bayrak taşıyanlar

Aşık Ali Aksu tvde

Aksu tv deyim

Üye girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

VİDEO LİNKLERİ

Aşık Ali Seçme Şiirleri

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

sayaç.

ANASAYFA arrow HABER BAŞLIKLARI arrow YAŞA BENİ İSTANBUL 2 Şiir
YAŞA BENİ İSTANBUL 2 Şiir

Ey koca İstanbul sana sesleniyorum
Ey toprağına kurban olduğum şanlı orduların sahibi duy beni.
Yedi farklı tepelerden seyret beni gör beni
Gör ki yaşa beni İstanbul
Duy ki yaşa beni İstanbul
 
Sensin benim yüreğimden sonsuzluğa akan vuslat
Sensiz geçen her günüm makber
Sana olan sevdamın çığlıkları yankılanıyor kız kulesinden
Dinle ve hisset
Hisset ki yaşa beni İstanbul
Dinle ki yaşa beni İstanbul
 
Sen ki uygarlıklara kucak açan anasın
Sen ki sevgiden, şefkatten aşktan yanasın
Haydi, peygamberin müjdelediği Arz-ı mukaddes 
Haydi, Fatih’in ya alırım ya ölürüm dediği sevgili
Öyle bir haykır ki Sultan Ahmet’ten Edirne kapı âmin desin
Öyle bir dokun ki gönüllere Galata kulesinden
Ayasofya dile gelsin
Gelsin ki yaşa beni İstanbul
Haykır ki yaşa beni İstanbul
 
Ey Yedikule surlarının kapılarında gizli mucize şehir
Kor ateşten zıpladım Ayazma da adını duyduğumda
Divane bir kördüm toprağına yüz sürene dek
Sana geldim medeniyetler arasındaki ekber
Sende can buldu bedenim
Nakış nakış saraylarda ör beni
Nazlı Nigar hamurunda kar beni
Kar ki yaşa beni İstanbul
Ör ki yaşa beni İstanbul
 
Ey Fatih’in heybetine Anadoluhisarı’ndan temenna duran asker
Bizans’ı titretiyordu ilahi bir aşkla Osmanlı’dan gelen Tek-bir-i Allah-u Ekber
Süleymaniye adalete susamış
Selimiye ezan sesine hasret
Kariye’nin yaşlı gözlerinden dökülüyordu sevinç gözyaşları
Heybeliden ilk defa bu kadar zerrin doğuyordu güneş
Ah benim anlı açık al yazmalı sevdiğim bak bana
Boğazından ummanıma yelken açıp ak bana
Ak ki yaşa beni İstanbul
Bak ki yaşa beni İstanbul
 
Sevgilim, sevgilim duy beni
Diyarlardan diyarına sevdan için gelmişim
Tarih kokan semtlerini tavaf edip yelmişim
Kanma nefsi okşayan sahte tebessümlere bitanem
Tarihi sen yazdın
Unutulmaz notlar düştün raftaki tozlu kitaplara
Sende bırak boğazın serin sularına ruhunu. Paklansın!
Aç kalbini merkezinde aşkım saklansın
Saklansın ki yaşa beni İstanbul
Paklansın ki yaşa beni İstanbul
 
Ey toprağına kurban olduğum şanlı orduların sahibi duy beni
Yedi farklı tepelerden seyret beni gör beni
Gör ki yaşa beni İstanbul
Duy ki yaşa beni İstanbul
Yaşa beni İstanbul
Yaşa beni İstanbul                     
--------------------------------------                               
Abdullah ÇALIŞIR 23–03–2010
 
**********************************
VUSLAT= Sevgiliye kavuşma
MAKBER= kabir, mezar.
Arz-ı mukaddes  Temiz yer ve mübarek yer demektir
Ekber= daha büyük, çok büyük, en büyük, pek büyük
Nigar= resim gibi güzel güleryüzlü sevecen
Temenna= Eli alnına götürerek selâmlama işareti yapma. * Minnettar olma
 
 
İstanbul'un, surları içinde kalan bölümünün, yedi tepe üzerinde kurulduğu söylenir.
Bu tepelerin yerleri:
1- Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Sultanahmet Camiinin bulunduğu tepe.
2- Çemberlitaş ve Nuriosmaniye Camiinin bulunduğu tepe.
3- Beyazıt Camii, Üniversite ve Süleymaniye'nin bulunduğu tepe.
4- Fatih Camiinin bulunduğu tepe.
5- Yavuz Selim Camiinin bulunduğu tepe.
6- Edirnekapı semtinde, Mihrimah Sultan Camiinin bulunduğu tepe.
7- Kocamustafapaşa semtinin bulunduğu tepe.
   Bunlardan başka, İstanbul'da surların dışında kalan ünlü tepeler şunlardır:
Beykoz'da Yuşa Tepesi, Rumelihisarı'ndaki Şehitlik Tepesi, Sarıyer'de Maden Tepesi, Paşabahçe'de Karlıtepe, Beyoğlu'nda Tepebaşı ve Fetihtepe; Şişli'de Hürriyet Tepesi, Gayrettepe, Esentepe, Kuştepe, Köğıthane'de Nurtepe, Şirintepe Seyrantepe, Gültepe, Çeliktepe; Kadıköy'de Fikirtepe, Göztepe; Usküdar'da lcadiye Tepesi, Sultantepe, Nakkaştepe, Büyük Çamlıca ve Küçük Çamlıca tepeleri.
 
Vahtıdır: Zamanıdır.
Vasfetmek: Anlatmak, tanımlamak
Vermenem: Vermem, ben vermem.
Zülfikar: Hz. Ali'nin çatallı kılıcı.
Zerrin: Altından yapılma, altın görünüşlü, altın renkli.
Zer: 1. Altın. 2. Altın sarısı renk.
Zeher: Zehir
Zarılanmak: Acı çekerek ağlamak, inlemek
Zahman: Vatan, ülke, bir kimsenin doğup büyüdüğü yer.
Yunmak: Yıkanmak, arınmak.
Yulduz: Yıldız
Yelmek: Dolaşmak, gezmek.
Yeksan: Yerle bir. Beraber
Yedullah: Allah'ın eli.
Yarımdır: Yarimdir, sevgilimdir
Yalguz: Yalnız, tek başına.
Yadet: Hatırla
Visal: Kavuşma -sevgiliye kavuşma-
Unutmuşam: Unuttum
Umman: Büyük deniz, engin deniz, okyanus
Ulanmak: Ulaşmak, kavuşmak, eklenmek.
Umar: Çare
Ukba: Ahret.
Ucalık: Yücelik, saygınlık
Turap: Toprak.
Tumaşa: Temaşa, seyretme.
Tuba: Cennette bulunan ve kökü göklerde, dalları aşağıda olan ağaç.
Taya: Dadı, süt anası
Tamaşa: Temaşa, seyretme, hoşlanarak
Tahir: Temiz.
--------------------------------------                               
Abdullah ÇALIŞIR 23–03–2010

Kommentare (0) >>
Kommentar schreiben

Sie müssen angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben. Bitte registrieren, wenn Sie noch kein Konto haben.


busy
 
< Önceki   Sonraki >