6.ceviz festivali dinleyin

Tanıtıyoruz

ÖZLÜ SÖZLER

"HAFTA SONU PAZAR ÖMRÜN SONU MEZAR ZENGİN OLSAN NE YAZAR MEZARINI EL KAZAR"

Aşık Ali Yaralandım

Yaralandım Gurbet elde

Eczaneler

ECZANELER İLETİŞİM



ÇAĞLAYAN ECZANE
------İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2515
FAX: 0344 351 2515
GSM:0536 377 0836
********






DEVA ECZANESİ
----- İLETİŞİM -----
TEL: 0344 351 2204
FAX: O344 351 2204
GSM: 0533 543 2362
********

sayaç.Belgesel

BATIL İNANÇLAR
      BATIL İNANÇLAR:
      İki bayram arası düğün yapmanın aileye uğursuzluk getireceğine inanılırdı. Gelin arabadan inmeden önce gelinin çocuğu kız olsun diye kız oğlan olsun diye Kucağına bebekler koyarlardı. Cuma günleri bağda bahçede başka işlerde çalışmak aileye uğursuzluk getireceğine inanılırdı. Salı günleri çamaşır yıkamanın aileye uğursuzluk getireceğine inanılırdı.
      Evlerin yakınında kargaların ötmesi veya köpek uluması aileye uğursuzluk getireceğine, Köyün çevresinde uluması köyden birilerinin öleceğine inanılırdı. Havalar kurak giderse, Ağaçtan yapılmış çomça gelin ismi verilen renkli bezler ile süsleyip bebek haline getirilir, yaşlı bir bayan eline alarak mahallelerde maniler söyler “Çomçalı gelin su ister, bir tas su getirin.” der gelen suyu çomçanın başından kuyarlar dı.
      Böylece yağmurun yağacağına inanılırdı. Karasinek çok olursa o sene kışın sert geçeceği ve çok kar yağacağına inanılırdı. Kızıl arı çok olursa kışın hoş geçeceğine inanılırdı. Ay tutulduğunda ay’ı büyük bir yılanın yuttuğu tenekeler çalarak evde dolu bulunan silahı aya doğrultarak sıkarlardı. Ayın yılandan kurtulacağına inanılırdı. Camilerde salalar okunurdu. Sıtma tutan insanlar sıtmalı pınar adı verilen pınara gider banyo yaptığında sıtmanın geçeceğine inanılırdı. Sarımsak ve soğan kabuğunun rast gele Yerlere atılması tepelenmesi ve Güvercin pisliğinin tepelenmesi aileye uğursuzluk getireceğine inanılırdı. Ocağın külü rast gele yerlere atılıp tepelendiğinde cin çarpmasından korkulurdu.
      İki gelin konvoyu birbiriyle karşılaştırılmaz. Karşılaştığında ailenin ikisine de uğursuzluk getireceğine inanılırdı. Yeni doğum yapmış kadının ve bebeğin Kırk’ı çıkmadan evden çıkarılmazdı. Kadının üzerinden atlanılmaz. Kediye atlatılmaz. Doğum yapan diğer kadının evine habersiz gidilmez ve gelinmezdi. Gelmesi için iki kadın arasında dikiş iğnesi değiştirilirdi. Kırk’ı çıkmayan kadının ve Bebeğin üzerinden cenaze götürülmez. Düğün konvoyu geçirilmezdi. Şayet cenaze evin üst yanından geçmek zorunda ise anne bebeğini kucağına alır evden çıkar. Cenaze geçene kadar yolun üst tarafında beklerdi. Yeni doğmuş bir haftalık bebeğin muhtelif yerlerine ateşte ısıtılmış iğne basılır. Yeni doğmuş bebeği ve anneyi (al basmasın) diye bebeğin yastığının altına Kur’an’ı Kerim konur. Yastığın altına iğne batırılmış soğan, bıçak ya da bir demir konulurdu.
        Bacalara karaçalı konulurdu. Kırk çıkarma doğumdan kırk gün sonra annenin ve bebeğin banyo yapması gerekirdi. Banyo yaparken annenin ve bebeğin başına kalburun üzerinden su koyulur. Sular dökülürken bu kadınların kırk’ı, bu kurtların, kuşların kırk’ı, bu da anne ile bebeğin kırk’ı denilerek annenin ve bebeğin kırk’ı çıkmış olurdu. Bu geleneklerin bazıları devam etse de birçoğu yok oldu gitti...
 
Kommentare (0) >>
Kommentar schreiben

Sie müssen angemeldet sein, um einen Kommentar abzugeben. Bitte registrieren, wenn Sie noch kein Konto haben.


busy
 
< Önceki   Sonraki >