mehmet Eyice
Çok eskiden beri seni tanırım,
Kuş olup ta uçamazsın Ali Bey.
Bir an önce pes edersin sanırım,
Mücadele edemezsin Ali Bey.
             Âşık Ali
Beni biliyorsun DOLU hünerim,
Zannetme ki atışmadan dönerim,
Sipariş vermiştim hazır semerin,
Sırtınıza vuracağım Eyice.
           Mehmet Eyice
Yük çekersin biliyorum ben seni,
Hazırladım sap samanı küsbeni,
Zapt olmazsın takacağım gem’ini,
Sen keyfine gezemezsin Ali Bey.
                Âşık Ali
Ben sana estağfur tövbe dedirrim,
Semeri sırtına tersten giydirrim,
Tene vermem kuru saman yedirrim,
Seni Susuz koyacağım Eyice.
            Mehmet Eyice
Bana O sözleri dediremezsin,
Semeri sırtıma giydiremezsin,
Verdiğim samanı küsbesiz yersin,
Yemi yere dökemezsin Ali Bey.
                 Âşık Ali
Zincirle bağlarım ipleri kırar,
Kazıkları söker edersin firar,
Boynuna takarım uzunca yular,
Çayırlara salacağım Eyice.
           Mehmet Eyice
O, Yuları alır sana takarım,
Sıkı, sıkı bir ağaca bağlarım,
Zorkun Çay’ı gibi akar çağlarım,
Çemrenipte geçemezsin Ali Bey.
               Âşık Ali
Kapısını kırdın tüm ahırların,
Sormalıyım nasıl ola hâlların,
Taş değmesin ayağını nallarım,
Ardın sıra bakacağım Eyice.
            Mehmet Eyice
Kerpetenle kestim tırnaklarını,
Ayak yalın yürü söktüm nalını,
Bir koşu ver göreyim şu halını,
Sen yarışı geçemezsin Ali Bey.
                 Âşık Ali
Âşık Ali’m söyleyemem yalanı,
Devirme ha! Sıkı çektim kolanı,
Rampayı inerken atma palanı,
Koşturarak yoracağım Eyice.
           Mehmet Eyice
Eyice’ der uslanmanı beklerim,
Bendegîni özenerek denklerim,
Üzerine bir çift haral yüklerim,
Topallarsın gidemezsin Ali Bey.
                   20.Ağustos.2014
----------------------------------------
     GERME EFENDİ
           Âşık Ali Ataş 
 Biz insanız haddimizi biliriz,
 Yeter ortalığı germe efendi.
 Daim olgun insanları severiz,
 Gel bizleri cahil görme efendi.
 
               (Âşık seçkini)
 Aslanın yanında yatamıyorsan,
 Korkuyu serinden atamıyorsan,
 Seçkini metahı satamıyorsan,
 Her pazara çulun serme efendi.
 
            Âşık Ali Ataş 
 Gelip gidip bize sürtme şerrini,
 Saklanırsın herkes bilir yerini,
 Mevsimsiz ektiğin ekinlerini,
 Zamanı gelmeden derme efendi.
 
      Saliha Değirmenci Yavaş
 Ağzından çıkanı duysun kulağın,
 Dostu kucaklasın gönül otağın,
 Kem sözün kurutur muhabbet bağın,
 Gel etme! İnsanı kırma efendi.
 
             Âşık Ali Ataş 
 Dağlarda gezersin dağcı değilsin,
 Üzüm yetiştiren bağcı değilsin,
 Hukuk okumadın savcı değilsin,
 Keyfe göre ceza verme efendi.
             Emine Coşkun 
 Dost olmaz zor günde seni terk eden,
 Çekmez ilmeğini teli hırkadan,
 İnsan bu mert olur gelmez arkadan,
 Alıp ta sırtından vurma efendi.
 
              Âşık Ali Ataş 
 Ayağına giydin kanlı çizmeyi,
 Sen iyi bilirsin sokak gezmeyi,
 Sana kim öğretti adam ezmeyi,
 Yoksula EZİYET verme efendi.
            Emine Coşkun 
 Çevir kıblegàha kalbin yönünü,
 Boş ver şöhretini boş ver ününü,
 Çıkıpta mazlumun kesme önünü,
 Kalleşçe ağları örme efendi.
 
            Âşık Ali Ataş 
 Abuksubuk hikâyeler anlattın,
 Tatlı aşımıza tuz biber kattın,
 Kurnaz tilki gibi pusuda yattın,
 Olaylara meydan verme efendi.
                 (Âşık seçkini)
 Yönümüz elbette ses ile beşe,
 Altı yön gezene yakuttan şişe,
 Davet edilene haktır üst köşe,
 Buyur denilmezse varma efendi.
 
             Âşık Ali Ataş 
 Sular çağlayarak akar arkına,
 Bahçıvanlar varır bunun farkına,
 Biri çıkar çomak sokar çarkına,
 Toplumu ortamı germe efendi.
            Emine Coşkun
 Kin nefreti kalpten atamıyorsan,
 Yetimin elinden tutamıyorsan,
 Şeyda bülbül gibi ötemiyorsan,
 Gülünü dalından derme efendi.
 
             Âşık Ali Ataş 
 Sanma Âşık Ali’m uykuya yatar,
 Çalışır gecesin gündüze katar,
 Suçlular suçunu suçsuza atar,
 Yeter iplere un serme efendi.
                              14.Ekim.2016
----------------------------------------
 
           HABER VER
              Âşık Ali Ataş 
 Sana bir kaç sualim var emmoğlu,
 Uçuşan serçeden kuştan haber ver.
 Sağımız solumuz düşmanla dolu,
 Arada gezinen puşttan haber ver.
 
              Âşık Seçkini
 Mekke’ye varıp ta tavaf ettiysen,
 Hacerülesvetten taştan haber ver.
 Hangi iklimdesin hangi mevsimde,
 Bahar ile yazdan kıştan haber ver.
              Âşık Ali Ataş 
 Olaylar merkezden izleniyorsa,
 Arada gerçekler gizleniyorsa,
 Dağlar dozerlerle düzleniyorsa,
 Kıyıdan kenardan uçtan haber ver.
              Emine Coşkun 
 Zalimin tüm işi çomak sokmadır,
 Ekmek kapısına zincir takmadır,
 Gariban sofrası helal lokmadır,
 Emekten ekmekten aştan haber ver.
 
              Âşık Ali Ataş 
 Çok kalleştir bu zamanın insanı,
 Adammı sayarsın sözden cayanı,
 Bilgisayarla kopardın mı? Bağını,
 Maos klavyeden tuştan haber ver.
              Âşık Seçkini
 Kulların alnına yazılan kader,
 Cahil öğüt bilmez bildiğin eder,
 Hudut ötesine yiğitler gider,
 Kerkük’ten Musul’dan dıştan haber ver.
              Âşık Ali Ataş 
 Torpil filan yoktur eyleme kahar,
 İşin sonun bekle daha neler var,
 Tahliye oldu mu? Tutuklananlar,
 Cezalı cezasız suçtan haber ver.
              Âşık Seçkini
 Seçkini nerede bade içenler,
 Haniya kültüre ışık saçanlar,
 Zakiri beğenmez surdan uçanlar,
 Sarhoştan sakirden keşten haber ver.
              Âşık Ali Ataş 
 Bir aralar küstük gelip gitmedik,
 Baş başa oturup sohbet etmedik,
 Ceviz yoktu tarhanayı yemedik,
 Pirinçli bulgurlu aştan haber ver.
 
            Emine Coşkun
 Önemi kalmadı konuşsa arif,
 Arif’e cahiller yapıyor tarif,
 Dinime sövüyor hemde çok zarif,
 Ayağı bıraktık baştan haber ver.
              Âşık Ali Ataş 
 Yıllar kurak gitmiş yeşillik solmuş,
 Tabiatın tüm düzeni bozulmuş,
 Tarla çoraklaşıp kırk parça olmuş,
 Sen bana topraktan taştan haber ver.
            Emine Coşkun
 Erkekte kadının değeri bitti,
 Gelinlik giyenler kefenle gitti,
 Hayalini kırdı un ufak etti,
 Yanına uymayan eşten haber ver.
              Âşık Ali Ataş 
 Ali der zamansız tohum ekilmiş,
 Tarlalar kurumuş suyu çekilmiş,
 Duyduğuma göre beller bükülmüş,
 Günler gelip geçti yaştan haber ver.
                               15.Ekim.2016
----------------------------------------
     GELECEK EVLAT
             Âşık Ali Ataş 
 Kulak ver sözüme iyice dinle,
 Herkes ettiğini çekecek evlat.
 Yaşlıya yaklaşma garezle kinle,
 Sana da yaşlılık gelecek evlat.
 
     Saliha Değirmenci Yavaş 
 Sözlerim gitmesin sakın ağrına,
 Onlarca hatunu basma bağrına,
 Nice kan dökülür şeref uğruna,
 İnsan onur için ölecek evlat.
           Âşık Ali Ataş 
 Canlı cinli kim var ise ölecek,
 Çekilen acılar o gün bitecek,
 Herkes hesabını orda verecek,
 İnsanlık Âlemi çökecek evlat.
 
          Emine Coşkun 
 Yaşlanıp çökünce düştüğüm halı,
 İlerde ne imiş bilecek evlat.
 Emek verip yaptım birikmiş malı,
 Kardeş arasında bölecek evlat.
 
                Âşık Ali Ataş
 Fani dünya böylemiydi ezelden,
 Güzel huydur insanları düzelten,
 Kötü kelam sarf eyleme dilinden,
 Mahşerde şahitlik edecek evlat.
 
            Âşık Seçkini 
 Âşıklığın töresini unutma,
 Mansurlar saçını yolacak evlat.
 Ahir ömrün süresini unutma,
 Dostlar namazını kılacak evlat.
 
           Âşık Ali Ataş 
 Size yayla ettim gönül dağımı,
 Yiyip bitirdiniz gençlik çağımı,
 Tarlamı, Evimi, Bahçe, Bağımı,
 Zamanı gelince bölecek evlat.
           Emine Coşkun 
 Yaşa gör ki daha neler görürsün,
 Ne yollardan geçer nasıl yürürsün,
 Lüle, lüle telin yele verirsin,
 Saçına beyazlar dolacak evlat.
 
            Âşık Ali Ataş 
 Evimize birçok insan gelirdi,
 Tatlı sohbetimi herkes bilirdi,
 EVLAT AİLEYLE ilgilenirdi,
 Herkes ektiğini biçecek evlat.
           Emine Coşkun 
 Harama bakma hiç kalbini pakla,
 Kendine haramı aman yasakla,
 Zamanı gelir bak samanı sakla,
 Düşme ha! Düşmanın gülecek evlat.
           Âşık Ali Ataş 
 Bir kenara atma namusu arı,
 Rahat, rahat yaşa kışı Baharı,
 Aman dikkat eyle içme esrarı,
 Gül gibi ciğeri dökecek evlat.
 
           Bekir Öksüzce
 Allah’la kul arasına girilmez,
 Ölen insan asla geri dirilmez,
 Gayesiz insanla yola gidilmez,
 Güzel vatanına sahip ol evlat.
 
            Âşık Ali Ataş 
 Ali der oturma masa başına,
 Cücükçüler zehir katar aşına,
 İnan acımazlar gözün yaşına,
 Kafana sıkıntı çökecek evlat.
                             05.11.2016
 
GELMEDİNİZ BU NİYE
Kitapta yayınlandı
Helete’li  şair Ali Vırıt Âşık Âli’yi kasabaya
Davet etmek için bu şiiri yazar
---------------------------------------
Söz verirsin duramazsın sözünde
Bekliyorum gelmediniz bu niye
Geçmiş olsun arıza vardı gözünde
Asık suratınız gülmüyor niye
***
Evinin köşesidir sazının yeri
Ağzından bal akar konuşsa dili
Çalarken kırılmış kalın bam teli
Yenisin takarsın üzüntü niye
***
Doğuşumdan beri yüzün gülmedi
Cerit senin kıymetini bilmedi
Elimi uzattım elin vermedi
Elini bizlerden çekmeniz niye
***
Affeyle kardeşim kusurum varsa
Çok memnun olurum halimi sorsa
Yapacağın işler gönlünce olsa
Dünyadan usanıp kızmanız niye
***
Elmalar yetişti şeftali bitti
Çırpıldı cevizler armutlar yetti
Sabırla bekledim boşa mı gitti
Benim bu halime gülüşün niye
***
Eşle dostla dedin sen bile gelmen
Ömrüm kâfi gelmez herhalde görmem
Geleceğin günün tarihin vermen
Usanıp dostları sormazsın niye
***
Sevdiğin dostuna böyle olur mu?
Beklemeye ömrüm kâfi gelir mi?
Zaman akıp gider fırsat verir mi?
Vurdumduymaz oldun tembellik niye
***
Bahçeler kuruyup olmadan hazan
Ateş yanmayınca kaynar mı kazan
Bozulmuş Ahlak kalmamış düzen
Bunları görüp de yazmazsın niye
***
Beş kısır az olur on tosun olsun
Birini yersin dokuzu kalsın
Üstüne de kola ikramım olsun
Buz gibi ayranı içmezsin niye
***
Bazen düşünürken aklım duruyor
Ne yaparsan Mevla onu görüyor
İnsanoğlu boşa kendin yoruyor
Boş yere kendini yorarsın niye
***
Dertli Âli’m yeter bu çaban niye
Gözüm yolda kaldı gelirsin  diye
Çok memnun olurum teşrif ederse
Gelmezse üzüldüm üzgünüm niye
                                Ali Vırıt
-------------------------------------------
GELİRİM HELE
Kitapta yayınlandı
Âşık Ali’nin Heleteli Dertli Ali Mahlaslı
Şair Ali Vırıt’a gelmediniz bu niye şiir’ine cevap
----------------------------------------
İkide bir gel, gel deyip durursun
Sevgili dost bekle gelirim Hele
Gölet bulanıkmış suyu durulsun
Balıklar büyüsün gelirim Hele
***
Her şeyi kendine fazla dert etme
Tembel insanlarla muhabbet etme
Yemeği az yerim hiç masraf etme
Beş kısır hazırla gelirim Hele
***
Kırk tavuk küllükte hazır beklesin
Bıçak keskin olsun acı çekmesin
Çok severim Helete’nin pekmezin
Az kayırcı klansın gelirim Hele
***
Tansiyon çıkalı bozuldu dengem
İşlemci düzensiz gerekiyor rem
Fasulye sulusu pişirsin yengem
Sofralar kurulsun gelirim Hele
***
Konuşacakların az ve öz olsun
Elbet bir gün geleceğim söz olsun
Sonbahar bitsin mevsim güz olsun
Yapraklar dökülsün gelirim Hele
***
Gelirsem on beş gün kalırım sizde
Dediklerim gerçek kalmasın sözde
Çaylar hazırlansın ısınsın közde
Kahve içmek için gelirim hele
***
Şimdi soğuk olur tepeler sırtlar
Baş yurtta sürüye dalmalı kurtlar
Tam yenecek olsun yetsin armutlar
Böğürtlenler yetsin gelirim hele
***
Met ederler sürmelinin yaylasın
Bırakın Göksu’yu aksın çağlasın
Mısır darıları sömek bağlasın
Püsküllerin döksün gelirim Hele
***
Avare gezerim zamanım pek yok
Aceleye telaşa hiç gerek yok
Biraz daha bekle hele zaman çok
Mevsim’in birinde gelirim Hele
***
Kimlere sordumsa hep biliyorlar
Kasaba halkı sizi çok seviyorlar
Cafar Ali misafirperver diyorlar
Bir yıl daha bekle gelirim Hele
***
Âşık Ali’m küstüm kırgınım tele
Benim için kopartmayın velvele
Gözlerinin yaşı dönmeden sele
Birkaç mendil alır gelirim  hele.
                        Âşık Ali Ataş
----------------------------------------
HELETEYE GELEMEN
    Kitapta yayınlandı
     Helete’li Şair Ali VIRIT Âşık Ali’nin (Dutlar yetsin
Gelirim)İsimli Şiir’ine yazdığı cevabi şiir;
---------------------------------------
Yiğitlik yatıyor senin özünde
Sen korkudan Helete’ye gelemen
Yiğitlerin yalan olmaz sözünde
Korkuyorsun Helete’ye gelemen
***
Güneş vurdu dağın karı eridi
Aktı suyu ovaları bürüdü
Çağlayancerit te dostum varıdı
Yolun uzak Helete’ye gelemen
***
Konuşursun baldan tatlı o diller
Gever oldu dökülüyor cevizler
Elmalar yetişti kızardı yüzler
Sen yaşlısın Helete’ye gelemen
***
Okuma bilmedim yazı yazmadım
Sıkıntı vermedim huzur bozmadım
İnan kine isteyerek yazmadım
Kış bastırdı Helete’ye gelemen
***
Er yetişip kara tutlar karardı
Hurmalar yetişip salkım bağladı
Senin sözler ciğerimi dağladı
Yol kapandı Helete’ye gelemen
***
Yaz ayları bitti kışa başladık
Tosunları kesip etin haşladık
Yola çıkıp gözlemeye başladık
Beklesem de Helete’ye gelemen
***
Dertli Ali’m beklesem de gelmiyo
Ateş Ali’m her hal seni sevmiyo
Gelmen dursun selam bile vermiyo
Sen korkudan Helete’ye  gelemen
                                     Ali Vırıt
--------------------------------------
 .
GELİRİM
     Kitapta yayınlandı
Âşık Ali Helete’li Şair Ali Vırıt’ın
Heleteye gelemen şiir’ine verdiği cevap
---------------------------------------
Dostun davetine uymamız gerek
Yaz baharda Dutlar yetsin gelirim
Dallarda kuş sesi duymamız gerek
Gül dalında bülbül ötsün gelirim
***
Kış ayları çıksın bahar yaklaşsın
Koyun kuzu çayırlarda hoplaşsın
Göksu çalkalansın etrafa taşsın
Kenarların yıka dursun gelirim
***
Cevizler gavlasın yere dökülsün
Velhanlar sürülsün buğday ekilsin
Kiraz yaylasının yoz’u çekilsin
Kuzular meleşsin öyle gelirim
***
Ben okuryazarım aktan karadan
Dilerim ki sağlık versin yaradan
Arpa nohut buğday çıksın aradan
Sabret gemler sürülürken gelirim
***
Biraz bekle karadutlar kararsın
Kirazlar tam yetsin ayva sararsın
Aşı laklar yavaş, yavaş sulansın
Sizin evler köye göçsün gelirim
***
Taşlı yaylasına dikilsin doruk
Üzümler sulansın kalmasın koruk
Masere zamanı bereket bolluk
Pekmeziniz sala doldun gelirim
*
Âşık Ali’m derki bekle şimdilik
Dövmeler dövülsün tarhana firik
Var oldukça bu bendeki  yiğitlik
Hele yaşım yetmiş olsun gelirim
                            Âşık Ali Ataş
-------------------------------------------
BANA GARDAŞIM
      Helete’li Şair Ali Vırıt’a cevap (1)
Ali emmi dersin yaşım küçüktür
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
Yaşım altmış oldu rabbime şükür
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
***
Geçen günlerimi tek mi tek saydım
Sen emmi dedikçe artıyor kaygım
Yaşta sen büyüksün sonsuzdur saygım
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
***
Yalan dünya hiç sayılır gözümde
Dost sevdası yanar tüter özümde
Diken yoktu şiirimde sözümde
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
***
Her zaman gerektir adam adama
Sakın ha kırılıp gücenme bana
Közde çay pişirir sunarım sana
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
***
Verdiğin öğütler başımın tacı
Yaraya merhemdir dostun ilacı
Hak nasip eylesin olasın hacı
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
***
Derdin varsa ortak o lam derdine
Canım kurban böyle dostun merdine
Sana mekân ola Mekke medine
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
***
Âşık Ali’yi tartın kantarınızda
Efendilik beylik var şanınızda
Hiç kimse duymasın laf aramızda
Emmilik yakışmaz bana gardaşım
                              Âşık Ali Ataş
-----------------------------------------
 
ÇATMA ALEDE
       Helete’li Şair Ali Vırıt’a cevap (2)
Bir Mektubun geldi başım üstüne
Benden alıp bana satma Alede
Oturup okudum taşın üstüne
Kurban olam bana çatma Alede
***
Ne sağa çatarım ben nede sola
Kola ısmarlasan içmem mi ola
Çoktandır şiir’e vermiştim mola
Yeniden bir sayfa açtım Alede
***
Siz sağ olun öldü anam pederim
Gün be gün çoğalır gamım kederim
Eğer söz vermişsem sözümde erim
Acele etmene şaştım Alede
***
Hiç bir iş yürümez böyle heyheyle
Var olan günümüz geçecek böyle
Yazda geçer kışta geçer sabreyle
Yoruldum yan gelip yattım Alede
***
Ara sıra çay içmeye gelesin
Seni çok severim bunu bilesin
Herkes çeker kaderince çilesin
Ben gama kedere battım Alede
***
Bu Âşık Ali’yi odlara yakma
Sözlerime kızıp kusura bakma
Her olur olmazı kafana takma
Ben kamı kederi sattım  Alede
                         Âşık Ali Ataş
-------------------------------------------
ALDIM HEMŞERİM
     Helete’li Şair Ali Vırıt’ın mektubuna cevap; (3)
Sarı zarfla gönderdiğin mektubu
Seçkin mobilya’dan aldım hemşerim
Gecikmeden gönderdim ya cevabı
Tam altı ay, sonra saldım hemşerim
***
Cahil insanlarla girmem eyleme
Geleceğim komşulara söyleme
Hazır zarfım vardı merak eyleme
Üzerin pullayıp saldım hemşerim
***
Beni soruyorsun çekerim CEFA
Bir hayat yaşayıp sürmedim sefa
Ne haldeyim sormadınız bir defa
Bir telaş içinde kaldım hemşerim
***
Sabreyle kimseye çatma diyorsun
Sözümü yabana atma diyorsun
Koyun’u kuzu’yu satma diyorsun
Çobansız kalınca sattım hemşerim
***
Tarla sürülmedi ekmedim mısır
Çiftçi demi biderde mi? bu kusur
Aramızda kalsın, diyorsun bu sır
Hangi sır kapalı kaldı hemşerim
***
Bilirim ben seni yakınsın cana
Oturup ta konuşmadık yan yana
Birkaç kıta şiir yazmıştım Sana
Cevabını geciktirdin hemşerim
***
Mahlasım Âşık’tır Ali’dir adım
İnan alamadım dünyanın tadın
Yaş altmış’ı geçti işte kocadım
Alaca Sakallı Oldum hemşerim
             Âşık Ali Ataş16.05.2005
-------------------------------------------
 
VARMAMIZA AZ KALDI
        Şair Ali Vırıt’a cevap (4)
Biri bizi oyaladı salmadı
O menzile varmamıza az kaldı
Tüylenmiştik kanatlandık olmadı
Uçamadık uçmamıza az kaldı
***
Saz çalarım amma dokunmam tele
Birkaç gün sabreyle gelirim hele
Kapıldım yağmura akarım sele
Şemsiyeyi açmamıza az kaldı
***
Bırak şu peşimi gelme dur dersin
Bakışın hoş duruşun hoş gülersin
Ayda yılda senede bir sor dersin
Biraz sabret sormamıza az kaldı
***
Mısır tarlasına karpuz ekilmez
Dört yana kol atar kökü sökülmez
Naz eden ozanın derdi çekilmez
Soramadık sormamıza az kaldı
***
Ölüden farksızım yaşıyor dirim
Sen beni tanırsın sözümde erim
Ne yaptıysak cahilliğin zincirin
Kıramadık kırmamıza az kaldı
***
Âşık Âlim ben katıldım kervana
Lafla olmaz ilaç gerek dermana
Ekin biçtim istif ettim harmana
Saçalayıp sürmemize az kaldı
                          Âşık Ali Ataş
---------------------------------------
SORMAK LAZIM
          Şair Ali Vırıt’a cevap (5)
Gözde tanıştım seninle
Seni takdir etmek lazım
Bir yere varılmaz kinle
Tatlı cevap vermek lazım
***
Yitirme pınarın tasın
Silersin gönlü yün pasın
Sanırım vardır mahlasın
Bilenlere sormak lazım
***
Düşünmekte olur umut
Tut çırpmışsın bezde kurut
HELETE’Lİ Ali Vırıt
Gidip sohbet etmek lazım
***
Söz kalmamış şimdi mertte
Doğruların başı dertte
Geziyorum internette
Seni yoldaş etmek lazım
***
Bak habere yorumlara
Çare bulsam sorunlara
Selam senin torunlara
Sakalını yolmak lazım
***
O gün gözde beni sattın
Hem söyledin bol, bol attın
Gemiyi kayaya çarptın
Dümeni tam tutmak lazım
***
Âşık Ali’m ben söyledim
Sazım ile iniledim
Neden beni iğneledin
Çuvaldızı dürtmek lazım
                 Âşık Ali Ataş
-------------------------------
TAKMAMIZ GEREK
      Ali  Vırıt’ın Şair İsmail Alpere yazdığı bir şiir
Sakalın uzamış görünmez yüzün
Yüzünü bir traş etmemiz gerek
Yaşlanmışsın artık görmüyor gözün
Gözüne bir gözlük takmamız gerek
***
Hele bir yaklaş ta halını sorak
Cevabın tez gelir eyleme merak
Ne kadar çağırsan duymuyor kulak
Kulağa bir cihaz takmamız gerek
***
Nal sipariş vermiş adamın biri
Kendi çıplak gezer yoktur eğeri
Bilmem beğenir mi vursam semeri
Olmazsa bir palan vurmamız gerek
***
Akıl ermez bu acayip diline
Oynatmaya tef vereyim eline
Götürmeli seni Pazar yerine
Burnuna bir zincir takmamız gerek
***
Vah zavallı çelik perişan halı
Aklını kaybetmiş herhalde deli
Mahmuz yemiş gibi kır at misali
Ağzına bir gem vermemiz gerek
***
Bundan sonra bizi küçük görme ha
Düşünüp kendini boşa yorma ha
Ben gidiyom ardım sıra ürme ha
Yalını biraz kesmemiz gerek
***
Musa peygamber çobanlar piri
Konuşup duruyor ileri geri
Beni görmeyeli uzamış  dili
Penseyle dilini çekmemiz gerek
***
Dertli Ali’m derki behey maşallah
Verdiğim öğüdü duyar inşallah
Sana yardım etsin yaradan Allah
Azgına bir dua etmemiz gerek
                                   Ali Vırıt
-----------------------------------------
KIZMA ALEMMİ
      Helete’li Ali Vırıt’ın Âşık Ali’ye’yazdığı Şiir
Ben dede ararken edeyi buldum
Gel benim sözüme kızma alemmi
Bir şeyden anlamam biçare kulum
Nolur bu fakire kızma Alemmi
***
Mektubuma cevap geldi tez oldu
Gözlerimden akan yaşlar sel oldu
Dikenli sözlerin bana gül oldu
Okuyunca memnun oldum Alemmi
.***
Yemekte içilir fanta ve kola
Beklesem yolunu gelir mi ola
Tatlı bile ikram olur konuğa
Yiyip içmek sorun olmaz Alemmi
.***
Sayısı belisiz geçen yazlarım
Kırılmış tellerin ötmez sazların
Beklemekten görmez oldu gözlerim
Geçerken bir defa uğra Alemmi
.***
Gizli sözlerimiz arada kalsın
Ahrete gidenler cennetlik olsun
Anan baban ölmüş başın sağ olsun
Duyunca üzüldüm inan Alemmi
.***
Yaptığım işlerin hayalin kurmam
Söylediğin sözün altında kalmam
Sözünde haklısın sana darılmam
Hiçte moralini bozma Alemmi
.***
Elbette soracak dost dostun halın
Yok olur elinden olanca malın
Dostu kızdırırsan yalınız kalın
Darılıp ta bana küsme Alemmi
.***
Çayı çok severim közde pişerse
Konuğun çok olur bize düşerse
Kısmet olup Ogünler de gelirse
Gel beni yabana atma Alemmi
.***
Çorba iç efendi hazmı kolay
Yaptığın işlerde yaratma olay
Kurulur düğünler çekilir halay
Oynayıp kendini yorma Alemi
***
Kimisi acı yer kimide tatlı
Kimi ev yapıyor beş altı katlı
Güçlü ozan buldum bana ne mutlu
Kendini boş yere üzme Alemmi
                             Ali Vırıt
------------------------------------------
DÜŞME HA SAKIN
            Ali Vırıt’ın Âşık Aliye verdiği cevap (2)
Ataş Ali’m havalanıp uçuyon
Üşüyüp engine enme ha sakın
Neden ikide bir benden kaçıyon
Kaçarken tuzağa düşme ha sakın
***
Geleceğim dedin üç sene geçti
Eceli yetenler ahrete göçtü
Hakka kulluk eden sıratıgeçti
Sıratı geçerken düşme ha sakın
***
Birde laf atıyon göz göre, göre
Bülbüller konmaz mı açılan güle
O gülün dikeni batarsa ele
Darılıp ta sitem etme ha sakın
***
Dostun üzülmesin her zaman ara
İkametim düzbağ gel ara sıra
Selamını vermem dünya malına
Selamı sabahı kesme ha sakın
***
Bak kışı geçirdik getirdik yazı
Ziyaret uzarsa çekilmez nazı
Bazen yanık, yanık çalardın sazı
Teller kırılırsa üzülme sakın
***
Bazen sağa bazen sola vuruyon
İzin belli olmaz karda yürüyon
Sen dertli Ali’mi küçük  görüyon
Karşına çıkarsam korkma ha sakın
                                    Ali Vırıt
--------------------------------------------
SORMAMIZ LAZIM
            Şair Ali Vırıt’ın Âşık Aliye verdiği cevap (3)
Rast gele tanıştık cerit’in gözde
Sohbetin tadına varmamız lazım
Hoş bir mana gördüm o güzel yüzde
Birazcık hal hatır sormamız lazım
***
Çok düşündüm bir şey yoktur arada
Baktım çok insanın gözü parada
Ne işin varıdı çetin kayada
Külünk le o taşı kırmamız lazım
***
Olumlu olumsuz sözler yazardın
Birin yapar on teyibi bozardın
Öfkelenip yeterince kızardın
Bu işte sabırlı olmanız lazım
***
İş görmüyor çuvaldızı iğnesi
Cerit’ede girmiş işin hilesi
Uzak tan uzağa geliyor sesi
Mızrak atıp sesin kesmemiz lazım
***
Gördüğüm insana dostça bakarım
Dostumun elini tutup sıkarım
Daha yolunacak değil sakalım
Her gün, her gün tıraş olmamız lazım
***
Kimse dön deremez beni bu yoldan
Biz bıktık usandık tüm sorunlardan
Memnun kaldım gönderdiğin selamdan
Ve aleykümselâm demek lazım
***
Çıkıp dolaşmalı o yüce dağa
Kıymet verilmez mi bahçeye bağa
Kısmet olsa gelsen bizim düzbağ’a
Konuğu bağrımıza basmamız lazım
***
Yine kaşınıyor değme yarama
Sakın balta vurma bindiğin dala
Bana göndermişsin tam yedi nağme
Karşılığı dokuz olması lazım
***
Dertli Ali’m hilaf olmaz sözümde
Oturmuş tuk değirmenin gözünde
Gözüm kaldı aşık alim sazında
O sazı beraber çalmamız lazım.
                                 Ali Vırıt
------------------------------------------
DUR YETER
           Şair Ali Vırıt’ın Âşık Aliye verdiği cevap (3)
Arkam sıra şapur, şupur koşarsın
Bırak şu peşimi artık dur yeter
Aşka gelip hep çağlayıp coşarsın
Etrafını harap etme dur yeter
***
Cana çok yakınsın canım kaynadı
Çağırdım bağırdım beni duymadı
Yazdığım şiire herhal doymadı
Okuyup ezbere bunu al yeter
***
Ben seni bilirim haram yemezsin
Konuğunu asla küçük görmezsin
Dostum olsan asla beni yormazsın
Gelme peşim sıra orda kal yeter
***
Kirli olanları yuyup paklarım
Dosya eder ölene ce saklarım
Ara sıra iğneleyip yoklarım
Değerin çok kıymetini bil yeter
***
Değerin ağırdır kantara gelmez
Dost olan dostunun açığın vermez
Bir gramın bile hesaba gelmez
Hesabını hakka doğru ver yeter
***
Mısır tarlasına ekesin karpuz
Eşersen yerini yetişir susuz
İşim gücüm yoktur gamla m uykusuz
Yatsını kıldıktan sonra uyu yat yeter
***
Yollarını sağa sola dön derme
Yazdığını üçbeş defa gönderme
Biliyom bunları bilmez belleme
Bir satırda olsa gene yaz yeter
***
Dertli Ali’m bu gün yine gaygılı
Büyüğünden küçüğüne  saygılı
Düzbağda geçirdim kalan her yılı
Merhaba demezsen selam sal yeter
                                      Ali Vırıt
------------------------------------------
İNAN KARDAŞIM
        Şair Ali Vırıt’ın Âşık Aliye verdiği cevap (4)
Elbette kardeşiz âdemden beri
Bunları bilirim inan gardaşım
Taşırız damarda hep aynı kanı
Sen daha iyisin bilin kardaşım
***
Bütün âlem güler hep bende gaygı
Küçük den büyüğe tükenmiş saygı
Rahat koymaz beni içimde duygu
Bunları duymazdan gelme gardaşım
***
Bulunmaz derdimin olmaz ilacı
Kimi yolcu gardaş kimisi hancı
Sitemli yazarsın ne ola hıncı
Sakın bu düzeni bozma gardaşım
***
Bu işimiz böyle kalsın tadında
Bakarım görünmez dağın ardında
Sen elli yedide ben altmışında
Peşimde kendini yorma gardaşım
***
Gittim Medine ye sekiz gün kaldım
Kırk vakit orada hakka yalvardım
Yıl doksan sekizde ben hacı oldum
Mevla sana da kısmet etsin gardaşım
***
Emmi demek bizde olur saygıdan
Sen bana dede de kurtul kaygıdan
Şimdiden kız bana kızma sonradan
Bu ozan görgüsüz deme gardaşım
***
Diyorsun gardaşım bisküvi kola
Sen açtın kalbime derin bir yara
Bunlar aramızda sır olup gala
Sen sır saklamasın bilin gardaşım
***
Yeter dertli alim yan gelip yatma
Bulmuşun bir ozan peşin bırakma
Cevabım gecikti kusura kalma
Sakın nedenini sorma gardaşım
                                  Ali Vırıt
--------------------------------------------
ÇATAR DURURSUN
        Şair İsmail Alper’in Âşık Ali’ye cevabı (1)
Sana ne oluyor kardeşim Ali
Hiç durmadan bana çatar durursun
Ben seni tanırım evel, eveli
Eski laflardan atar durursun
***
Bilirim çobansın copun var senin
Bir kulüben birde kapın var senin
Ayakta yuvarlak topun var senin
Tam kaleye kadar yiter durursun
***
Senin ne baharın nede yazın var
Ateşsin ne duman nede közün var
Bir bilgisayarın birde sazın var
Onu omzunda tutar durursun
***
Bir baksam Ceridin ilk geliğisin
Birde bakıyorum geç kalığısın
Sanırım zurnanın son deliğisin
Çatlak, çatlak dayım öter durursun
***
Yanıma alıp ta ben sana baksam
Ufaktan doğrayıp sobada yaksam
Sarı Bursa olarak tarlaya eksem
Gara tene gibi biter durursun
***
Yenilmiyon ben başını koyursam
Ar etmezsin tenkit edip bağırsam
Her ne zaman düelloya çağırsam
Gidip bir çamura yatar durursun
***
İlişme Alper’e ihtiyar diye
Güvenme kendine küllühar diye
Hemi közüm hem alevim var diye
Bir gara dumansın tüter durursun
***
Alper derki bu iş böyle yürürse
Okuyup ta hep tezlerin çürürse
İşte şu cevabım sana varırsa
Batmanı çağala katar durursun
                             İsmail Alper
-----------------------------------------
KUL’U DEĞİLİM
      Şair İsmail Alper’in Âşık Ali’ye cevabı (2)
Selamün aleyküm aleyküm selam
Ben Hak Kelamı'ndan havi değilim
Başımın tacıdır benim o kelam
Ben Haktan gayrinin kulu değilim
***
Bana yanıt vermiş adamın biri
Kalp kırmak mı bu adamın hüneri
Bana hastaneden salıklar yeri
Şükür ben sağlamım ölü değilim
.***
Bu ozanlar bu kafada durursa
Ateşi görünce Çelik erirse
Ateş bütün söner suyu görürse
Sanma ben Tuna'nın seli değilim
.***
Sen yanılma ben hiç dağlara düşmem
Çok sakin yürürüm acele koşmam
Derede tepede yolumu şaşmam
Ben mektubun sahte pulu değilim
***
Hakka şükür doğru yolu şaşmadım
Pastanın da büyüğünü kapmadım
Sizi ikaz ettim hata yapmadım.
Ben haddimi bilmez deli değilim
.***
Zannetme ki beni senden geçirdin
Arının balından şerbet içirdin
Ne hikmettir beni göğe uçurdun
İsa'nın kanadı kolu değilim
.***
Tanırmışsın ta ezelden sen beni
Hayatımda görmedim mi ben seni
Her şeye sıkılmaz ozanın canı
Ben o Engizeğin yeli değilim
.***
Hele bir beri gel öteye gitme
Seni eğiteni burnunla yitme
Hazreti Ali'nin sözün  unutma
Bir harf unutacak çalı değilim
.***
Yükseklere çıkma engel düzlere
Yanıt kanıt hiç yaramaz bizlere
İtibar yok Ecevitsel sözlere
Ben Çeliğim iki Ali  değilim
                       İsmail Alper
-------------------------------------
   BAKALIM
        4.Şiir kitabımda yayınlandı
İsmail Alper’i rahmetle anıyoruz;
            Âşık Ali Ataş
Gel misafirim ol da bir çayımı iç,
Bir dost gibi yaklaşadur bakalım.
Senden şair olmaz o konuyu geç,
Derslerine çalışadur bakalım.
            İsmail Alper
Ateş Ali’m durmaz şiir yazarsın,
Nedir bu sendeki telaş bakalım.
Bir sakin ol ustana mı kızarsın,
Sağanak yağmada çileş bakalım.
          Âşık Ali Ataş
Sayın Çelik koparırsın velvele,
Göksu ırmağında akarsın sele,
Pehlivanlık tasarlama dur hele,
Geç karşıma konuşadur bakalım.
            İsmail Alper
Beni hatırlayın gündüz ve gece,
Gelip de sor öğren bazı gizlice,
Şairliği olgunlaştır iyice,
Ozanlığa çalışadur bakalım.
           Âşık Ali Ataş
Atışmak istersin buyur gel görek,
Gelmiş geçmişleri ortaya serek,
Beni yenmenize çok ekmek gerek,
Biraz derse çalışadur bakalım.
             İsmail Alper
Şu Cerid’in ağasına beyine,
Her gün geliyorum senin köyüne,
Kalorifer yaptırmazsın evine,
Sobada yakadur talaş bakalım.
              Âşık Ali Ataş
Diline geleni söylersin bana,
Saygılıyım benden büyük olana,
Döne döne tembih eyledim sana,
Şairliğe çalışadur bakalım.
              İsmail Alper
Sen şiir yazarsın saz da çalarsın,
Çeşit, çeşit hayallere dalarsın,
Beni ilk etapta hedef alırsın,
Elinde hazır mı Keleş bakalım.
               Âşık Ali Ataş
Ben şairim kurallara uyarım,
Büyük şairlere saygı duyarım,
Ben şairim cana nasıl kıyarım,
Dostluğuma alışadur bakalım.
              İsmail Alper
Kolanıma keçe bağla kesmesin,
Semerim arkaya öne basmasın,
Kurt Ali’ye söyle bana küsmesin,
Mısıra pancara döleş bakalım.
             Âşık Ali Ataş
Ali der giyersin sırtına hırka,
Senin aklın ermez hesaba kırka,
Kaç lira ediyor on beş yumurta,
Çözümüne çalışadur bakalım.
              İsmail Alper
Alper’im der ne yapayım ben böyle,
Elimde kalmadı otlak ve yayla,
Üzeyir’e benden çok selam söyle,
Yapsın sizler için sılaş bakalım.
                          03 Mayıs 2006
--------------------------------------------
EKELER SİZİ
         Helete’li Şair İsmail Alper’in
Âşık Ali ve Ali Vırıt için yazdığı şiir (1)
Âşık Ali ve Ali Vırıt için yazdığı şiir (1)
-----------------------------------
İki çocuk çıkmış ozanız diye
Bir ozan çıkar da lekeler sizi
Böbürlenmen şiir yazarız diye
Siz ozan Mı oldunuz ekeler sizi
.***
Siz kimsiniz meydan seçeceksiniz
Yarışmada serden geçeceksiniz
Mağlup olup buradan kaçacaksınız
Sıkıntıya sokar şakalar sizi
.***
Haddinizden ileriye gitmeyin
Dikkat edin yaş yerlere yatmayın
Sakın herkesle güreş tutmayın
Yere çalar bir gün bökeler sizi
.***
Hiç sökülmez uğraşmayın çamlara
Çatmayın yetkine bakın hamlara
Sakın girmen ağıllara kömlere
Boynuzuna takar tekeler sizi
.***
Sakının siz sizi ozan sanmayın
Size şair diyenlere kanmayın
Sizi işleten hiç  inanmayın
Tutup uçuruma çekerler sizi
.***
Alper derki ötesini sormayın
Siz bu nasihat tan uzak kalmayın
Geceleyin kümeslere girmeyin
Köpekler arkadan yakalar  sizi
                           İsmail Alper
---------------------------------------
SÖZÜM VAR BENİM
       Helete’li Şair İsmail Alper’in
Âşık Ali ve Ali Vırıt için yazdığı şiir (2)
Âşık Ali ve Ali Vırıt için yazdığı şiir (2)
Dikkatle dinleyin Sayın Aliler
İkrarıma bağlı sözüm var benim
Boşa yorulmayın behey deliler
Hem dışıma benzer özüm var benim
***
Ben Aliler gibi hış ve hırmıyım
Sizi tanımasam böyle dermiyim
Objektif bakarım bakar körmüyüm
Gerçekleri gören gözüm var benim
***
Toplumda yaşadım yaban değilim
Ben başlar tacıyım taban değilim
Ben dağlardan gelmiş çoban değilim
Erenler yanında yüzüm var benim
***
Kafam kızmadıkça haddimi aşmam
Dibin görmediğim menzile koşmam
Dos doğru giderim yolumuşaşmam
Dere tepe değil düzüm var benim
***
Sizler ikisiniz bense yalınız
Bundan sonra nasıl olur halınız
Ayağınızdan düştü ise nalınız
Nalbanda yazılmış yazım var benim
***
ALPER’im der siz kusura bakmayın
Beni parçalayıp hem de yakmayın
Derelerde siz çorağa çok mayın
Kayaya atacak tuzum var  benim
                             İsmail ALPER
------------------------------------------
BİRİATEŞ ALİ BİRİ KURT ALİ
          Helete’li Şair İsmail Alper’in Âşık Ali’ye ve
 Ali Vırıt’a yazdığı şiir; Şairimizi rahmetle anıyoruz.
   --------------------------------------------
 Bizim bu çevrede iki kişi var,
 Biri Ataş Ali Biri Kurt Ali.
 Bu beylerin ne tükenmez işi var,
 Biri Ataş Ali Biri Kurt  Ali.
***
 Ozanlık tasarlar şairiz derler,
 Biz şiir yazmakta mahiriz derler,
 Memlekette ancak biz varız derler,
 Biri Ataş Ali Biri Kurt Ali.
***
 Sorarsanız kendilerden usta yok,
 Hep söylerler yakışıklı beste yok,
 Bu çevrede bunlar gibi hasta yok,
 Biri Ataş Ali Biri Kurt  Ali.
***
 Güldürmek isterin yine gülmezler,
 Kafiye ney hece nedir bilmezler,
 Davet etsem atışmaya gelmezler,
 Biri Ataş Ali biri Kurt  Ali.
***
 İkisin de iyi biliyor kullar,
 Birin de tansiyon aniden fırlar,
 İnanmayın şair değildir bunlar,
 Biri Ataş Ali Biri Kurt Ali.
***
 İSMAİL geride kalan demeyin,
 Siz bunlara ozan filan demeyin,
 Yazdıklarım doğu yalan demeyin,
 Biri Ataş Ali Biri Kurt Ali.
                        14.Mayıs.2007
                         İsmail Alper
-----------------------------------------
KOŞMUŞ İSMAİL
            3.Kitapta yayınlandı
Âşık Ali’nin Helete’li Çelik mahlas’lı Şair
İsmail Alper’e verdiği cevap (1)
                        ----------------------
Önce bir selam ver selam al hele
Menzil belli değil koşmuş İsmail
Birden bire koparmıştır velvele
Öfkeden sinirden taşmış İsmail
***
Dev aynalarında görmüş kendini
Bir gün biri çıkar yıkar fendini
Şairlikte met eylemiş kendini
Paçayi çemreyip koşmuş İsmail
***
Bana meydan okumuşsun üstelik
Sende kafamı yok beynin mi delik
Ateşe dayanmaz erir o çelik
Sende zaten beyin yokmuş İsmail
***
Nasıl şairmişsin ben anlamadım
Ben ozanlık filan tasarlamadım
Gönül kırıp kalbi hasarla madım
Sözlerin sınırın aşmış İsmail
***
Ben saygı duyarım insan olana
Derime tuz sermek yakışmaz sana
Büyük hakaretler etmişsin bana
Fikirden fikir e koşmuş İsmail
***
Âşık Ali’m neden ortamı gerdin
Bana niye çattın ne idi derdin
Senin gibi şairleri çok gördüm
Senin şairliğin boşmuş  İsmail
                          Âşık Ali Ataş
----------------------------------------
SÖZÜN BELİSİZ
       Âşık Ali’nin Helete’li Çelik mahlas’lı
Şairİsmail Alper’e verdiği cevap (2)
                         ------------------
Kaç gün oldu bağrımızı yakalı
Ataş belli amma közün belisiz
Ulu orta bırakmışsın sakalı
Çene belli amma yüzün belisiz
***
Hey maşallah kirpiğine kaşına
Boyun tipin yakışmamış yaşına
Örme tellik giyinmişsin başına
Kafa belli amma gözün belisiz
***
Gök suyun suları durgun akıyor
Dışın eli için seni yakıyor
Yüzün kış bulutu şimşek çakıyor
Yazın belli amma güzün belisiz
***
Fal mı baktın kayıp tan mı bilirsin
Aslın neslin nedir nerden gelirsin
Kaç senedir sen bu yolda yürürsün
Menzil belli amma düzün belisiz
***
Yalanı söylersin sen bile, bile
Ölçün biraz fazla çeliğin sile
Ya gel tövbe eyle ya özür dile
Öfken belli amma tezin belisiz
***
Senelerden beri bana uzaktın
Bekleyip dururken kancayı taktım
Üflerken püflerken ataşı yaktın
Alev belli amma közün belisiz
***
Âşık Ali’m derki engeli aştık
Helete’liymiş konuşarak tanıştık
Ayaküstü sohbet edip konuştuk
Muhabbetiniz hoş sözün  belisiz
                              Âşık Ali ATAŞ
-------------------------------------------
DUYURAMAZSIN
            Âşık Ali’nin Helete’li Şair
İsmail ALPER’e verdiği cevap (4)
İsmail ALPER’e verdiği cevap (4)
                      --------------------
Yahu çelik gel uğraşma benimle
Sesini kimseye duyuramazsın
Cevap veririm sazımdaki telimle
Tellere mızrabı vurduramazsın
***
Dur acele etme bekle sıranı
Sakın kurt aliyle açma aranı
Yastığın altında sakla paranı
Bankaya bırakıp durdurmayasın
***
Bir hoş sefil geziyorsun bu sene
Atışmaya gel de hele bir dene
Vasiyet eyle de sarıl kefene
Kendini hasıra sardırmayasın
***
Ben şiir yazarım sazda çalarım
Kaçacak yerin yok tez yakalarım
Seni çoban tutar dağa salarım
Koyunları kurda kırdırmayasın
***
Yem olma ha kargalara kuşlara
Harcanırsın yakın olma puştlara
Kalemimden çıkan fiske taşlara
Şaşıp ta kafanı vurmayacaksın
***
İyi bil ki sonsuz saygım var sana
Benden aldığını gel satma bana
Gülüyorum senin gibi ozana
Bekir hocaya yorum yaptırmayasın
***
Doğru giden insan asla yıkılmaz
Bu dünya fanidir kimseye kalmaz
Bende ilaç merhem hiç eksik olmaz
Kimseye yaranı sardırmayasın
***
Vallahi vız gelir bana Alperler
Aklıları vardır sanma deliler
Sırtı sırta vermiş iki Ali’ler
Birini birine kırdırmayasın
***
Atışmaya geldin yutkundu dilin
Benim dalda ötmez senin bülbülün
Burda da çevirdin bize bir flim
Sakın kamerayı kırdırmayasın
***
Benim evim ahşap soba yakarım
Döner döner geçmişime bakarım
Bazen Fırat olur azgın  akarım
Yakın semtimizde durmayacaksın
                            Âşık Ali ATAŞ
--------------------------------------------
SÖZÜ ÇELİĞİN
      
       Âşık Ali’nin Helete’li Şair
İsmail Alper’e verdiği cevap (5)
İsmail Alper’e verdiği cevap (5)
                    --------------------
Kıl çorap’la giyinirmiş heliği
Karda belli olmaz iz’i çeliğin
Nasıl yedin ekşi incaz eriğin
Azgındır gülmüyor yüzü çeliğin
.***
Düzbağ seni cerit beni tanıyor
Şiir yazan kendin ozan sanıyor
Çoktan beri alevlendi yanıyor
Bir türlü sönmedi köz’ü çeliğin
.***
Esiyor düzbağ’ın yelleri ılık
Şiir yazamaz ki kıyafet kılık
Adamı kınamam belki yaşlılık
Her yazıyı seçmez gözü çeliğin
***
Çıksın dağlar ada koyun heylesin
Yalanım var ise gelsin söylesin
Kendi kendin met eylemiş eylesin
Bir birini tutmaz sözü çeliğin
***
Gücenemem büyüğümün sözüne
Şamar yedi kulağının tözüne
Giderken seyrettim çöker dizine
Artık yokuş olmuş düzü çeliğin
.***
Ozanım dedi de herkes inandı
Bu şair peşimi bırakır sandı
Bilemem nedense çabuk usandı
Kalmamış diyecek sözü çeliğin
.***
Şairlikte onaylandı başarım
Daha nice karlı dağlat aşarım
Ben ozanım diyor ona şaşarım
Birbirini tutmaz sözü  çeliğin
.***
Âşık Ali’m ziyarete  varmalı
Yüzü azgın ise uzak durmalı
Ara sıra bir hal hatır sormalı
Merhamet doludur özü çeliğin
                        Âşık Ali ATAŞ
----------------------------------------
BİLİRSİN ÇELİK
              Âşık Ali’nin Helete’li Şair
İsmail ALPER’e verdiği cevap (6)
                   ---------------------
Ben sana çatmadım hakaret etme
Sen kendi suçunu bilirsin çelik
Bir gün yorulursun çok hızlı gitme
Yüzünü azdırma gülersin çelik
***
Benden aldığını gel bana satma
Ateş Ali ye kurt Ali’ye çok çatma
Buyur gel atı şak çamura yatma
Benim davetime gelirsin çelik
***
Benimle uğraşma demiştim sana
Zaten iyilik yaramaz ki insana
Yine kış geliyor muhtaçsın bana
Etrafımda baka kalırsın çelik
***
Hakaret etmişsin bak bile bile
Sende akıl varsa gel özür dile
Senin işin gücün büs bütün hile
Birde kıs, kıs bana gülersin çelik
***
Atışmak istersin gel bir görelim
Dostluk bahçesinde güller derelim
Boş durma eline bir tef verelim
Canın sıkıldıkça çalarsın çelik
***
Sen gibi ihtiyar başımın tacı
Bende mevcut dertlerinin ilacı
Bilirim sözlerin zehirden acı
Bir gün gelip özür dilersin çelik
***
Âşık Ali’m benim böyledir yapım
Şair’lik tedavim ilacım hapım
Sayın Alper gecikmesin cevabın
Acele bir cevap verirsin çelik
                          Âşık Ali ATAŞ
-------------------------------------------
ATARSIN ÇELİK
       Âşık Ali’nin Helete’li Şair
İsmail Alper’e verdiği cevap (7)
                        ---------------------
İyi düşün taşın öyle ver karar
Bakıyorum bol, bol atarsın çelik
İşe yaramayan söz neye yarar
Kenardan köşeden kırparsın çelik
***
Atışmak istersin gel de görelim
Dostluk bahçesinin gülün derelim
Boş durma eline bir tef verelim
Düğünde bayramda çalarsın çelik
***
İyi oynarsın seni çeksem klibe
Sırtına yük alma çökersin dibe
Dolmuşu beğenmez binersin cibe
Bir gün avucunu yalarsın çelik
***
Âşık Ali’m baharım var yazım var
Çelik senin hiç çekilmez nazın var
Evet, bilgisayar birde sazım  var
Ben çalarım sende ağlarsın çelik
                              Âşık Ali ATAŞ
----------------------------------------------
NETTİN ÇELİĞİ
         Bir müddet ortalardan kaybolan Şair İsmail ‘i
Âşık Ali Bekir Öksüzce Hocaya soruyor (1)
Âşık Ali Bekir Öksüzce Hocaya soruyor (1)
                         --------------------
Soyadın öksüzce adınız Bekir
Söyle hocam nettin bizim çeliği
Bunu benim size sormam gerekir
Bekir hocam nettin net tin çeliği
***
Bizi tanıştırdın bir sabah erken
Helete uzak mı gelirsin nerden
Sesi ve sedası kesildi birden
Bekir hocam söyle nettin çeliği
***
Bazen kısalırdı bazen uzardı
Kafası bozuksa çabuk kızardı
Ara sıra bana şiir yazardı
Bekir hocam söyle nettin çeliği
***
Konuştukça ben çeliğim diyordu
Helal haram ne bulursa yiyordu
Aklına geleni geç söylüyordu
Söyle hocam söyle nettin çeliği
***
İnan ki çoğaldı kamım kederim
Şiir göndermezse korkuttum derim
Araştır soruştur olsun haberim
Bekir hocam nere saldın çeliği
***
Âşık Ali m sanki bir rüzgâr esti
Yoksa gücendi mi bana mı küstü
Benden de selamı sabahı kesti
Söyle hocam nettin sizin çeliği
                           Âşık Ali ATAŞ
--------------------------------------------
SÖZÜN NEREDE
       Âşık Ali’nin Helete’li Çelik Şair İsmail ALPER’e
Verdiği cevap (7)
Verdiği cevap (7)
                   ----------------
Biliyorum seni atar tutarsın
Lafın zaten belli sözün nerede?
Bir yalana beş yüz daha katarsın
Birin eksik saydın yüzün nerede?
***
Adam olda gel derime tuz serme
Mektubumun cevabını geç verme
Gelmiş geçmiş liderleri hor görme
Fikrin belli fakat özün nerede?
***
Şairliğin mektebin mi okudun
Demek ince ıyıp kalın dokudun
Gönderdiğin şiirleri okudum
Hece belli değil vezin nerede?
***
Toplum arasında bühtan eyleme
Yaşına yakışmaz yalan söyleme
Sen gibi şairle girmem eyleme
Söz söze benzemez özen nerede?
***
Konuşmadan önce tanı sen beni
Atışmaya hazırla ha senseni
Kaçtığın yere ce kovarım seni
Kaçtığınız belli izin nerede?
***
Bazen şal giyersin bazen de hırka
Senin aklın ermez hesaba kırka
Saygı göster dine dile ve ırka
Aklınız karışmış sözüm nerede?
***
Âşık Ali’yi tanı bir kere
O iki tepeyi keser bir dere
Sen senide met eyleme boş yere
Alevin meydanda közün nerede?
                            Âşık Ali Ataş
--------------------------------------------
ÇELİK OZAN
      Bir müddet ortalardan kaybolan Şair İsmail ‘i Âşık Ali
Bekir Öksüzce Hocaya soruyor (2)
Bekir Öksüzce Hocaya soruyor (2)
               ---------------------
Cevap ver Bekir öksüzce
Nerde sizin çelik ozan
Niye kayboldu sessizce
Hani sizin çelik ozan
***
Çalışmayıp yatıyordu
Ben bir ozanım diyordu
Ali’lere çatıyordu
Kayıp oldu çelik ozan
***
Korkarım benden utandı
Boyu kısa bir adamdı
Laf atması muazzamdı
Hani sizin çelik ozan
***
Anlatırdı şöyle böyle
Bulursan muhabbet eyle
Bendende çok selam söyle
Nerde ola çelik ozan
***
Dosya elinde gezerdi
Gezişi beni  üzerdi
Bana türküler düzerdi
Nere gitti çelik ozan
***
Yolun kısasın kestirdi
Düzbağ’da rüzgar estirdi
Kurt Ali’yide küstürdü
Şimdi nerde çelik ozan
***
İşi gücü hep temaşa
Huyu alışkan yavaşa
Dayanmadı bu ataş’a
Eridi mi çelik ozan
Aşık Ali’m der uyardım
Devamlı ünün duyardım
Kendine saygı duyarım
Söyle gelsin çelik ozan
              --------------------
              Âşık Ali Ataş
     Merhum İsmail Alper’e Allah’tan rahmet diliyorum.