bayrak taşıyanlar

Aşık Ali Aksu tvde

Aksu tv deyim

Üye girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

VİDEO LİNKLERİ

Aşık Ali Seçme Şiirleri

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

Yazarlar

Zorkun Deresi Boğaz Kanyonu,,

M. Bahçe yazıları | Aşık Ali Ataş | Monday, 25 May 2015

News image

Zorkun Deresi Boğaz Kanyonu Kanyo Nedir? Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu derin, dar boğaza veya dünya yüzeyinde nehirlerce oluşturulmuş derin vadilere verilen addır. Başka bir ifade ile,...

Devamini oku

Rüya Görmek İçin Uyumalısınız

M. Bahçe yazıları | Aşık Ali Ataş | Wednesday, 29 April 2015

Rüya Görmek İçin Uyumalısınız Geçici ölüm denilen uykuda görülen garip hallere rüya diyoruz.Niçin ve ne surette rüya görüyoruz? Bu bir fenomendir. İlk insan'ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim...

Devamini oku

Çağlayancerit Halkının Canı Bu Kadar Ucuz mu?

M. Bahçe yazıları | Aşık Ali Ataş | Sunday, 14 December 2014

News image

 Çağlayancerit Halkının Canı Bu Kadar Ucuz mu? “Öksüzlükten Doğan Yalnızlık” Başlıklı yazımızda şunu yazmıştık. “Yalan kusurları gizlemenin merhamet ve iyilik kılığına girmiş. Kırk yıl aynı vaazı veren adamların yalanlarını dinliyoruz....

Devamini oku

Çcerit cevizciliğinin önemi

M. Bahçe yazıları | Aşık Ali Ataş | Tuesday, 2 December 2014

ÇAĞLAYANCERİT CEVİZCİLİĞİNİN ÖNEMİ (GOZ) Kahramanmaraş ili dünya üzerindeki konumu bakımından 270C 11’- 380C 36’ kuzey enlemleri ile,360C, 15’- 370C 42’ boylamları arasında yer almaktadır. K.Maraş, Akdeniz Bölgesinin doğusunda yer alarak Doğu  Anadolu, İç Anadolu ve Güney Doğu...

Devamini oku

Tek Başına Orman

M. Bahçe yazıları | Aşık Ali Ataş | Wednesday, 27 April 2011

     TEK BAŞINA ORMAN        Çağlayancerit adeta saklı bir cennet Gezdikçe birçok harika güzellikleri keşfediyorsunuz. Yöresel adıyla Kamalak genel adıyla sedir ağacı dağlarımızda yetişen istisna ağaçlardan biridir. Bulunduğu ortama...

Devamini oku

More in: M. Bahçe yazıları, M. Zincirkıran

100%
-
+
10
Show options

sayaç.

Yazarlar
Zorkun Deresi Boğaz Kanyonu,,
Zorkun Deresi Boğaz Kanyonu Kanyo Nedir? Bir akarsuyun kalkerli bir alanda oyarak oluşturduğu derin, dar boğaza veya dünya yüzeyinde nehirlerce oluşturulmuş derin vadilere verilen addır. Başka bir ifade ile, Kanyon; güçlü ırmakların kireçli olmayan bölgelerde kazdıkları derin vadileri belirtir.Kanyonların kenarları çok sarp boğazlar biçiminde ortaya çıkar.Kayaların kenarları aşındırmaya karşı gösterdikleri dirence bağlı olarak çeşitli şekiller alır.Bunlar çıkıntılı bölümler, basamaklar ve düz etekler şeklindedir. Kanyonların dibinde alüvyonlu ve kumlu çökelti bulunmamaktadır. Çünkü çok dar olan su yatağında seller tarafından süpürülürler. Ülkemizdeki kanyonların en ünlüsü hepimizin bildiği Saklıkent kanyonudur. Fethiye civarında bulunan Saklıkent kanyonu kenarları yüksek derin bir vadi... Devam.....
Rüya Görmek İçin Uyumalısınız
Rüya Görmek İçin Uyumalısınız Geçici ölüm denilen uykuda görülen garip hallere rüya diyoruz.Niçin ve ne surette rüya görüyoruz? Bu bir fenomendir. İlk insan'ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim adamları çeşitli şekillerde açıklamışlar, düşünmüşler, fakat rüyayı kesin bir şekilde belirleyememişlerdir. Ancak şu kadarını bilmemizde fayda vardır ki rüya, büyük ve soyut bir dünyadır. "Niçin küçülüyor eşya uzakta?Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta?Sonum varmış, onu öğrensem asıl? Peki ya hayal? İnsanın en kolay yapabildiği ve en çok kurduğu bilinç altı düşüncedir. Rüya görmek için uyumalısınız. Hayal kurmak için uyanık olmalısınız? Hayalle rüya arasında soyut bir benzerlik vardır. Hayal... Devam.....
Çağlayancerit Halkının Canı Bu Kadar Ucuz mu?
 Çağlayancerit Halkının Canı Bu Kadar Ucuz mu? “Öksüzlükten Doğan Yalnızlık” Başlıklı yazımızda şunu yazmıştık. “Yalan kusurları gizlemenin merhamet ve iyilik kılığına girmiş. Kırk yıl aynı vaazı veren adamların yalanlarını dinliyoruz. Derde derman yok. Ozanın dediği gibi”ağam buradan gidelim, bu yerler viran oldu”. Yalan iktidar olunca hakikat susturulur. Hakikat öksüzdür. Galipler mağlupların hikâyesini yazar. Yalan yine egemendir. İdrakin ve anlayışın yok edildiği bir toplumda sloganlar süslü yalanlardır. Hakikat yalanın puslu havasında görünmez olmuştur. Menfaatlerin onurun yerini aldığı bir yalan dünyasındayız.” Her yıl olduğu gibi bu yılda memleketime geldim. Herkesin kaçmak istediği ve gidenlerin bir daha dönmek istemediği (ç)ağlayancerit’e. Belki haklı oldukları çok şeyler vardır. O kadar çok şeyler var ki saymakla bitmez.... Devam.....
Çcerit cevizciliğinin önemi
ÇAĞLAYANCERİT CEVİZCİLİĞİNİN ÖNEMİ (GOZ) Kahramanmaraş ili dünya üzerindeki konumu bakımından 270C 11’- 380C 36’ kuzey enlemleri ile,360C, 15’- 370C 42’ boylamları arasında yer almaktadır. K.Maraş, Akdeniz Bölgesinin doğusunda yer alarak Doğu  Anadolu, İç Anadolu ve Güney Doğu Anadolu’nun kesiştiği yerde ve Akdeniz ile karasal iklim arasında geçit konumunda bulunmaktadır. Bölge iklim yapısı ve verimli toprakları nedeniyle özellikle ılıman iklim meyve türleri olmak üzere bir çok meyve türünün yetiştiriciliği açısından oldukça önemli bir konuma sahiptir. Anadolu birçok meyve türünde olduğu gibi cevizin de anavatan bölgeleri arasında yer almaktadır. Türkiye,  4.5 milyon civarında bir  ceviz ağacı varlığına sahip olup ceviz üretimi bakımından 115.000 ton ile Çin... Devam.....
Tek Başına Orman
     TEK BAŞINA ORMAN        Çağlayancerit adeta saklı bir cennet Gezdikçe birçok harika güzellikleri keşfediyorsunuz. Yöresel adıyla Kamalak genel adıyla sedir ağacı dağlarımızda yetişen istisna ağaçlardan biridir. Bulunduğu ortama girdiğinizde o muhteşem heybeti ve ciğerlerinizin bayram ettiği o reçine kokusuyla büyülenmemek elde değil. Öksüzdağı yarı belinde Teslimeler sarı oğlanlar yurdunda bulunan yukarıda resmini gördüğünüz kamalak adeta tek başına bir orman. Öylesine heybetli bir büyüklüğe sahip ki etkilenmemek elde değil. Bu ulu ve yaşlı ağacı sahiplenip bu günlere gelmesini sağlayan insanlarımıza müteşekkiriz. Bu insanlar bu ormanları sahiplenip korumuşlar ve bunun ödülü olarak bu ağaçtan evin merteğini, döşemesini, bacasını, balkonunu, hayvan yemleme teknesini, boyunduruğunu, odununu ve... Devam.....
M.ZİNCİRKIRAN KİMDİR
                 {mosimage}Mustafa zincirkıran kimdir? 10 Şubat 1956 yılında Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı yeşil bahçe köyünde fakir bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelmişim. Okuma yazma bilmeyen ama yetiştiği aile çevresinin etkisiyle çok pratik hesaplar yapabilen, meşhur halk hikaye ve şiirlerden dinlediklerinin büyük bir kısmını son yaşlarında bile ezberinde tutan, bir anne ile okula gidememenin ezikliğini hiç üzerinden atamayan ve bu sebeple de okula giden arkadaşlarından öğrenebildiği kadar okuma yazma bilen bir babanın terbiyesiyle büyüdüm. İlkokulu köyde, bir yıl aradan sonra başlayarak ortaokulu Ceyhan’da, liseyi de Adana Yapı sanat okulunda okuyarak bitirdim. Konya Selçuk Eğitim Enstitüsü fen bölümünden 1980 yılında mezun oldum. 12 Eylül ihtilalından sonra iki yıl tayin bekleyip... Devam.....
BİZİM MARAŞTA
Mustafa Zincirkıran 12 Şubat, -------------------------- KAHRAMANMARAŞ'TA ÇETE BAYRAMI VE BİR ŞİİR Kahramanmaraş, benim 27 yıl görev yaptığım ve üç çocuğumu büyütüp ikisini evlendirdiğim bir il. O yüzden benim ikinci vatanım gibidir. Sosyal medya ve telefonla görüştüğüm dost ve arkadaşlarımızın çoğunluğu Maraş'lı veya Maraş'ta görev yapmış insanlardır. Bugün 12 Şubat Kahramanmaraş'ın Kahramanlığını ilan ettiği kurtuluş günüdür. Maraş deyimiyle ÇETE BAYRAMI'dır. Ülkemizin düşman işgalinden kurtuluş mücadelesinin ilk kıvılcımının ateşlendiği bir diyardır Maraş. Bu güzide ilimizin KURTULUŞ/ÇETE BAYRAMI'nı kutluyor, şanlı ecdadımızı rahmetle anıyorum. Ahde vefa olarak Maraş şiirlerimden birisini siz saygı değer gönül dostlarımla paylaşmak istedim.  Selam ve dua ile...... Devam.....
Tuz koktu zorkun deresi koksa ne olur
     Tuz Koktu, Zorkun Deresi Koksa Ne Olur       Çağlayancerit daha köyken,  Zorkun deresi bu günkü halinden fiziki olarak daha doğaldı. Dağlardan gelen sel suları tabi bir mecra oluşturmuştu. Eskiden insanlar bu tabi olaylara fazlaca müdahale edemiyorlardı. Bu gün olduğu gibi derenin iki kenarına taş duvar yapamamışlardı. Ama derenin kenarına bir sürü ev yapmışlardı. Bu evler o kadar dere kenarına yakın ki; evlerin duvarı derenin bir kenarı gibidir. Tabi bu derenin kenarına yerleşmenin en önemli sebebi, dere kenarında bulunan Büyük Pınar olsa gerektir. Bu pınarın hemen üstünde Pınarbaşı Cami inşa edilmiş. İkiyüz metre aşağısında ise Hafız Ahmet Camii vardır. İnsanların abdest ihtiyaçları içinse bu dereye akan umumi helalar  yapılmış. Bu helalardan akan pislikler direk dere yatağına verilmiş. Eskiden bu derenin suyu hiç kesilmezken pisliklerin... Devam.....
Ç.CERİT HATIRALARI 1.
            Çağlayancerit hatıraları (1)       Bolu’nun Mengen ilçesinde lisede müdür yardımcısı olarak görev yapıyorum. Yıl 1987 ve bakanlık rotasyon uygulama kararı almış olduğundan ben de aynı konumda olan diğer arkadaşlar gibi içlerinde Kahramanmaraş’ın da olduğu üç il tercih ettim.        O yıllarda branş öğretmenlerinin ataması bakanlık tarafından ve nokta tayin olarak yapılıyor. Rotasyoncu öğretmenler olarak birkaç kişiyiz ve tayin sonucunda nereye düşeceğimizi merakla bekliyoruz. Okulumuzdaki fransızca öğretmenimizin bakanlıkta tanıdığı varmış ve el altından benim tayin yerimi öğrenince hemen gelip söyledi. Yeni görev yerim Kahramanmaraş merkez Çağlayancerit ortaokulu. Merkeze tayin oldum müjdesini veren hoca hanıma baklava hediye ettim. Çünkü bir hayır sahibi... Devam.....
Ç.CERİT HATIRALARI 2.
        Çağlayancerit Hatıraları (2)          İlk defa geldiğim Maraş’ta, Şeyhadil caddesindeki şimdiki platin sitelerinin yerinde olan Kıbrıs garajını buldum ve bindiğimiz meşhur Motur Hasan’ın kullandığı 50NC köy aracıyla yolculuğa başladık.          Pazarcığa vardığımızda, geliyoruz diyen şoförlerin durumunu bilen yolcular durumu biliyorlarmış ki aşağıya indiler ve yarım saatlik mecburi moladan sonra yola devam ettik. Gölbaşı’na varmadan stabilize yolumuza dönerek koyu sohbetin yapıldığı yolculuğumuza devam ediyorken karşılaştığımız her köyün Çağlayancerit mi olduğunu soruyor ve daha gelmediğimizi öğreniyorum. Daha sonraki yıllarda görev yapan Balıkesirli öğretmen Veysel Bey vardı. Garibimin kararnamesinde Çağlayancerit merkez Fatih İlköğretim Okulu yazdığı için o da... Devam.....
ANASAYFA arrow YAZARLAR arrow M. Bahçe yazıları arrow Rüya Görmek İçin Uyumalısınız
Rüya Görmek İçin Uyumalısınız
Geçici ölüm denilen uykuda görülen garip hallere rüya diyoruz.Niçin ve ne surette rüya görüyoruz? Bu bir fenomendir. İlk insan'ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim adamları çeşitli şekillerde açıklamışlar, düşünmüşler, fakat rüyayı kesin bir şekilde belirleyememişlerdir. Ancak şu kadarını bilmemizde fayda vardır ki rüya, büyük ve soyut bir dünyadır. "Niçin küçülüyor eşya uzakta?Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?Zamanın raksı ne, bir yuvarlakta?Sonum varmış, onu öğrensem asıl? Peki ya hayal? İnsanın en kolay yapabildiği ve en çok kurduğu bilinç altı düşüncedir. Rüya görmek için uyumalısınız. Hayal kurmak için uyanık olmalısınız? Hayalle rüya arasında soyut bir benzerlik vardır. Hayal meyal. Uykunun bir çok çeşitleri vardır. En temel ihtiyaç olan uyku hali doğal bir durumdur. Ama uykudan kinaye birçok haller de vardır ki bu uykuya nispet edilerek açıklanır.“Ayakta uyumak”, “ölüm uykusuna yatmak”  “uyutulmak” “Gaflet uykusuna dalmak” gibi  deyim ve sözcükler insanın gafletini ve çevresinde olup biteni fark etmemesinden dolayı söylenen sözlerdir.  Uyanık ve bilinçli bir insan hiçbir şekilde çevresinde olup bitenden bigane olamaz. İnsan çevresi ile vardır. Bir insanın toplum içerisindeki yeri ve insanın varlığını hissetmesi çevresi ile kaimdir. Beni ben olmayan tanır, beni ben olmayan severse ben varımdır. Çevresine duyarlı insan uyanık insandır. İnsan gerçeklerle yaşar. Hayat gerçeği, ölüm gerçeği, toplum gerçeği gibi gerçeklerle yaşar. Bu gerçeklerin farkında olmayanlar ancak uyuyan ve hayatla bağı olmayanlardır. Bunlar hayatı hayal meyal yaşarlar. Hayatı rüya gibi görürüler. Onun için hep uykudadırlar. Rüyalarda yaşarlar. Rüya görmek için ise hep uyurlar. İmkansıza,yasak olana, gizliye, vazgeçilmeze, günaha, suca, en güzele ulaşma hayaliyle yaşarlar ama gerçeklere yanaşmak istemezler. İnsanın ne kadar acımasız, zalim, sömüren, aldatan, cani, bencil, tanrı tanımaz, cahil, umursamaz, ezen bir varlık olduğunu bile bile bu gerçekten kaçarlar. Hak arama, paylaşma, adalet, özgürlük, eşitlik güzelliklerini savunmaz ve bu insanlığın evrensel değerlerini hiçe sayarlar. Bunu gönüllü yapmazlar. Hayatın zorlamaları ile bundan payını kan dökerek, savaşarak, zahmet ve zorlamalarla alırlar.   “Düşünüyorum o halde varım” sözü bilinçli olmayı ve uyanık olmayı öğütler. Eğer gerçeklere duyarsız kalarak yaşıyorsanız uyuyorsunuz demektir. Siz uyurken elin adamı gelir size ait ne varsa alır götürür.  Uyumanın ve uyutmanın bir çok yol ve yöntemleri vardır. Vaatler uyutma yöntemlerinden biridir. Vaatler güzel rüyalar yaşatır insana. Yol vaat ederler, su vaat ederler, hastane vaat ederler ama hiçbir zaman bunlar gerçekleşmez. Sizde bu vaatlerle uyursunuz ve güzel güzel rüyalar görüsünüz. İşte böylece birilerinin emellerine hizmet etmiş olursunuz. Ozanlarımız her dem gözü, gönlü uyanık insanlardır. Birçok gerçeği duru, akıcı ve yalın bir şekilde anlatırlar. Aşık Cefai bakın ne güzel anlatmış. Yılardır milletçe Ashab-ı kehf e 
Döndük uyanmadın bu nasıl uyku 
Hainin namerdin her sözü doğru 
Sandık uyanmadık bu nasıl uyku 

İyi dedik sağır dilsiz bet huya 
Böyle gelmiş böyle gider bu diye 
Şükreyleyip yavan ekmeği suya 
Bandık uyanmadık bu nasıl uyku 

Kurdu çoban ettik sürüye kattık 
Kadere talihe feleğe çattık 
CEFAİ uyanmaz uykuya yattık 
YANDIK uyanmadık bu nasıl uyku Ey bakışları miyoplaştırılmış kardeşim, kardeşlerim! Görüntülerin arkasındaki hakikati ara. Arama bul. Ayak uçlarına dikilmiş bakışlarını ufka döndür. Yarının tarihi sana ne diyor?
------------------------
MEHMET BAHÇE
Mali Müşavir
13.10.2010                     ************************

                                             
  DÖVME
       55 yaşındaki arkadaş kolunun bir tarafına büyükçe bir tribal dedikleri dövmeden, öteki koluna da oğlunun ismi yazan dövmeden yaptırmıştı.
       Tabi dövme konusu biraz netameli bir konudur. İslam’da günah, negatif bir eylem olarak kabul edildiği söylenir. Kur’an da Allah’ın yaratılışını, doğal hali değiştirmenin şeytan işi olduğu belirtilir. Dövmenin de doğal hali değiştirdiğini kabul edenler böyle düşünmektedirler.       Her neyse. Kolu dövmeli arkadaşla beraber bir esnafın yanında çay içerken; esnaf arkadaş “ bu ne hal hayırdır, dövme islama göre haram değil mi?” diye arkadaşa bir salvo yaptı.Tabi arkadaşta kendini savunmaya geçti. Konuya en can alıcı yerden girdi. “ Madem Allah’ın yarattığı doğal hali değiştirmekten bahsediyorsunuz; o zaman sünnet denilen erkeklerin cinsel organının ameliyatı ne oluyor? Dövme Kur’an da yazmıyor. Sünnet olmak da Kur’anda yazmıyor. İstisnalar hariç her erkeğin cinsel organı orijinal olarak kabuklu ve kılıflı olarak yaratılır. Bunu insanlar sünnet adı altında değiştirir. Bir nevi ameliyata tabi tutar. Allah yaratırken haşa hatalımı yarattı ki insanlar Allah’ın yarattığını değiştiriyorlar. Bir de Muhammet Peygamberin sünnetli doğduğundan dem vuruyorlar. Demiyorlar ki Muhammet sünnet olmadı. Ayrıca adına “Sünnet olmak” denilmesi, sünnet olmayan peygamberin bir eylemi gibi gösterilmesi gerçekten düşündürücüdür. Bir Ortadoğu ve daha çok Yahudi geleneği olan bu işlemin islamla hiçbir alakası yoktur. Kaldı ki Kuranda doğal hali değiştirmenin şeytan işi olduğu söylenirken.” Diye tartışma devam ederken muhafazakar esnaf arkadaş ağzından şu cümleyi kaçırdı.”Sünnetsiz hali ile o merette çirkin duruyor be”dedi. tövbe tövbe..       Tabi söz döndü dolaştı siyasete geldi. AKP’li olan esnaf arkadaş başbakanın konuşmalarından ve eylemlerinden övgüyle bahsetti. Bizde bir iki cümle ile muhalefet ettik. Bana “sen başbakanın o günkü TV konuşmasını dinlemedin mi arkadaş” dedi. Ben bu tartışma esansında ayak ayak üstüne atmış vaziyette oturuyordum. Ben dedim, Tayyip Beyi izlemiyorum, adam çok sert ve sinirli konuştuğu için olumsuz etkileniyorum. Onun için pek dinlemem dedim. Vay sen misin bunu söyleyen. Esnaf arkadaş “ bir kere sen neden Tayyip bey dersin koskoca başbakana, sayın başbakanımız RTE demiyorsun? Ayrıca RTE’nin ismini anarken ayak ayak üstüne atmışsın oturuyorsun, saygısızlık yapıyorsun dedi ve sonra “da kafir bunlar” diye yaftayı yapıştırdı.        Ayrılırken, “korkma arkadaş on seneye kadar zengin olacağız. Bizi zengin yapacaklar, tanrımız mamon olacak “ dediğimde Esnaf arkadaşın gözlerinin içinin güldüğünü gördüm ve “bak işte sende inanıyorsun AKP bizi zengin yapacak” diye sırtımı okşadı.     İnsanımızın ruh halini ve bilinç altını anladınız mı? Toplum mühendisleri bu insanların kafa yapısını ve din anlayışını nasıl inşa etmişler gördünüz mü? Din AKP eşitlik denklemini kurmuş vatandaş gidiyor. Siz istediğiniz kadar gerçekleri anlatın anlamazlar.  Mehmet BahçeMali Müşavir11.10.2010
Kommentare (0) >>
Kommentar schreiben

Sie müssen angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben. Bitte registrieren, wenn Sie noch kein Konto haben.


busy
 
< Önceki   Sonraki >